Cüneyt Arıtürk

RANT UĞRUNA, YAKILAN ORMANLAR!

Cüneyt Arıtürk

Ülkemizde, son yıllarda artış gösteren orman yangınlarının sebeplerinden birnin, yakılan ormanlık alanlara turistik tesislerin kurulması olduğu yolunda iddialar var. Yanan Ormanlık alanlar üzerinde turistik tesisler kurularak, rant sağlamayı amaçlayanların olabileceği unutulmamalıdır. Orman yanıyor, bir bıkıyorsunuz, yanan ormanlık alanda turistik tesisler yükselmiş. Oysa, bu gibi durumların önlenmesi için yasalar çıkarılması şart. Orman yeriyken yanan alanların hiçbir şekilde imara açılamayacağı ve tekarar ağaçlandırılacağı yasal zorunluluk haline getirilmelidir.

Söz kasıtlı veya kasıtsız yanan ormanlardan açılmışken, geçmişte ağaç dikimine verilen önemi vurgulayan anekdotlarla yorumumuzu güçlendirelim istedik. İşte, ağaç dikiminin önemine vurgu yapan bir anekdot::

Halife Harun Reşid bir gün veziriyle birlikte Bağdat’ın dışına çıkarak şöyle bir gezinti yapmak, halkın nelerle uğraştığını görmek ister. Bakar ki, yaşlı bir adam, bağında hurma fidanı dikmektedir. Kendisini tanıtmadan:

-Baba, ne yapıyorsun, bu yaştan sonra fidan mı dikiyorsun?

diye sorar!

Adamcağız:

-Evet, oğul, görüyorsun ya hurma fidanı dikiyorum.

cevabını verir.

Harun Reşid, yine sorar:

-Peki, diktiğin bu hurmalar kaç senede meyve verecek dersin?

İhtiyar:

-

Hiç belli olmaz oğul; beş senede, on senede, hatta yirmi senede ancak meyve verenler de olur.

-Demek ki, diktiğin hurmaların meyvesini yemen, biraz şüpheli. Mademki sen hayatta iken meyve vermeyecek, o halde bu zahmetleri neden çekiyor; meyvesini yiyemeyeceğin fidanların meşakkatine neden katlanıyorsun?

İhtiyar bu soruya şu cevabı verir:

-Oğul, bizden evvelkiler dikip gitmişler, biz onların diktiği fidanların meyvesini yedik. Şimdi ise sıra bize geldi, biz de dikelim de bizden sonra gelenler yesinler.

İhtiyarın cevabından hoşlanan Harun Reşid:

-Baba, çok güzel konuştun!

diyerek kendisine bir kese altın verir. Bu atiyesinden Muhatabının zaman-zaman tebdili kıyafet gezdiğini duyduğu Halife Harun Reşid olduğunu anlayan ihtiyar:

-Halife Hazretleri, Allah'a hamd ederim ki, başkalarının diktiği fidanlar senelerce sonra meyve verdikleri halde, benim diktiğim fidan daha elimdeyken meyvesini verdi

der.

Harun Reşid, bu söze de hayran olur; ihtiyara bir kese dolusu altın daha verir. Ak sakallı zat, bu sefer de şöyle söylenir:

-Allah'ıma şükrolsun ki, başkalarının diktiği fidanlar senede ancak bir defa meyve verdiği halde, benim diktiğim fidan daha elimdeyken iki defa meyve verdi!

Halife, ihtiyarın bu sözüne de hayran kalır ve bir kese altın daha vererek yanındaki vezirine:

-Burada daha fazla konuşmayalım, yoksa bu ihtiyar bizde para bırakmayacak!

diyerek  uzaklaşır.

Keşke, rant uğruna ormanları yakmak yerine biz de bu yaşlı adam gibi, kendimiz için değil, insanlığın geleceğini düşünerek ormacnları kurumayı ve fidan dikmeyi başarsak.

Yazarın Diğer Yazıları