Cüneyt Arıtürk

SİİRT'E ÖZEL GÜNLER, KUTLAMALAR SİİRT'İN MAHALLİ GÜNLERİ VE BAYRAMLARI

Cüneyt Arıtürk

DEM (YILBAŞI):OCAK AYININ İLK HAFTASI

EHED EL HILU (TATLI PAZAR):MART AYININ 2. PAZAR GÜNÜ

CIGOR (CEGİR-ALAY ETMEK):MART AYININ 2. PAZARTESİ GÜNÜ

ARB’AN ZOE (ZOR ÇARŞAMBA):NİSAN AYININ SON ÇARŞAMBASI

ŞİHER ŞEYH EBUL VEFA GÜNÜ:MAYIS AYININ İLK PAZARTESİ

HEMİS LİZYEDE (KÖR PERŞEMBE):MAYIS AYININ 2. PERŞEMBE GÜNÜ

AHEDİL VİP (KURT PAZARI):MAYIS AYININ 2. PAZAR GÜNÜ

ŞİHER ŞEYH HALİL EL FERT:MAYIS AYININ 2. PAZAR GÜNÜ

ŞİHERIL MEMELEK(NİŞANLI SEÇME):MAYIS AYININ 2. PERŞEMBE GÜNÜ

İFNEYNIL KELP(KÖPEKLİ P.TESİ):MAYIS AYININ 3. PAZARTESİ GÜNÜ

FELEFENIL HAYR (HAYIRLI SALI):MAYIS AYININ 2. SALI GÜNÜ MAYIS

ARBAN KARAÇEÇEN:MAYIS AYININ 3. ÇARŞAMBASI

HEMİSLİZYEDE:MAYIS AYININ 3. PERŞEMBESİ

CIMET-IL HETVE:MAYIS AYININ 3. CUMASI

SEPTIL DEMEMEL:MAYIS AYININ 3. CUMARTESİ GÜNÜ

ŞIHRIL BAYF:MAYIS AYININ 3. PAZAR’I

SİİRT’İN GELENEĞİNDE KANDİL GECELERİNE VERİLEN ÖNEM

Acı da olsa, bu gerçeği kabul etmek zorundayız. Toplum olarak geleneklerimizden giderek kopuyoruz. Maalesef, Siirt’imizin birçok güzel gelenekleri de artık yok oldu. Bu gelenekler arasında, Kandil geceleriyle ilgili kutlamalar da vardı. Kandil geceleri için evlerde Şehrimize özel tatlılar yapılır, ekmekle birlikte fakirlere ve komşulara dağıtılırdı. Siirtliler, kandil geceleri için genelde SELME veya ASİDE yaparak, ekmek üzerine koyar komşulara ve fakirlere gönderirlerdi. Bu arada, Şehrimizde bulunan yabancı bürokratların ailelerine de mutlaka gönderilir, Şehrin örf ve adetlerini tanımalarına vesile olunurdu.

40-50 yıl öncesinin Siirt’inde, lojmanlar yoktu. Yabancı memurlar, polisler, subaylar kısa deyimiyle bürokratlar, Siirtlilere ait evlerde  kirada otururlardı. Evler, öyle apartman usulü de değildi. Sıcak komşuluk ilişkileri vardı. Yabancı bürokratların hanımları, gönül rahatlığıyla komşularına gider, gelirlerdi. Şehrimiz, o zamanlar için “gelen ağlar, gider ağlar” şehriydi. Neden derseniz, Siirt’e tayinleri çıktığı zaman, bilmedikleri bir Şehre gelecek olmaktan dolayı üzülür, ağlarlardı. Amma, Siirt’e gelip, hemşerilerimizi tanıdıktan sonra da, gidecekleri zaman, bu sıcak gönüllü insanlardan ayrılacakları için ağlarlardı. Şehrimize gelen bürokrat aileler için

(OSMALLİYE=OSMANLILAR)

deyimi kullanılırdı.

Evet, kandil etkinliklerinde Osmanlıları da unutmaz, mutlak surette, kendilerine de ASİDE, SELME gönderilirdi. İkindi namazını müteakip mezarlıklar ziyaret edilir, kandil için yapılan tatlılar, mezarlıklarda da  ekmekle birlikte fakirlere dağıtılırdı. Daha sonra, Siirt tatlılarının yerini, susamlı ve cevizli helva dağıtımı aldı. Kandil geceleri için bir süre ekmek üzeri susamlı veya cevizli helva dağıtımı aldı. Şehrimizin geçmişinde KANDİL GECELERİ gerçekten çok önemliydi.

Kandil gecelerinin gündüzünü oruçla geçirmenin fazileti anlatılır, çocuklar, o günü oruçlu geçirmeğe teşvik edilirlerdi.

KANDİLLERİN İHYA EDİLECEĞİ GÜN, Şehrimizin özel tatlı türleri olan ASİDE VEYA SELME yapılır, ekmek üzerine konularak fakirlere, komşulara, akrabalara dağıtılırdı. Kandil gecelerinin taze peynir mevsimine denk geldiği zamanlar, genelde, PEYNİRLİ BİR TATLI OLAN SELME yapılırdı. Taze peynir mevsimi değilse, o zaman ASİDE denilen özel tatlı yapılarak dağıtılırdı.

