Siirt’imizin geleneklerinden olan ve Siirtçe lisanımızda
“ŞIHR-IL BAYF = YUMURTA BAYRAMI”
olarak tesmiye ettiğimiz gelenek, bu yıl 14 Mayıs Cumartesi günü Mehmetçik İlkokulunda kutlanacak. İstedik ki, unutulmaya yüz tutan bu geleneğimizin ne olduğunu anımsatalım. Bu gelenek, aslında bir zamanlar Siirt’te yaşayan Ermenilerden intikal etmiştir.
Kadim bir medeniyet Şehri olan Siirt’imizin gelenek ve görenekleri artık derneklerimiz ve vakıflarımızın elleriyle yaşatılmaktadır. Hem de başka illerde kurulmuş bulunan Siirt dernekleri ve vakıfları tarafından. Nitekim, Yalova Siirtliler derneği birkaç yıl üst üste YUMURTA BAYRAMI ŞENLİKLERİ DÜZENLEDİ.
İşin gerçeği, geçmişi çok zengin bir kültürle mücehhez olan Siirt, bugün giderek göç veren bir Şehir konumundadır. Şehirde yaşayan Siirt’in kadim yerlilerinin nüfus oranları belki de yüzde 30’ların altına düşmüştür. Göç dalgası böyle devam ederken, bunun sonucu olarak gelenek ve göreneklerimiz de haliyle terk edilmektedir. Ancak, memnuniyetle görüyoruz ki, Şehrimizden göç eden ve bazı illerde yoğun bir nüfusa ulaşan hemşerilerimiz kurdukları dernekler ve vakıflar aracılığıyla Siirt’in örf ve geleneklerine de sahip çıkmaktadırlar.
Şehrimizin örf ve adetleri çoktur. CIGOR, MELEDE, ŞIHR-IL BAYF, ŞIHR-IL MEMELEK, DEM VE DEHLİÇ, ŞEYH-ET TÜRKİ, ŞEYH ET TAYYAR, ŞEYH EBUL VEFA, ŞEYH MUSA ŞIHERLERİ gibi…
ŞIHR-IL BAYF’TA yumurtalar tokuşturulur, halaylar çekilir, selem neşğe, şak-ul zemce, ıhmar-ıt tavil ve benzeri Siirt’e has oyunlar oynanır, AT YARIŞLARININ BİLE DÜZENLENDİĞİ olurdu.
Hava şartlarının en müsait olduğu zaman dilimi olması açısından, ŞIHERLER, MAYIS AYI İÇİNE SERPTİRİLMİŞLERDİ. ŞIHRILBAYF dışındaki ŞIHERLER, Genelde TÜRBELER adına icra edilirdi. ŞEYH-ET TÜRKİ, ŞEYH ET TAYYAR, ŞEYH EBUL VEFA, ŞEYH MUSA ŞIHERLERİ, şıherlerin en meşhurlarıydı.
Geçmiş yıllarda ŞIHRILBAYF veya YUMURTA BAYRAMI, Şehrimizde Mayıs ayının ilk haftasında kutlanırdı. Büyüklerimizin anlattıklarına göre ŞIHRILBAYF GÜNLERİ bir nevi panayırı andırırdı. SİİRT ARAPÇASINDA (ŞIHER) KELİMESİ (TEŞHİR ETMEK) anlamına gelir ki, ŞIHERLER, Siirtli genç kızların ve erkeklerin birbirlerini görmeleri sonucunu da doğururdu. O zamanlar, çoğu gençler, ŞIHER YERLERİNE GİDEREK, UZAKTAN DA OLSA EVLİLİK ÇAĞINDAKİ GENÇ KIZLARI GÖRÜR VE İSTETİRLERDİ.
ŞIHRILBAYF günlerinde, bütün evlerde yumurtalar kaynatılır, çeşitli renklere boyanır ve tokuşturmak için genelde Şeyh El Türki Türbesine gidilirdi. Nişanlı erkeklerin aileleri tarafından, kız tarafına sepet-sepet haşlanmış ve boyanmış yumurtalar gönderilirdi. Her aile, kendi durumuna göre değişik sayıda yumurta gönderirdi. Gönderilen yumurta sayısı 100’den aşağı ve 500’den yukarı olmazdı. Evlenmiş kızları bulunan aileler de, aynı şekilde damatların evlerine yine haşlanmış ve boyanmış bir sepet yumurta gönderirlerdi.
Nişanlılara veya gelinlere giden sepet-sepet yumurtalar, genelde komşulara, dost ve akrabalara dağıtılırdı. ŞIHR-IL BAYF GÜNLERİNDE, çeşitli eğlenceler, yarışlar düzenlenirdi. ŞIHR-IL BAYF’TA AT YARIŞLARININ BİLE DÜZENLENDİĞİ olurdu.
ANEKDOTLAR
Bir ŞIHR-EL BAYF (ŞEHRİMİZİN ESKİ GELENEKLERİNDEN YUMURTA BAYRAMI) günü, yumurta satılan bir dükkâna 14-15 yaşlarında birkaç çocuk girmişler. Çocukların bazıları dükkânın sahibini konuştururlarken, biri de, aklın sıra dükkân sahibinden habersiz bir şekilde gömleğinin içine gizli-gizli yumurta dolduruyormuş. Dükkân sahibi görmezden geldikçe, beriki, gömleğinin içine yumurtaları doldurmağa devam etmiş.
Duruma dayanamayan dükkân sahibi, bir punduna getirerek, gömleğinin içini yumurta dolduran gence:
-Ne kadar da güzel gömleğin varmış! diyerek, yumurtaların bulundukları bölgeye birkaç şaplak indirmiş. Çiğ yumurtalar kırılınca, gömlek, yumurta sarısının rengini almış.
Dükkân sahibi, yumurta hırsızına:
-İnsanlar, altlarından amel olurlar ama öyle anlaşılıyor ki, sen göğsünden amel olmuşsun, yeğenim! demiş.
Yumurta çalmak için geldiklerinin anlaşıldığını anlayan YUMURTA HIRSIZI ÇOCUKLAR, bu durum üzerine selâmeti kaçmakta bulmuşlar.
***
Merak edip, geçmiş yıllarda ŞIHR-IL BAYF etkinliklerine katılan hemşerilerimize SELEM-U NEŞĞE’NİN nasıl oynandığını sorduk ve öğrendik. Bilinmesi açısından aldığımız bilgiyi aktarıyoruz.
İki kişi bahse tutuşurlar. Önlerine içinde belli sayıda yumurta olan bir sepeti alırlar ve tokuşturmaya başlarlar. Karşılıklı olarak kırdıkları yumurtaları kendi önlerinde toplarlar. Son iki yumurta kaldığında, rakibinin yumurtasını kıran galip sayılır. Mağlup olan bütün yumurtaların bedelini öderken, rakipler kırdıkları yumurtaların sahibi olurlardı.