4 Kasım 2022 günü saat 03.29’da İzmir 4,9 büyüklüğünde depremle sallandı. Ölenin olmadığı depremde, paniğe kapılarak evlerinin balkonlardan atlayan kimilerinin yaralandıkları, bazı binaların hasar gördüğü, Konak ilçesinde bir camiin minaresi yıkıldığı belirtilmekte. İzmirlilere, korku dolu saatler yaşatan 4,9 şiddetindeki depremden sonra peşpeşe 13 artçı deprem yaşandı.
Öyle anlaşılıyor ki Marmara, deprem riskinin yüksek olduğu bir bölge. Bu deprem, ister istemez 17 Ağustos 1999 günü yine Marmara Bölgesinde yaşanan ve 50 bin kişinin hayatına mal olan Gölcük merkezli depremi anımsattı. Sık-ısık Türkiye’nin muhtelif bölgelerinde/illerinde can ve mal kaybına yol açan depremler yaşanmaktadır. Bir ara deprem konusunda uzman olan bilim adamı Prof. Dr. Naci Görür "Marmara'da beklenen depremin 1999 yılından itibaren her an olmak kaydıyla 30 sene içerisinde olma olasılığının yüzde 64 olduğunu” açıklamıştı. 1999'dan bu yana 29 yıl geçti, yüzde 64 olasılık 2029'a kadar olduğuna göre biz işin son evresine geldik. Marmara'nın altındaki Kuzey Anadolu'nun bir bölümü olan fay kırıldığı takdirde minimum 7.2, maksimum 7.6 büyüklüğünde deprem meydana gelebilir.
1967 Adapazarı depreminden sonra bilim insanları yaptıkları araştırmalarda Kocaeli mıntıkasında 7'den büyük bir deprem olma olasılığının fazlalaştığını söylemişlerdi. Elbette bir şey yapılmadı. 1999 depremi 1997 senesinde uyarıldı. Bir gecede 20 binden fazla insan öldü. Marmara'nın altındaki Kuzey Anadolu'nun bir bölümü olan fay hattının kırıldığı takdirde minimum 7.2, maksimum 7.6 büyüklüğünde deprem üretir. Bu bayağı büyük bir deprem demektir. Bu deprem olduğu takdirde İstanbul'un Marmara kıyılarına yakın olan yerleri en az 9 şiddetinde, kıyılardan uzaklaştıkça da 8 şiddetinde deprem yaşanabilir.
Evet, Gölcük merkezli büyük depremden sonra, DEPREM FOBİSİ devam ediyor. İzmir’de meydana gelen deprem, Ege ve Marmara’nın deprem açısından riskli olduklarının göstergesidir. Maalesef, deprem konusunda alınmış hiçbir ciddi tedbir yoktur.
İzmirli kardeşlerimize (GEÇMİŞ OLSUN) dileklerimizi sunarken, ilgilileri ve yetkilileri büyük bir felaket yaşanmadan gerekli tedbirleri almaları konusunda uyarıyoruz.