Ayrıca, Şehrimizde o zamanlar meşhur olan HELVACILAR ÇARŞISINDAKİ HELVACI ESNAFI DA, KANDİL GÜNLERİNDE SUSAMLI VEYA CEVİZLİ HELVA YAPARLARDI. Evlerinde ASİDE VEYA SELME yapmaya üşenenler veya vakitleri olmayanlar, kandil geceleri için yapılan bu özel helvaları ekmeğin üzerine koyarak yine fakirlere, komşulara ve akrabalara gönderirlerdi.

Yine kandil gecesine girilecek günün ikindi ve akşam namazı saatleri arasında mezarlıklar mutlaka ziyaret edilir asidelerden, selmelerden, susamlı ve cevizli helvalardan mezarlıklara gelen fakirlere dağıtılırdı.

Kandil geceleriyle ilgili, Şehrimizin ve hemşerilerimizin eski gelenekleri artık yok olmuş gibi.

Şimdi, kandil gecelerinde cep telefonlarıyla mesajlaşmak modası giderek yayılıyor. İyi amma, mesajların, çocuklara verdiği ne bir zevk var, ne damak tadı. Keşke, 40-50 yıl öncesi Siirt’in kandil gecelerine dönüş mümkün olsaydı.

Şehrimizdeki helvacıların, kandiller için imâl ettikleri özel helvalar da artık yok. Çünkü, işin gerçeği, bir zamanlar Siirtlilerin mesleği olarak kabul edilen HELVACILIK işi de teknolojiye yenik düşerek yok oldu.

KANDİL GECELERİNE eski rağbet yok! Gerçi, camilerde mevlidi şerifler okunmakta amma, evlerde aileler içinde o samimi kutlamalar kalmadı. Şimdi, dağıtılan kandil tatlıların yerini, cep telefonlarıyla atılan mesajlar aldı. O da iyi!

CIGOR BAYRAMI

CIGOR, Şehrimizin artık terk edilmeye yüz tutmuş geleneklerinden biridir. Mart ayının ilk pazartesi günü başlayan CIGOR ŞENLİKLERİ hafta boyu devam ederdi. O zamanlar, Şehrimizde bulunan Ermenilerin PERHİZ GÜNLERİNE NAZİRE olarak düzenlenen şenlikler sırasında akşam saatlerinde dam başlarına çıkılarak adlarına (SUKE) denilen çam ağacından yapılmış meşaleler yakılarak “ALE KAHOR IL KEŞŞE, ILLEYLE MO YITEŞŞE=O KEŞİŞİN İNADINA Kİ BU GECE AKŞAM YEMEĞİ YEMEYECEK” başlar üzerinde çevrilirdi.

CIGOR, Siirt Arapçası bir kelime olup (CEGİR)den türetilmiştir. CEGİR’İN Türkçe karşılığı ise GICIK VERMEK, KIZDIRMAKTIR. Bizim CIGOR’U KUTLADIĞIMIZ zamanımızda, Siirt’te GAYRİ MÜSLİM KALMAMIŞTI. Ama, 1915’li yıllara kadar, Şehrimizde bir hayli Ermenilerin bulunduğunu ve TEHCİR olayı sırasında, ayrıldıklarını biliyoruz.

Pazartesi günü gecesi olan CIGOR’UN bir gün öncesine “AHED EL HULU=TATLI PAZAR” denilirdi. Bütün mahalli tatlılar, bugün hazırlanırdı.

CIGOR’un bir de adına (ZIMBILOK-COKAT) denilen özel bir yemeği vardır. COKAT’IN TÜRKÇESİ İSE BUMBAR’DIR. CIGOR gecesi olan pazartesi günü gecesinin değişmez yemeği BUMBAR ve yanında HOŞAF olurdu. O yıl içinde, aile bireylerinden birilerini kaybetmiş olanlar CIGOR şenlikleri yapmazlardı. Komşuları veya akrabaları tarafından kendilerine COKAT GÖNDERİLMESİ ise adettendi.

AHAD-E HILU=TATLI PAZAR

“AHAD EL HILU=TATLI PAZAR”günü yapılmış olan RAYOŞUMEKETİP, SARIBURMA, KURABİYE ve BAKLAVALAR hafta boyunca yenilirdi.

Nişanlı gençlerin erkek tarafı, CIGOR dolayısıyla “AHAD EL HULU=TATLI PAZAR” günü gelinlerine tepsilerle baklava, sarıburma, kurabiye ile sepetlerle meyveler gönderirlerdi. Evli kızları olan aileler de, damat tarafına aynı şekilde izzet ve ikramda bulunurlardı.

CIGOR’UN etkinliklerinden biri de, “RAS-UL HACAR=TAŞBAŞI” denilen mevkie gidilerek oradan MARCIS=NERGİS çiçeği toplanmasıydı. Bugün Botan Hidro Elektrik Santralinin bulunduğu mevkie yakın olan RAS-UL HACAR’DA nergis toplayan gençler, bunları desteler haline getirir, nişanlılarına gönderirlerdi.

İşin doğrusunu söylemek gerekirse, CIGOR, o zamanlar Siirt’te yaşayan HIRİSTİYANLARIN PERHİZLERİNE KARŞI BİR TEPKİ OLARAK yapılıyor idiyse, böyle bir kutlamanın, dinimizin kurallarıyla çeliştiğini belirtmekte yarar görüyoruz.

Siirt’in, mali açıdan bir yıkımı olarak değerlendirilen CIGOR haftasında ceviz içi, pekmez ve şeker tüketimi doruk noktasına ulaşırdı. İyi ki, bu adet zaman içinde kendiliğinden terk edildi.

Yazarın Diğer Yazıları