Cüneyt Arıtürk

SİİRT EVLİYALARI-7- ŞEYH ŞERAFEDDİN

Cüneyt Arıtürk

Şeyh Muhammed El Hazin’in hepsi de velâyet mertebesine erişmiş 12 oğlundan biridir. İlmi eserleri ve şiirleri vardır. 1. Cihan Savaşında Rusya’ya karşı savaşan milis kuvvetleri arasında Binbaşı rütbesiyle görev yapmış ve Hasankale’yi Rus’lardan geri alan kuvvetlerin başında bulunmuştur.

Şeyh Şerafeddin Efendi Hazretleri, birinci dünya harbi sırasında maiyetindeki üç bin kişilik milis mücahit kuvvetlerle Ruslara karşı verdiği cihadda büyük bir üstünlük göstermiştir. Bu sayede Rusların Bitlis’i geçmeleri engellenmiştir. Türbesi Bıtımlık mahallesindeki yüksek bir tepededir.

Yüce Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

ŞEYH ET TÜRKİ

Şehrimizin doğusunda, kendi adı ile anılan tepede metfundur. Zilhicce’nin 9. günü (Kurban Bayramının arife günü) Siirtli Hacı aileleri tarafından ziyaret edilerek, bu tepede eğlenceler düzenlenir ve Şehrimize özel bir tatlı türü olan ASİDE ile ekmek dağıtılırdı. Bir rivayete göre Şeyh Musa’nın talebesidir.

Geçmiş dönemlerde Şehrimizde yaşayanlar genelde Arapça (Siirtçe) konuşurlardı. Şeyh Et Türki’nin lâkabından anlaşılacağı üzere, aslen Siirtli olmayıp, Batı Anadolu yörelerinden Şehrimize gelip, yerleşmiştir. Bunun için de

(ŞEYH ET TÜRKİ=TÜRK ŞEYHİ)

lâkabıyla anılmıştır.

YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ ÜZERİNE OLSUN.

ŞEYH EBULVEFA

Doğum ve vefat tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte Miladi 1040-1119 tarihleri arasında yaşadığı tahmin edilen Ebü’l Vefa Hazretlerinin asıl adı Muhammed Bin Akil’dir. Abdülkadir Geylani Hazretleri zamanında yaşamış olduğu ve Şeyh Memduh Şembeği’den tarikat aldığı rivayet edilir. Ebü’l Vefa Veli olmadan önce yol kesermiş, Şeyh Şembeği

“Tövbe etsin”

diye haber göndermesinden sonra yağma ettiği malları ve hayvanları sahiplerine geri vermiş ve tövbe etmiştir. Ondan sonra Allah yolundan bir adım ayrılmaz.

Şehrin girişinde Vali Konağının karşısındaki bir arsada etrafı lahit benzeri bir taşla benzeri çevrili, üstü açık bir türbede metfundur. Sonradan türbenin bulunduğu arsada adına izafeten ŞEYH EBUL VEFA CAMİİ kurulmuştur.

Şehrimizin ananelerinden olan

ŞIHERLERİN

bazıları bu zatın türbesinin etrafında yapılırdı. Özellikle Perşembe günleri öğle saatlerinden akşam saatlerine kadar, türbenin etrafı kadınlarla, genç kızlarla ve çocuklarla dolup taşardı.

Bundan 50-60 yıl öncesine kadar  dallarıyla türbenin üzerini kaplayan 600-700 yıllık ulu bir ağaç olduğu belirtilir. Çam ağacı cinsinden yabani bir ağaçtı. Sonra, kolları öylesine gelişmiş ki, gövdesi, koca kollarını taşıyamayarak kırılmış.

Şeyh Ebul Vefa Türbesi, maalesef günümüzde ufak çapta bir park konumuna getirilmiş ve yanında

“ŞEYH EBUL VEFA CAMİİ”

kurulmuşsa da, Türbenin, adeta vatandaşların ziyaretine kapanmış olması dikkatleri çekmektedir.

Bir zamanlar, yüzlerce insanlarımızın ziyaret ettiği Şeyh Ebul Vefa Türbesi, halkın ziyaretlerinden tecrit edilmiş gibi.

YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ ÜZERİNE OLSUN.

ŞEYHALEF

Şeyh Halef daha önce adı

“ŞEYH HALEF”

olan, bilahare

“ÜLKÜ”

olarak değiştirilen mahallede yine kendi adıyla anılan camide türbesi bulunan Allah dostu zatlardandır. Aynı Türbede Şeyh Halef’in kardeşi Şeyh Osman ile, Şeyh Halef vakfiyesinin Vakıfı Hacı Mustafa Efendi ile Hacı Mustafa Efendinin Babası Şehit Hüseyin’in makberleri bulunmaktadır. Türbede Şehit oldukları belirtilen ancak adları bilinmeyen iki zatın daha mezarları vardır. Şeyh Halefin, Şeyh Abdulkadir’i Geylani’nin torunu olduğu belirtilmektedir.  Kutbul aktap Şeyh Abdulkadir-i Geylani Hazretleri 1077 yılında doğduğuna göre Doğum ve vefat tarihini bilmediğimiz Şeyh Halef Hazretleri de miladi 11. asırda yaşamış olması gerekir.

