Cüneyt Arıtürk

SİİRT EVLİYALARI -4- VEYSELKARANİ HAKKINDAKİ HADİS-İ ŞERİFLER

Cüneyt Arıtürk

Hazret-i MUHAMMED’in

en sadık âşıklarından biri olan

Hazret-i Veyselkârani

ile ilgili tespit edebildiğimiz ve sahih olduklarına güvenilen birkaç hâdis-i şerifi sunalım:

Hazret-i Ömer buyurmuşlar ki:

-Resulullah’tan duydum.

Tabiinlerin en hayırlısı ÜVEYS denilen bir adamdır.

O’nun, haklarına çok riayet ettiği, sevdiği, saydığı hasta bir annesi vardır. Kendisi de SEDEF denilen bir cilt hastalığına tutulmuşken, yaptığı dualar sonucu o hastalığından kurtulmuştur. O’nu görürseniz, size dua etmesini isteyiniz.

Useyr Bin Cabir buyurmuşlar ki:

-Küfe ehli, Hazret-i Ömer’i ziyarete gelmişlerdi. Onlara: “Aranızda, Üveys Bin Amr adlı bir kimse var mı?” diye sordu. İçlerinden biri, “O kişi benim.” Dedi. Bunun üzerine Ömer sorularına devam etti. “Murat Kabilesinin, Karen Aşiretinden misin? Yine: “Evet” cevabını aldı.

Hazret-i Ömer yine sordu:

-Sende sedef hastalığı vardı da, dua edip ondan kurtuldun mu?

“Evet” cevabını alınca, o hastalığın bir işareti olarak dinar büyüklüğünde bir lekenin kalmış olması lâzım, dedi.

Hazret-i Üveys, o işareti gösterdi. Bunun üzerine Hazret-i Ömer buyurdu ki:

-Hazret-i Resulullah’tan duydum ki, “Üveys bin Amr adlı kişi, Yemen ehliyle birlikte size gelecektir. O Murat Kabilesinin Karen Aşiretine mensuptur. O’nun bir alâmeti daha önce sedef hastalığına yakalanıp, yaptığı dua sayesinde ondan kurtulması ve bunun nişanesi olarak vücudunda kalan bir dinar büyüklüğündeki lekedir. Annesine çok müşfiktir. Allah’tan bir dilek dilerse Hazret-i ALLAH muhakkak duasını kabul eder. O’nu görürseniz, duasını isteyiniz” buyurdu.

Bunu söyledikten sonra, Hazret-i Ömer, Hazret-i Veyselkârani’nin duasını talep etti. O da, Hazret-i Ömer’e duada bulundu.

Peygamber Efendimizin, Veyselkarani hakkındaki birkaç hâdis-i şeriflerini  daha sunalım:

-Muhakkak ki bana, Yemen tarafından Rahmani bir koku gelmektedir.

-Üveys, benim HALİLİMDİR.

(Burada ‘HALİL’ kelimesi ‘DOST’ anlamındadır. Hazret-i İbrahim’in, YÜCE ALLAH’IN HALİLİ OLMLASI GİBİ!”

-Şimdiden, cennet ehlini görmek isteyen, Yemen’in karen köyüne gitsin. Erken saatte yola çıksın. İlk olarak geçecek sarıklı ve eski elbiseli deve çobanı Üveys’i görecektir. İşte O, cennet ehlidir.

-Veyselkarani, Tabiinlerin en hayırlısıdır.

-Benden sonra hırkamı Üveyse veriniz.

ÜVEYSİLİK NEDİR

Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashbına salat ve selâm olsun) vefatlarından sonra, İslâm dininde bir çok tarikatlar türemiştir. İnsanları, hakka ulaştırmayı amaçlayan bu tarikatların hepsinin de bir mürşidi vardır. Tarikatların en yaygın olanları Nakşibendi, Kadiri, Servendi, Çeşti, Halveti’dir. Bunların dışında daha bir çok tarikatlar da bulunmaktadır. Tarikatların ortak özellikleri, hepsinin de bağlı oldukları bir tarikat şeyhlerinin bulunmasıdır. Bu tarikatların silsileyi yürüten kolları vardır.

