Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk asrımızda yetişen gerçekten aydın bir din adamıydı. Yayınlanmış ve çoğu yabancı dillere de tercüme edilmiş 100 kadar eseri bulunmaktadır. 22 Haziran 1945 yılında dünyaya gelen bu büyük din Âlimi, 2016 yılının yine bir 22 Haziran günü Rahmet-i Rahman’a kavuştu.
Vefat ettiğinde Müslüman geçinen ve bu yoldan beslenen medya grubu, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün vefat haberine pek ilgi göstermedi. Basit ve hurafe takımından zevatlar vefat ettiklerinde (…Hoca Efendi Hakka yürüdü) gibi manşetler atarak haber yapanlar, 20’nci ve 21’inci asrın bu büyük İslam bilgesine gereken ilgiyi göstermemiş, hatta
(Ölülerinizi iyilikle yadediniz)
emrine adeta muhalefet ederek, aleyhinde olabilecek yorumlara dahi yer vermişlerdi.
Oysa 9 yaşında Hafız olan (Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen) ve medrese eğitiminden de geçmiş bulunan Yaşar Nuri Hoca, asrımızın adeta bir
MUHYİDDİN-İ ARABİ’Sİ
hükmündeydi. Hukuk ve İlahiyat fakültelerini bitirmiş, branşında Profesörlük unvanını almış, İlahiyat Fakültesine Dekanlık, yapmış, dini konularda yaptığı televizyon programlarıyla halkın gönlünde taht kurmuş bir bilgeydi. Kur’an-ı Kerim’i asrımıza göre yorumlayan ender bilim adamlarımızdan biriydi. Bütün ömrünü
DİN İSTİSMARCILARIYLA SAVAŞ ETMEĞE
ADAMIŞTI.
Bu bakımdan, hurafeciler tarafından elbette sevilmeyecekti! Hatta ileriye giden bu taifelerden bazıları, Hoca hakkında çok ileri-geri, edebe sığmaz yorumlar yapıyorlardı. Mücadelesini bir ara siyaset arenasına da taşımış, ancak, her dürüst insan gibi, bu alanda da çirkeflere mağlup olmuştu.
Gerçek İslam dinini tanıtmak adına bir tek eserleri olmayan hurafecilerin, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ü tenkit etmeleri normaldir. Çünkü onlar Mustafa Kemal Atatürk’ün de deyimiyle
(Dini, şahsi çıkarları için kullanan iğrenç kimselerdir.)
Uzun süre kanser tedavisi gören ilahiyat profesörü Yaşar Nuri Öztürk 2016 yılının 22 Haziran günü 72 yaşında, hayata gözlerini yummuştu. Eski CHP Milletvekili de olan ve bilahare kendi Partisini kuran (Halkın Yükselişi Partisi) Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Hukuk ve ilahiyat fakültelerini bitirdikten sonra bir süre avukatlık yapmış, 1976'da asistan olarak üniversiteye girmiş, İslam felsefesi alanındaki doktorasını 1980'de bitirerek, 1986'da doçent, 1993'te profesör olmuştu. Aynı yıl, İstanbul Üniversitesi'nde kurulan ilahiyat fakültesine dekan olarak atanan Prof. Dr. Öztürk ebedi aleme göçtü amma, arkasında kendisini yaşatacak 100 kadar esere imza atmış biri olarak, manevi varlığını sürdürmeğe devam edecektir.
Cehennem kapılarının kapalı olduğu, cennet kapılarının ardına kadar açık bulunduğu Ramazan-ı Şerif bir Ramazan-ı Şerif ayında ebediyete intikal eden, değerli bilim adamı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ü ebediyete intikalinin yıldönümünde rahmetle anıyor,
(mekânı cennet olsun)
diyerek yazımızı noktalıyoruz.