Cüneyt Arıtürk

MÜTEEKKİL Mİ, MÜTEVEKKİL Mİ!

Cüneyt Arıtürk

Biz çok mütevekkil, itikat sahibi insanlarız ya! Bütün işlerimizi

HAZRET-İ ALLAH’A havale eder, (GÖRELİM

MEVLAM NEYLER)

diyerek bekler dururuz.

Aslında biz

MÜTEVEKKİL

ile

MÜTEEKKİLİ

birbirine karıştırmışız.

MÜTEEKKİL

olmayı

MÜTEVEKKİLLİK

zannediyoruz!

“Deveni Bağla Sonra Tevekkül

Et”

anlamına gelen bir hâdis-i şerif vardır. Bedevinin biri

Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’E  (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)

gelip, sorar:

-Ya Resulallah, devemi salıp da mı Allah’a tevekkül edeyim, bağlayıp da mı?

Peygamber Efendimiz buyururlar ki:

-Deveni bağla ve Allah’a öyle tevekkül et!

Kusura bakılmasın ama sağlam kazığa bağlamayan bedevi gibi, deveyi  şerefsizlere kaptırırsak, bu tamamıyla bizim gafletimizdendir. Elbette, işleri

YÜCE ALLAH’A HAVALE ETMEK GÜZELDİR.

Ancak, bütün tedbirleri aldıktan sonra bunu yapmamız gerekir. Bir anekdot daha naklederek yorum yazımızı noktalayalım.

Hazret-i Ömer (Allah ondan razı olsun)

devamlı olarak camide gördüğü, hiç mescitten ayrılmayan ve sürekli ibadet yapan birini gözlemleyerek sormuş:

-Seni hep camide ibadet ederken görüyorum. Peki, geçimini nasıl sağlıyorsun!

Adam cevap vermiş:

-Geçimimi, kardeşim sağlıyor. Ben bir MÜTEVEKKİL olarak kendimi ibadete vermişim.

Hazret-i Ömer biraz da hiddetlenerek söylenmiş:

-Hayır, sen MÜTEVEKKİL değil, MÜTEEKKİLSİN (Hazır yiyici.) Haydi kalk git, geçimini sağlayacak bir iş yap. Kardeşine daha fazla yük olma!

İşte, YÜCE ALLAH’A tevekkül etmek, aslında öyle bir şeydir!

Yazarın Diğer Yazıları