Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Aralık 2017 tarihinde alınan kararla 20 Mayıs
“DÜNYA ARI GÜNÜ”
olarak ilan edilmiştir. 'Dünya Arı Günü' münasebetiyle, Siirt Üniversitesi Arıcılık Araştırma ve Uygulama Merkezi (ARIMER) ve Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) işbirliği ile 20 Mayıs günü Siirt'te ilk defa
'Siirt Arıcılık ve Arı Sağlığı Çalıştayı'
düzenlendi.
Birleşmiş Milletler teşkilatının ancak 2017 yılında önemini anımsadığı ARI konusuna bundan 15 asır önce,
KUR’AN-I KERİM’DE
dikkatler çekilmiştir.
Kur’an-ı Kerim’in (NAHL) suresinde mealen şöyle buyurulmaktadır:
“Rabbin bal arısına (şifalı bir tatlı yapmak üzere): ‘Dağlardaki (kaya oyuklarından), ağaçlardaki (kovuklardan) ve onların (insanların) kurdukları kovanlardan kendine evler (petekler) edin’ diye vahyetti.”
Vahiy, Allah’ın, irade ettiği bilgileri insanlar arasından seçtiği peygamberlerine kelâm, söz ve mana olarak bildirmesidir. Bu durumda,
ARI’NIN VAHYE MUHATAP OLMASININ ÖNEMİ DAHA İYİ ANLAŞILIR,
Ve vahyin devamında mealen
“Karınlarından, insanlara şifa olan türlü türlü renkte içecek çıkar. Düşünen topluma bunda bir ders vardır”
buyurulmaktadır.
Evet, ARI gerçekten mübarek bir hayvandır. Ne var ki biz insanlar,
ARILARA BİLE HİLEYİ ÖĞRETTİK.
Çiçeklerden balözü toplayacağına, önüne şekerli su koyduk. Balın şifalı olmak özelliğini, kalitesini sıfıra düşürdük.
Biz insanlar, gerçekten çok nankör ve hileci varlıklarız. Yazık olsun, işleri hile hurda olan, ARI’LARA BİLE HİLEYİ ÖĞRETENLERE…