Cüneyt Arıtürk

Rüşvet Almak/Vermek!!!

Cüneyt Arıtürk

Medeni yasalarda suç olan

RÜŞVET

ALMAK, VERMEK

bütün dinler tarafından da yasaklanmıştır.

İnsanlık için indirilmiş son din olan İslamiyet’te gerek ayet-i kerimeler ve gerekse hâdis-i şeriflerle rüşvet alıp vermek büyük günahlardan sayılmıştır.

Ayet-i Kerimelerin meali alilerinde:

*Hâkimlere, idarecilere veya işiniz olan başkalarından bir menfaat bir fayda sağlamak için RÜŞVET vermeyin.

*Bile bile İnsanların Mallarından bir kısmını rüşvet, dolandırma, adam kayırma, nüfuz gözetme, makam ve mevkii kendi menfaatinize kullanma gibi haksız ve adaletsiz bir biçimde yemeyin.

*Her kentin ileri gelenlerinden, hileler, hilekârlık yapanlar da vardır,

Lakin onlar hilelerini ve hilekârlıklarını ancak kendilerine yapmış olurlar, kendi hilekârlıklarının, suçlarının açığa çıkacağı günün farkında bile değiller,” buyrulur.

Hadis-i şeriflerde de:

*Kim bir vazifeye tayin edilir, maaş bağlanır da, maaşının haricinde, onun aldığı her şey devlet hazinesinden çalmasıdır,  rüşvet almasıdır,

*Bir Kimse, birinin işinin görülmesinde aracı olur, bu aracılığı için, bu yardımı için, kendisine bir hediye gönderilir, o da o hediyeyi kabul ederse, rüşvet almış olur, faiz almış olur.

*Mevki, yetki sahibi zalim bir amir, halkın gözü önünde yağmacılık, yolsuzluk, vurgunculuk, haksızlık yapsa da, mümin Müslüman, yağmacılık, yolsuzluk, vurgunculuk, haksızlık ve çapulculuk yapamaz.

*İdarecinin, hâkimin, hediye alması, rüşvet alması demektir ve dahi Allah Zül Celal indinde küfürdür.

*Zina eden kimse, mümin, Müslüman biri olduğu halde, zina edemez. Hırsızlık yapan kimse, mümin, Müslüman biri olduğu halde, hırsızlık yapamaz. Bir malı zimmetine geçiren kimse, mümin Müslüman biri olduğu halde, zimmetine geçiremez. Halkın gözleri önünde rüşvet alan, mümin olarak rüşvet alamaz.

Bir kimse, mümin Müslüman olduğu halde, kamu malına, toplum malına, ihanet yapamaz, haksızlık yapamaz.

*Öyle bir zaman gelecek ki, başınıza (İyi bir kişiliği, iyi bir kariyeri, iyi bir karakteri olmayan sefih idareciler gelecek; onlar kötü insanları iş başına getirip iyi insanları geride tutacaklar. Kim bu zamanı idrak ederse, sakın yönetici, yahut polis, yahut vergi memuru veyahut maliyeci olmasın.

*Ey İnsanlar, birbirinize olan ikramlarınızı, hediyelerinizi, karşılıksız olarak verdiğiniz müddetçe alabilirsiniz, Bir fayda ya da Menfaat elde etme için ikram ve hediye olduğunda, Dininizin hükümlerinden vazgeçirilmek için olduğunda, ikram veya hediye verilmesi veya alınması zorunlu kılındığında, o ikramı veya hediyeyi almayınız vermeyiniz, almak ya da vermek yasaktır, haramdır.

*Allah Zül Celal, bir iş için, rüşvet alana, rüşvet verene, rüşvet vermek ya da almak için aracılık yapana lanet etti,

*Rüşvet alan da, veren de, aracılık yapan da cehennemdedir.

*Bir kişi tayin edildiği ve ücretini devletten aldığı işinden başkaca aldığı mal, para ya da hizmet rüşvettir, Rüşvet ise kesinlikle haramdır. alana da, verene de cezayı müeyyideyi gerektiren bir suçtur.

Mealinde olanlar vardır.

Türkiye Cumhuriyetinin banisi (kurucusu) Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu konularda önemli söylemleri bulunmaktadır:

*Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden para kazanma ve harcama yolunu tutmuş Milletler, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklallerini kaybetmeye MAHKUMDUR.

Ancak, rüşvete davetiye çıkararak (Benim memurum işini bilir) diyen Cumhurbaşkanlarımız da olmuştur.

Zihniyete bakın ki, bizim bazı saf vatandaşlarımız rüşvetlere, hırsızlıklara, vurgunlara, talanlara mazeret uyduruyorlar. Nasıl mı:

“İŞ YAPSIN DA ÇALARSA, ÇALSIN!”

diyerek! İş yapmak, zaten görevleridir. İş yapsınlar diye maaş alıyorlar, resmi araba saltanatı, lojman sefası sürüyorlar. Çalmak veya rüşvet alıp vermek de neyin nesi!!!

Yazarın Diğer Yazıları