Şehrimizdeki en zengin vakfiyelerden biri de

ŞEYH HALEF VAKFİYESİDİR.

Şeyh Halef Vakfiyesinin Vakıfı ise Hacı Mustafa Efendir. Binlerce dönüm arazi ve iş yerlerinin sahibi bu vakfiyenin mütevellisi Molla Mahmut Efendi ve onun çocuklarıdır. Merhum Ziya ve oğlu Merhum Avukat Nedim Seçkin’den sonra, mütevellilik Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğüne devredilmiş, bilahare de Molla Kemal Seçkin’in oğlu Mesut seçkin mütevvelli görevini üstlenmiştir. Şeyh Halef Camii 1938 yılından vefat ettiği ana kadar mütevellilik görevini yapan Merhum Ziya Seçkin tarafından Anıtlar Yüksek Kurulunun onayı ile 1986’da yıktırılarak bugünkü duruma getirilmiştir.

Hemen her gün ziyaret edilmesine karşılık, Perşembe günü ikindiden sonra özellikle ziyaret edildiği ve dilek sahiplerinin Allah rızası için Şeyh Halef’e sevap niyetine adaklarda bulundukları bilinir.

YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ, HEPSİNİN DE ÜZERİNE OLSUN.

ŞEYH HASAN

Şeyh Hasan Hazretleri, Hazret_i Fakirullah (Güres) Caddesi üzerinde bulunan ve kendi adıyla anılan türbede metfundur. Şehrimizde, çok sayıda gayrimenkul vakfiyeleri bulunmaktadır. Adına yapılmış bir mescit vardır.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olan vakıf arazileri ve gayrimenkulleri, bugün için Siirt’in ön gözde mevkii içine düşmüş olduklarından bir hayli değerlenmişlerdir. Şeyh Hasan türbesi çevresindeki vakıf arazilerin iş hanlarına dönüştürüleceği belirtilirken, Bu arsalar üzerinde bir de

“ŞEYH HASAN CAMİİ”

tesis edilmesi isteniyor.

Evliyalık mertebesine ulaşmış bir Allah dostu olduğu belirtilen Şeyh Hasan Türbesinin önüne hasta atların getirilerek bağlandıkları ve özellikle hasta atların şifa kaynağı olduğuna inanılıyor.

Yüce Allah’ın rahmeti üzerine olsun.

ŞEYH EL MEBUNİ

14 Eylül İlköğretim Oklunun arkasında bulunan ve kendi adı ile anılan mezarlıkta basit bir türbede metfundur. Şeyh El Mebuni mezarlığı, artık mezar olmaktan çıkmış ve Batı Mahallesinin etrafı duvarlarla çevrili

YEŞİL ALANI

haline gelmiştir.

Doğum ve vefat tarihi hakkında kesin bilgi sahibi olmadığımız bu zatın türbesinin özellikle Perşembe günü akşamları ziyaret edildiği bilinmektedir.

Aynı mezarlıkta Rahmetli Babamın Dedesi Salih’in babası (ÇETO) ile adı HAYDAR olan ve ortaokul talebesi iken vefat eden babamın amcasının mezarları vardır.

Yüce Allah, hepsini de af ve mağfiret etsin…

ŞEYHİD ZEYNEP EL MUHADDİSE

Şeyhit Zeynep El Muhaddise, Siirt’in kadın evliyalarındandır. Birçok dini ilimleri tahsil etmiş olmakla birlikte İsminden de anlaşılacağı gibi, asıl branşı

HADİS İLİMLERİ

çerçevesindedir.

Birçok hâdis-i şerifleri

HAZRET-İ MUHAMMED’E

(O’na, al ve ashabına salat ve selâm olsun) ulaştıracak şekilde ravilerini zincirleme şekilde ezberlemişti.

Mezarı, ZEVYE mezarlığı karşısında Yetiştirme Yurdunun karşısındaki alandadır. Burası da bir zamanlar MEZARLIK olduğu halde, maalesef günümüzde mezarlık olmaktan çıkarılmış ve işgal edilmiştir.

Temenni ederiz ki, bu

EVLİYA KADININ

mezarının kaybolmasına müsaade edilmez.

YÜCE ALLAH’IN RAHMETİ ÜZERİNE OLSUN.

Yazarın Diğer Yazıları