Otobüslerle uzun sefer yapanların karşılaştıkları sorunlardan biri de
NAMAZ
KILMAK
konusundadır. İlimizdeki otobüs firmalarının konuya gereken hassasiyeti gösterdikleri ve namaz saatlerinde mola vererek, namaz kılacak yolculara bu imkânı sağladıklarına şahidiz. Bu bakımdan, İlimizdeki otobüs firmalarının yetkililerine, otobüs kaptanlarına teşekkür ediyoruz.
Önceki gün, sosyal medyada geniş yankı bulan habere göre Ankara-Batman seferini yapan bir otobüsün yolcusu sabah namazını kılmak için otobüsün kaptanını uyarmış ama (kaza edersin, olur biter) denilerek otobüs durmadığı gibi münakaşa sonucu otobüsün kaptanı, ikinci şoförü ve muavini tarafından dövülmüş! Haber ne derece doğru bilemeyiz! Sosyal medyadaki haber bu! İşin içinde darp iddiası olduğuna göre, konu belki de mahkemeye de intikal eder!
Söz, uzun seferler yapan otobüs firmalarından ve namaz saatlerine uyup uymamalarından açılmışken, aklımıza bir anekdot geldi.
“SİİRT’LE İLGİLİ
ANEKDOTLAR”
kitabından aynen aktarıyoruz:
“HACIM, NAMAZ KILACAKSAN DURALIM!”
Gönül ehli Siirtli, yabancı firmayla (Siirtli olmayan) bir otobüse binmiş, uzunca bir yolda seyahat ediyormuş. Sabah namazı vaktinde yolculuk devam ederken, vaktin geçmesinden endişelenerek, otobüsün şoförüne ricada bulunmuş:
-Kaptan, müsait bir yerde mola versen de, sabah namazını kılsak!
demiş.
Kaptan, ukalalık ederek:
-Namaz için mola vermek firmamızın adeti değil. Hem, 1 kişi namaz kılacak diye, 40 yolcuyu yarım saat bekletemem!
deyince, gönül ehli Siirtli de sesini çıkarmamış. Amma, 1-2 kilometre daha yol alan otobüsün, tam bir restoranın yanında tekerinin lastiği hiç hesapta yokken ve aniden patlamış. Neredeyse, otobüs devrilecekmiş. Tabii, bu durumda, şoför otobüsü durdurmak mecburiyetinde kalmış. Otobüsten inerek, yardımcısıyla birlikte kış mevsiminin soğuğunda arabanın patlayan tekerini değiştirmek işiyle uğraşmağa başlamış.
Siirtli gönül ehli de, bu durumdan yararlanarak, otobüsün durduğu yerin yanındaki restorana gitmiş, abdestini almış, namazını kılmış, tesbihatını yapmış ve dönmüş amma, Şoför ve yardımcısı halâ otobüsün tekerini değiştirmekle meşgullermiş.
Neyse ki, sonunda otobüsün tekeri değiştirilmiş ve yeniden yola koyulmuşlar. Bu arada, öğle namazı vakti girmiş. Daha önce
“Namaz için mola vermek adetimiz
değil!”
diyen otobüsün Kaptanı, Siirtli gönül ehline, biraz korku ve biraz da saygıyla dönmüş:
-Hacım, namaz kılacaksan, duralım!
demiş!