ÜVEYSİLİK ise hiçbir tarikata, şeyhe intisap etmeden ALLAH’I aramak, bulmak ve ulaşmak metodudur. Veyselkarani de hiç kimseye intisap etmeden, hatta, Resulullah’ı dahi görmeden akıl ve tefekkürle ALLAH’ın varlığını kabul etmiş, Yaratıcıya ibadet ederek, makam sahibi olmuştur. O’nun, Hazret-i Resulullah’tan haberdar olması İlahi bir ilhamın eseridir.

İşte, hiçbir tarikata intisap etmeden İslâmi çerçevede kalmak şartıyla, Allah’a ulaşmak isteyen ibadet, takva ve tasavvuf ehline bu sebeple “ÜVEYSİ” denilir. Üveysiler, hazret-i Veyselkârani’ye de tabi değillerdir. Doğrudan doğruya Allah’tan ve Resulullah’tan feyz almak için çalışır ve ibadet ederler. Hazret-i Veyselkârani’nin metodu olması sebebiyle bu gibilere

“ÜVEYSİ”

denile gelmiştir.

VEYSELKARANİ KÜLLİYESİ

Siirt İl Merkezinden 40, Baykan ilçe merkezinden 8 km. uzakta bulunan

ZİYARET BELDESİNDEKİ

VEYSELKARANİ KÜLLİYESİ,

Cumhuriyet öncesi dönemlerde

NAKİPLERİN

tasarrufundaydı. Cumhuriyet döneminde bütün Vakfiyeler gibi, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlandı. Külliyenin kuruluşu ise, Selçukiler dönemine kadar gitmektedir.

Külliye, Cumhuriyet tarihinde ilk olarak 1967 yılında onarılmış, daha sonra 1974, 1982, 1983, 1993, 1994 yıllarında onarım görmüştür.

2000’li yıllardan sonra, Külliyenin etrafında bazı önemli tesisler kurulmuşsa da, bunlar yeterli olmamıştır. 2009 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü kanalıyla yeni tesisler kurulmuştur. Ziyaret Beldesinin tüm arazisi, Hz. Veyselkarani Vakfiyesi olup, zaman içinde işgal edilerek, gecekondulardan müteşekkil bir belde oluşmasının yolu açılmıştır.

Külliye’nin, işlek bir yol güzergâhı üzerinde bulunması, ziyaretçi sayısının artmasına yol açmaktadır. Siirt, Bitlis, Muş, Van karayolu hattı üzerinde bulunan külliyenin günde en az bin kişi tarafından ziyaret edildiği tahmin edilmektedir. Ziyaret Beldesinde 2010 yılında Veyselkarani Külliyesiyle bağlantılı olarak b.azı tesisler kurulmuşsa da bunların da yetersiz oldukları görülmektedir.

Türbenin bulunduğu alan çevresinde bulunan seyyar satıcı tezgahları  çevre kirliliğine yol açmakta, Türbe ve çevresinin yeterli şekilde temiz tutulduğunu iddia etmek zor

ŞEYH OSMAN TÜRBESİ

Ziyaret Beldesinin çıkışında ve Veyselkarani Hazretlerinin Türbesine takribi 3 km. uzakta bulunan bir tepede

ŞEYH OSMAN TÜRBESİ

vardır. Hazret-i Veyselkârani’yi ziyaret edenler, bu türbeyi de muhakkak ziyaret ederler. Zira bu türbede metfun olan Zatın, Hz. Veyselkârani’yi ziyarete gelirken menzili maksuduna ulaşmadan bu tepede vefat ettiği ve defnedildiği rivayet edilir. Bu sebeple, Hazret-i Veyselkarani’yi ziyaret edenler, Şeyh Osman Türbesine de özel bir ilgi ve alâka göstermektedirler.

Önce Şeyh Osman Türbesini sonra Hazret-i Veyselkârani’yi ziyaret etmekle kendilerinin de

VEYSELKÂRANİ

ÂŞIKLARI

olarak kabul edileceklerine inanırlar.

İnanç Turizmi açısından önemli bir yere sahip olan Şeyh Osman Türbesine, her yöreden insanlar akın etmektedirler. Şeyh Osman türbesi ve çevresi birçok kez restore edildiyse de toprak kayması nedeni ile çevre duvarları tekrar yıkılıp, etrafında hayvanların başı boş gezdiği bir alan haline gelmişti.

Türbe 2011 yılı başlarında Siirt Valisi Musa ÇOLAK’ın soruna el atarak Vakıflar Bölge Müdürlüğünce Türbeyi yeniden restore ettirmesiyle önemine layık bir görünüme kavuşturulmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları