Cüneyt Arıtürk

ŞEB-İ ARUS

Cüneyt Arıtürk

Şeb-i Arus, Hazret-i Mevlana Celaliddin’i Rumu Hazretlerinin ebediyete intikal ettiği gece anlamında kullanılsa da asıl anlamı

GERDEK GECESİ

olarak bilinir.

(ARUS)

bizim Siirtçe Arapçamızda da

(GELİN)

demektir.

(ŞEB)

ise

(GECE)

dir.

Hazret-i Mevlana,

Yüce ALLAH’A

kavuşacağı geceyi özlemle beklerken, bunun ölümle olacağının bilincindeydi. Bunun için de

(VUSLAT GECESİ)

anlamında bu deyimi kullanmıştır.

Bizim Arapça (Siirtçe) dilimizde

(ARUS)

kelimesi

(GELİN)

anlamına gelir ki, özellikle, geçmiş yıllarda Şehrimizde yapılan düğünlerde söylenen türkülerde, şarkılarda

(ARUS)

kelimesi hep

(GELİN)

anlamında kullanılmıştır. Örnek olması açısından düğünlerde söylenen Siirtçe bir dörtlüğü sunalım:

CİNE-CİNE CİNE

CIBNEL ARUS CİNE

NINE BOŞ IKFİRE

MİT TAKSİ MOY KEFFİNE

Bir de, bu Siirtçe dörtlüğün Türkçe karşılığını sunalım:

GELDİK-GELDİK GELDİK

GELİNİ GETİRDİK DE GELDİK

O KADAR ÇOĞUZ Kİ

YÜZ TAKSİ YETMEZ ARTIK

Mevleviliğin felsefesi üç kelimede saklıdır.

“Hamdım, Piştim, Yandım”

kelimeleri Mevlevilerin kuralıdır.

Hazret-i Mevlânâ Celaleddin-i Rumi’nin öldüğü geceyi anmak için Konya’da düzenlenen törenlerin son gecesine

ŞEB-İ ARUS GECESİ

denilir.  Bilindiği gibi yıllardan beri Konya’da

ŞEB-İ ARUS

etkinlikleri düzenlenmektedir. Mevlânâ Celaleddin-i Rumi Hazretleri’nin ebediyete intikali Miladi takvime göre  tarihi 17 Aralık 1273’tür. 7 Aralık günü başlayacak etkinlikler veya gerçek bir tanımlamayla

“Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri”

17 Aralık gecesi yapılacak törenlerle sona erecektir. Hafta boyunca düzelenen etkinliklere halk arasında

ŞEB-İ ARUS

olarak tanımlanır.

Hazret-i Mevlana ölüm gününü “Hakk’a vuslat” yani “Yaradana Kavuşma” (Düğün Günü-Gecesi) saymıştır, “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der. Ölüm Mevlana için kişinin aslına dönüşü, kaynağının ilahi bir cevher olması nedeniyle “Allah’a dönüş” olarak yorumlar. Bir başka ifadeyle ölüm “cismin ortadan kalkması değil, Allah’a doğru uçmasıdır”.

Ölüm, Müslümanlık öncesi Türklerde de aynı şekilde ifade edilirdi. Bu yıl 7 Aralık’ta başlayacak

ŞEB-İ ARUS

haftası Hazret-i Mevlana’nın ebediyete intikâl gecesi olan 17 Aralık’ta son bulacaktır.

Ölüm, Müslümanlık öncesi Türklerde de aynı şekilde ifade edilmekteydi. Sadece Hazret-i Mevlana’nın değil, bütün Müslüman mutasavvıfların görüşleri budur. Nitekim bir büyük mutasavvıfın şöyle bir deyişi vardır:

SEVEN, SEVİLENDEN İSTEDİ LİKASINI,

SEVİLEN, SEVENE ETTİ İLKASINI

SEVEN, SEVİLENLE BİR OLUR

GİYİNDİ Mİ AŞKIN HIRKASINI

Evet, 07 Aralık 2021 günü Konya’da  başlayacak olan  Hz. Mevlâna'nın 748. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma etkinlikleri  17 Aralık 2018’te düzenlenecek

(şeb-i arus = vuslat

gecesi) ile sona erecektir. Maalesef, Hazret-i Mevlâna’yı layıkıyla bildiğimizi söyleyemeyiz. Acaba, bu kadar sahiplendiğimiz Hazret-i Mevlana’nın

(MESNEVİ)

sini okumuş kaç kişi vardır. Yine de Hazret-i Mevlana’nın

(GEL-GEL,

YİNE GEL)

sözleriyle başlayan deyişini bilmeyenimiz duymayanımız yoktur.

"BAZA BAZA HER ANÇİ HESTİ BAZA

GER KAFİR-U GEBR-U PUT-PERESTİ BAZA

İN DERGEH-İ MA, DERGEH-İ NÖVMİDİ NİST

SAD BAR EGER TÖVBE ŞİKESTİ BAZA"

Bu meşhur deyişin Türkçe anlamını sunarak yazımızı noktalayacağız:

GEL-GEL YİNE GEL

KAFİRSEN, ATEŞPERESTSEN, PUTPERESTSEN YİNE GEL

BİZİM KAPIMIZ ÜMİTSİZLİK KAPISI DEĞİLDİR

TEVBENİ YÜZ DEFA BOZMUŞ OLSAN YİNE GEL

Ebediyete intikalinin 748. yıldönümünde sonsuz hoşgörüsüyle insanlığa ışık tutan

Hazret-i Mevlana’yı

rahmetle, minnetle ve saygıyla anarken yazımızı

MESNEVİ’SİNDEN VUSLATI

terennüm eden bir bölümüyle noktalayalım:

HÂL, GÜZEL BİR GELİNİN CİLVESİDİR, MAKAMSA

GELİNLE HALVET OLUP, ERİŞMEKTİR VUSLATA

GELİNİN CİLVESİNİ, BAŞKALARI GÖRSE DE

VUSLATI, PADİŞAHA MAHSUSTUR BİL YİNE DE

GELİN CİLVELENSE DE, HAVAS İLE AVAMA

ONUNLA HALVET EDEN PADİŞAH OLUR AMMA

SOFİLER İÇİNDE HÂL EHLİ ÇOKTUR VELÂKİN

MAKAM SAHİBİ OLAN, NADİR BULUNUR BİLİN

ELÇİYE HABER VERDİ, CANIN MENZİLLERİNİ

ANLATIP ÖMER O’NA, RUHUN SEFERLERİNİ

ZAMAN DIŞI ZAMANDAN, ZAMANDAN DIŞTA OLAN

AZAMETLE MÜCEHHEZ KUTSİYET MAKAMINDAN

VE RUH SİMURGUNUN BU ÂLEME GELİŞİNDEN

ÖNCEKİ UÇUŞLARI ANLATILDI YENİDEN

RUHUN O ÂLEMDEKİ UÇUŞU UFUKLARI

AŞIYOR, ÇEKİYORDU BUNDAN İŞTİYAKLARI

İŞTİYAK ÇEKENLERİN ÜMİT VE HIRSLARINDAN

İLERİ GİDİYORDU AŞARAK UFUKLARDAN

O YABANCI ÇEHRELİ ZATI DOST BİLEN ÖMER

CANININ, HAK SIRRINI DİLEDİĞİNİ ANLAR

ŞEYH, KÂMİLDİ; MÜRİDİN, TAM BİR İSTEĞİ VARDI

YOLCU GAYET ÇEVİKTİ VE AT DA KAPIDAYDI

İRŞAT EDİLMEK İÇİN KABİLİYETLİ GÖRDÜ

O MÜRŞİT, TEMİZ YERE, EKTİ TEMİZ TOHUMU

Yazarın Diğer Yazıları