Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) dünyaya teşrifleri
miladi takvime göre 20 Nisan 571 tarihine denk gelmektedir. Bilindiği gibi, Müslüman ülkelerin çoğunda, Hicri takvim uygulanır. Bu bakımdan
Peygamber Efendimizin
Dünyaya teşrifleri ile ilgili kutlamalar, sabit değildir. Yıl içinde döner durur.
MEVLİD
KANDİLİ KUTLAMALARI
miladi takvime göre her yıl değişkenlik arzeder. Oysa, Süleyman Çelebi Hazretlerinin asıl adı
(VESİLET-ÜL NECAT)
olan ve halkın diliyle
(MEVLİD-İ ŞERİF)
olarak tanımladığımız eserinde Peygamber Efendimizin dünyaya teşrif tarihiyle ilgili olarak:
OL REBİUL EVVEL AYI NİCESİ
ON İKİNCİ GİCE İSNEYN GECESİ
OL GİCE KİM DOĞDU OL HAYRÛL BEŞER
ANESİ ANDA NELER GÖRDÜ NELER
Buyrulmaktadır. Yani, Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri Rebiül evvel ayının onikinci gecesi gerçekleşmiştir ki, miladi takvime göre 20 Nisan gecesine tekabül etmektedir. Yani, Miladi takvime göre 20 Nisan 2021 tarihi
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED’İN dünyaya teşriflerinin 1450. Yıldönümüdür.
YÜCE RABBİMİZİN Hadis-i kudside (LEVLAKE LEVLAKE LEME ĞALAKTÜL EFLAKE = SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN FELEKLERİ YARATMAZDIM) buyurarak tebcil ettiği Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifleri bu bakımdan, geçmişten geleceğe yaşanmış ve yaşanacak en önemli olaydır.
Bugünkü yorum yazımızda istedik ki, Peygamber Efendimizin miladi takvime göre 20 Nisan günü gerçekleşen kutlu doğumunun 1450. Yıldönümünü idrak ettiğimizi anımsatalım. Yazımızı, Siirtli Şair Ahmet Arıtürk’ün
(Alemlere Rahmet
Hazret-i MUHAMMED)
adlı kitabından aldığımız kısa bir bölümle noktalıyoruz.
Fil yılında Rebi’ül evvel ayında bir gün
Günlerden Pazartesi on ikinci gün o gün
O gün tan yeri başka bir nur ile doğmuştu
Muhammed doğacaktı çünkü vakit dolmuştu
Yıldızı doğacaktı o gece Muhammed’in
Neş’esi ve sevinci bundandı tüm âlemin
Bambaşka bir sabahtı bu gecenin sabahı
Doğacak olan yetim âlemlerin çerağı
Bir devrin başlangıcı olacaktı bu sabah
“Âleme rahmet” diye tavsif eylemiş Allah
Sava gölü kurumuş ve Kisra’nın sarayı
Yerle bir olmuş idi kutlayıp bu olayı
Mecusilerin yıllar yılı yanan ateşi
Bilin yine o gece söndü, kül oluverdi
Küfür dize gelecek doğacaktı hakikat
Bu doğumu kutladı belli bütün kâinat
Bu NUR şirki ve küfrü söndürecek bir nurdu
İnsanlara saadet gönüllere huzurdu
Felek aşkına düşmüş divanesi olmuştu
Öyle bir NUR ki güneş pervanesi olmuştu
MUHAMMED MUSTAFA’ydı doğacak nurun adı
Var olalı kâinat eşi yaratılmadı
Çekmedi bu doğumda Âmine acı – zahmet
Nasıl zahmet versin ki, O’dur âleme rahmet
Abdü’l Muttalib’i de muştuladılar hemen
Dediler bir torunun olmuştur Âmine’den
Buna çok sevinerek ziyafet düzenledi
“Bu oğlanın adını ‘MUHAMMED’ koydum” dedi
“Umarım ki gökte Hak, yerde halk tarafından
Çokça medh-ü senaya lâyık olur bu oğlan”
Dünyaya getirirken Âmine, Muhammed’i
Cennet hurileriyle dolmuş evinin içi
Böyle dünyaya teşrif kıldı ol Sultan-ı din
Ol Muhammed Mustafa ol Muhammed-ül Emin