Cüneyt Arıtürk

OTİZM GERÇEĞİ VE (MUCİZE DOKTOR) DİZİSİ

Cüneyt Arıtürk

Şu güzel tevafuka bakın, Aksaray’da bir ilkokulda öğrenim gören otizmli çocukların yuhalaması büyük tepkilere yol açarken, bir Televizyon kanalında otizmli bir doktorun hayatını canlandıran bir dizi yayınlanmaktadır.

(MUCİZE

DOKTOR)

adı altında yayınlanan diziyi merakla izlediğimi belirteyim. Dizideki adı

(ALİ)

olan doktora karşı hastaların, hasta ailelerinin ve hastane yetkililerinin ön yargılı davranışları hayâl mahsulü bir dizi bile olsa itiraf etmeliyim ki, içimi acıtmaktadır. Ancak, bu ön yargıların aksine, Doktor Ali’nin mucizelerine tanıklık ettikten sonra, ön yargılar son bulmakta, tepkiler, teşekkür ve minnet duygularına dönüşmektedir.

Otizm, üç yaş öncesi başlayan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışların nedeni olan ve beyin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır.

Genetik olduğu söylenen, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) biraz farklıdır. Bazılarına göre otizmin nedeni olarak bebeklikte yapılan aşıların olduğu söylense de bilimsel bir kanıt yoktur.

Genelde 2 yaşına gelen bebeklerde ebeveyn tarafından fark edilen Otizm, erken davranışsal ya da kavrayışsal müdahaleler ile kendisine bakabilir akabinde sosyal ve iletişimsel yetiler kazanmasına da yardımcı olabilir. Otizm tanılı çocuklar, erişkin dönemlerine geldiklerinde bir kısmının kendi başına yaşayabildikleri bile görülmektedir.

Aksaray’da bulunan Merkez Mehmetçik İlkokulu'nda velilerin, okulda eğitim gören otizmli öğrencilerin sınıflarının kapatılmasını talep etmeleri, otizmli çocukları yuhalamaları ve sonrası yaşanan olayları medyadan takip edince,  bu durumu dizideki

ALİ’YE

karşı yapılan ön yargılar gibi algıladım.

İddiaya göre, okulun çıkış saatinde bir araya gelen veliler, otizmli çocukları yuhalamış ve okuldan dışlanmalarını istemişler.  Aksaray Merkez Mehmetçik İlkokulunda okuyan

OTİZMLİ

çocuklar arasında

(MUCİZE DOKTOR)

dizisindeki Ali’ye dönüşünler olur mu bilemeyiz ama eğitim görmek, bütün çocukların hakkıdır. Eğitimciler, otizmli çocukların nasıl eğitim görmeleri gerektiğinin bilimsel çalışmalarını ve bilimsel metotlarını tespit etmişlerdir. Bilim ne diyorsa, o çizginin takip edilmesi gerekir.

Yaşananlara karşı tepki gösteren İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Sedef Erken: "Keşke biraz insan olabilseniz ve bu birlik halinizi, gücünüzü faydalı işlerde kullansanız" ifadeleriyle eleştirdi. Yetkililerin önem almadığının altını çizen Erken velilere de "Umarım çocuklarınızda karşınıza çıkmayan otizm ve benzeri nörolojik farklılıklar torunlarınızda karşınıza çıkınca derneklerimize gelir destek isterseniz. Bugünkü bütün kötülüğünüze rağmen o gün yine biz elinizden tutacağız. Çünkü size benzemiyoruz ve hiçbir zaman benzemeyeceğiz" sözleriyle tepki gösterdi.

Evet, otizmli çocuklar, gençler ve yaşlılar da yaşadığımız toplumun birer parçasıdırlar. Onları asla dışlamamalı ve ailemizin birer ferdiymiş gibi sahiplenerek, hayata tutunmaları için üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları