Cüneyt Arıtürk

MUTLULUK OYUNU!

Cüneyt Arıtürk

Birleşmiş Milletler tarafından 20 Mart günleri (

Dünya Mutluluk Günü) olarak belirlenmiş ve

2012 yılından beri 20 Mart tarihini "Uluslararası Mutluluk Günü" olarak ilan etmiştir. Birleşmiş Milletler teşkilatı bu kararını 193 katılımcı ülkenin tümünün oylarıyla almıştır.

Birleşmiş Milletlerin böyle bir kararı almasının sebebi, insanların senede bir gün de olsa bir araya gelerek mutluluğu şölenlerle kutlamaları, kendilerini mutlu edecek minik de olsa tüm faktörleri hatırlamaları olarak vurgulanıyor. Peki, yılın 364 günü mutsuz olan insan, (MUTLU OL) denilerek bir günlüğüne olsun mutlu olabilir mi!

Amaç, insanların senede bir de olsa bir araya gelerek mutluluğu şölenlerle kutlamaları, kendilerini mutlu edecek minik de olsa tüm faktörleri hatırlamaları olarak belirlenmiş. Yani, bir nevi mutluluk oyunu.

Kendimize bir soru soralım ve cevabını samimi olarak verelim. Gerçekten mutlu muyuz. Ya da, bunca sıkıntılı bir yaşam içinde YILIN BİR GÜNÜNDE DAHİ MUTLU OLABİLİR MİYİZ!

Bir anket yapılsa ve (MUTLU MUSUNUZ) diye sorulsa, acaba, dünyada yaşayan nüfusun yüzde biri bile (MUTLUYUZ) diyebilecek mi!

Kendi kendimizi kandırmayalım, olmayan mutluluğu oyunlarda aramayalım…

Hemen her gün yeni bir zam haberiyle karşı karşıya geldiğimizi, ihtiyacımız olan yiyecek, içecek, giyecek türünden hiçbir şeye yeterince ulaşamadığımızı düşünürsek, bir günlüğüne bile mutlu olmamıza imkân ve ihtimâl var mı!

Buna denilse denilse MUTLULUĞU OYNAMAK denilir. Türkiye gibi ekonomisi ve ekonomiden önemli demokrasisi giderek daralan bir ülkede, yarınlarımızdan emin değilken, BİR GÜNLÜĞÜNE DE OLSA, MUTLU OLACAĞIZ ÖYLE Mİ! Buna kargalar bile güler.

Gelin biz de bu oyuna kendimizi kaptıralım ve bir araya gelerek MUTLULUK OYUNU oynayalım. Tekerleme olarak da (MUTLUYUM, MUTLUSUN, MUTLUYUZ) diyerek avazımız çıktığı kadar bağıralım.

Ancak, şu var ki, bu kararı alan 193 katılımcının kendileri MUTLULAR SINIFINA DAHİLDİRLER. Birleşmiş Milletlerde söz hakkına sahip olanların MUTSUZLUK diye bir problemlerinin olması mümkün mü…

Mutlu olmak için şölenler düzenlenmesi gibi tavsiyelerde bulunuyorlar ya. Peki, düzenlenecek şölenlere katılmak için gerekli parayı nereden ve nasıl bulacağız! Hem, asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, emeklilerin yüzde sekseninin, asgari ücretin bile altında maaş aldıkları bir ülkede bir günlüğüne bile olsa mutlu olmak, sadece zor değil, imkânsızdır.

Biz tam kendimizi mutluluk oyununa kaptırmışken, bir de bakmışsınız, kapımızda icra memuru var. Ya da, mutluluk oyunumuzdan vazife çıkarıp, eylem yaptığımız gerekçesiyle gözaltına alınmışız.

Dünya Mutluluk raporuna göre, dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya olurken, Türkiye bu listede ancak 79’uncu sırada yer almakta. Dünya mutluluk oranını konu alan araştırmaya göre, Türkiye dünyanın en mutlu 79’uncu ülkesi!

Rapor, ülkelerin gelir, sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, özgürlük, güven ve cömertlik değişkenleri baz alınarak hazırlanırken, listenin en başına Finlandiya’nın yerleşmesi elbette tesadüfi değildir. Finlandiya’dan sonra ilk 10’da yer alan diğer ülkeler ise; Danimarka, Norveç, İzlanda, Hollanda, İsviçre, İsveç, Yeni Zelanda, Kanada ve Avusturya olarak sıralandı. Buna karşın 156 ülkenin yer aldığı listenin en sonuna Orta Afrika ülkesi Güney Sudan’ın yerleştiği kaydedildi.

Bakın size mutlu olmanın reçetesini maddeler halinde sıralayalım:

*Adalete olan güven duygusunun oranı,

*İşsiz kalma endişesi,

*Yeterli ve dengeli beslenme imkânı,

*Sağlıklı yaşam için gerekli koşulların oluşup, oluşmadığı,

*Yaşlıların ve emeklilerin yaşam standardı,

*Irk, dil, din ayırımının yaşanıp, yaşanmadığı,

*Düşünce ve kanaat özgürlüğü,

*Seçimlerin tarafsız ve adil yapılıp yapılmadığı,

*İşlerin ehline verilip, verilmediği.

Bu ve benzeri daha birçok madde sıralayabiliriz. Şimdi sadece saydıklarımızdan yola çıkarak Türkiye’nin neden dünyanın en mutlu ülkeleri sıralamasında 79. sırada yer aldığının daha açık bir ifadeyle

TÜRK HALKININ NEDEN MUTSUZ OLDUĞUNUN KARARINI SİZ VERİNİZ!

ANEKDOTLAR

Bektaşi meşrep Siirtliye bir dost sormuş:

-Nasılsın,  iyi misin, ne var ne yok!

Cevap vermiş:

-Nasıl olacağım. Ayakkabım su çekiyor, evin damı akıyor, Pencerenin camı kırık, odunlar yaş, sobayı yaksam duman tütüyor! Cepte ekmek alacak param yok! Daha ne olsun!

***

Komşularına ve akrabalarına karşı mutlu oldukları imajını vermek isteyen karı-koca aralarında bir oyun kurgulamışlar. Bir toplulukta oturdukları zaman biri diğerinin kulağına önemli bir şey fısıldıyor gibi yaparak birden ona kadar (1-2-3-4-5-6-7-8-9-10) diye sayıyormuş, diğeri de sayıları 20’ye kadar (11-12-13-14-15-16-17-18-19-20) diye sayarak karşılık veriyor ve arkasından kahkahalarla gülüyorlarmış.

İşte

MUTLULUK OYUNU

dedikleri bu olsa gerek…

Yazarın Diğer Yazıları