Hazret-i Fakirullah (GÜRES) Caddesinde iş makinaları harıl harıl çalışıyorlar. Eski Devlet Hastanesi arsası üzerinde Millet Bahçesi çalışmaları da devam ediyor. Alanlara kepçe girince artık bu konularda tereddüt kalmadı. Bunlar yapılırken Şehrin girişinin güzelleştirilmesinden söz açmak istiyoruz. Şehrin girişinde yan yana duran İş Bankası ve Özel İdare binaları gerçekten birer ucube gibi, onların arkasındaki eski kasaplar hali de gelişigüzel ve tarihi Çarşı Camiinin silüeteni bozacak şekilde yükseltilmiş bulunuyor. Oysa, bu kesimin de başlangıçta tek katlı olarak kalması konusunda Belediye meclisi kararı alındığı, bilahare yapılan imar değişiklikleriyle ucubeye dönüştürüldüğü belirtilmekte.
Kurtalan istikametinden, Şehre gelişinizde Cumhuriyet Caddesinden arabanızla ilerlerken Şehrin girişini bozan iki ucube bina, arkasında da ucubelikte diğerlerine eşlik etmek için kurgulanmış gibi duran eski Kasaplar Çarşısının üst katları!
Şehrin girişinin güzelleşmesi ve önünün açılması isteniyorsa, iş bankasına ait bina ile yanında bulunan ve Özbel olarak bilinen iş hanının ve eski kasaplar çarşısı üzerinde yükselen yapıtların da bir an önce yıktırılmaları şarttır. Siirt’in girişi önünde duvar gibi duran bu binalar yıktırılmadığı sürece, Şehrin yeni kesimi ile eski kesimi arasındaki bağlantının yeniden kurulması oldukça zor gibi. Hem, tarihi eserlerin etraflarına böylesi binaların yapılmalarının gerçekte yasak olduğunu anımsatalım. Asıl adı Şeyh Hasan El Asakir olan ve (Çarşı Camii) olarak bilinen bu tarihi mabedin silüetini bozan inşaatlara ruhsat verenlerin manevi bir sorumluluk altında olduklarını da belirtelim.
Dileriz ki, Şehrin girişine birer ucube gibi kondurulan İş Bankası binasıyla Özbel İşhanını yıktırmak konusunda karar alınsın ve bir an önce tatbik edilsin. Şehrin eski kesiminde başlatılacağı söylenen kentsel dönüşüm start alsın…
ANEKDOT
İlimizde 1934-1936 yılları arasında Vali ve Belediye Başkanı olarak görev yapan
SAKIP BEYGO,
eski Siirt’in çehresini değiştiren kişi olarak tanınmıştır. Şehrin bugün eski kesimi olarak bilinen yörede mevcut birkaç caddeyi açan da kendisi olmuştur. Merhum Sakıp Beygo’nun hizmetleri bu gün bile minnetle ve şükranla yadedilmektedir.
Merhum Vali’nin hizmet verdiği yıllarda araç, gereç namına hemen hiçbir şeyin bulunmadığı yol yapımlarında kazma, kürek dışında kullanılacak bir araç olmadığı, nakliye vasıtası olarak da merkeplerin kullanıldığı düşünülürse, verilen hizmetlerin büyüklüğü daha iyi anlaşılacaktır. O günün şartları içinde, Cumhuriyet Caddesi ile Şehrin eski kesimindeki diğer caddelerin açılmasının gerçekten bir mucize olduğunu kabul etmek lâzım.
O yılları yaşayanların anlattıklarına göre, üzerlerinde cas binalar, dar sokaklar, sabatlar golğanlar ile dolu bu kesimlerde kazma, kürekle ve sadece insan gücüne dayalı olarak yol hele, hele cadde açabilmek tam anlamıyla bir mucizeydi. İşte, Rahmetli Sakıp Beygo, bir mucizeyi böyle gerçekleştirmişti.
Yine o yılları yaşayanların ifâdelerine göre, Rahmetli Sakıp Beygo yıktırmağa karar verdiği çıkmaz sokaklara arabasını sürer ve:
Vali’nin arabası hiç durur mu!
diyerek ve talimatlı olarak beraberinde getirdiği yıkım ekibine, yol üzerindeki yapıları yıkmaya başlamaları emrini verirmiş.
Rahmetli Sakıp Beygo’nun yol programında Şeyh Musa Türbesinden, Doğan Mahallesine (eski adıyla Ğolaniye), oradan da Batı mahallesinin (eski adıyla IMHELLİT IS SOK) bugün mevcut olan 913. nolu sokağından, Kuyumcular Çarşısına (Sok ıs siyyeğ) ve oradan da bugünün yetiştirme yurdu yanındaki meydana (IC CEMBE) uzatılması tasarlanmış bir cadde varmış. Bu Cadde, bugün SİİRT GAZETESİNİN İDARE YERİNİN OLDUĞU BİNADAN, yani evimizden büyük bölümünü de alacak şekilde programa alınmıştı.
Aile büyüklerimizin anlattıklarına göre, o zaman, Siirt evlerinin tipik bir örneği olan evimizden cadde geçecek korkusuyla Rahmetli Dedem’in
(HACI SALİH ÇETO)
büyük bir telâşa kapıldığı ve ikide bir, bin bir emekle vücuda getirdiği eve bakıp, bakıp:
-Vallahi, bu Vali’nin şakası yok, evimizi başımıza yıkacak! diyerek ne kadar telâşlandığı ve üzüldüğü anlatılır.
Keşke, Merhum Vali Sakıp Beygo’nun zamanı el verseydi de, bugün eski Siirt olarak tabir
ettiğimiz
kesimde açmayı plânladığı, Şehri enine kesecek caddeleri açsaydı, buarada varsın, bizim evimiz de yıkılmış olsaydı.
Rahmetli Sakıp Beygo’dan 80 küsur yıl geçti. Şehrin eski kesiminde yol açmak için bir kazma bile vuran olmadı.