Cüneyt Arıtürk

MÜBAREK GECELERDEN BERAAT KANDİLİ

Cüneyt Arıtürk

Şaban ayının 14’üncü gününü, 15’inci gününe bağlayan gece mübarek gecelerden BERAAT KANDİLİDİR. Bu yılın Beraat kandili 6 Mart’ı, 7 Mart’a bağlayan Pazartesi günü gecesidir.

Beraat Kandili, Kur’ân-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan Dünya semasına indirildiği, varlıkların bir senelik hayat ve rızıklarının tayin edildiği Müslümanların af ve lütuflara nail olduğu gecedir.

Miladi takvimde değişken olmakla birlikte

BERAAT KANDİLİ

Arabi aylardan Şaban-ı Şerif ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gecedir.  Beraat Kandili gecesinde, o senede olacak işler, ameller, doğumlar, ölümler, yükselmeler, alçalmalar, kısacası olacak bütün işler Levh-i mahfuza yazılır. Tabiri caizse

BERAAT KANDİLİ bir nevi MALİ

YILBAŞI’DIR

.

Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam

olsun)

bu gece çok ibadet eder, duada bulunurlardı. Bir hadis-i şeriflerinde Beraat Gecesiyle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır:

“Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (on beşinci günü) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim. Şöyle olan yok mu? Böyle olan yok mu? buyurur.”

Evet, zaman içinde zamanlar, mekân içinde mekânlar vardır ki, diğer zamanlara ve mekânlara göre farklıdırlar. Bunun böyle olması, aslında, insanların kendilerini yenilemelerine fırsat olması açısından önemlidir.

Bu, sadece dini açıdan böyle değildir. Birçok açılardan da yenilenmenin en önemli metotlarından biridir. Milli Bayramlar sayesinde, milliyetçilik şuurunun tazelenmesi gibi, dinimizdeki mübarek gün ve gecelerde de, dini şuurumuz tazelenir, yeni bir ivme kazanır.

Dini inanışımıza göre, her gün içinde duaların kabul olunduğu bir saat vardır. Ama o saatin hangi saat olduğu belli değildir. Bundan amaç, her zaman için dua ederek insanın kendisini tazelemesidir. Günler içinde Cuma günü mübarek kabul edilir. Aylar içinde, Ramazan ayının özel bir yeri vardır. Haram aylar, yine önemli zaman dilimleridir. Recep ayı için

(ŞAHRULLAH),

Şaban ayı için

(ŞAHR-I NEBİ)

denilir.

Mübarek gecelerin en önemlisi

KADİR GECESİDİR. KUR’AN-I KERİM’DE,

bu geceden açık bir ifadeyle bahsedilmekte ve

“BİN AYDAN HAYIRLI”

olduğu vurgulanmaktadır.

Beraat, Mi’raç, Mevlit, Regaip

geceleri Dinimizin mübarek kabul ettiği geceler cümlesindendir. Zaman içinde bir dilim zamanın, diğer zamanlara tafdil edilmesi, belirttiğimiz gibi, insanlara kendilerini yenilemeleri açısından bir fırsat sunmak amacına yöneliktir.

Zaman içinde bazı zamanların efdal olması yanında, mekân içinde de mekânlar vardır ki, diğer mekânlara göre efdaldırlar.

Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kudüs-ü Şerif mübarek

beldelerdir.

Peygamber Efendimiz Hazret-i

MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selâm olsun)

mübarek bedenlerinin metfun olduğu

RAVDANIN,

manevi açıdan,

KÂBE’DEN

bile büyük olduğuna inanılır. Büyük zatlara ait türbeler varsa da, bunlar hakkında hiçbir kavil yoktur. Ama gönlümüze ayna olabiliyorlarsa, elbette ki, onları da ziyaret etmekte yarar vardır.

Evet, zaman içinde bazı zamanların, mekân içinde bazı mekânların

EFDAL

OLMALARI

insanlara, kendilerini yenilemelerine fırsat açısından çok önemlidir. Günlerin en önemlisi ise

KURBAN BAYRAMININ

AREFE GÜNÜ’DÜR.

Mübarek günlerin, gecelerin, mekânların kıymetlerini bilmek ve hürmet etmek, insanların kendilerini yenilemeleri için büyük fırsattırlar, unutmayalım!

Bir de

HARAM AYLAR

vardır. Haram aylar, hürmete lâyık aylar demektir. Bu aylar,

Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve

Recep

aylarıdır. Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almıştır.

Câhiliye devrinde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, şiir yarışmaları yapılır; Yahudiler, Hıristiyanlar ve puta tapıcılar dinlerini yayarlardı.

Bu anlayış ve bakış açısı içinde okuyucularımın, hemşerilerimin, Müslüman Milletimizin ve âlem-i İslam’ın

BERAAT

KANDİLLERİNİ

TEBRİK EDERKEN,

ÖZELLİKLE YAŞANAN DEPREM FELAKETİNİN MAĞDURU VATANDAŞLARIMIZIN BİR AN ÖNCE RAHAT VE HUZURA KAVUŞMALARINI BU MÜBAREK GECENİN HÜRMETİNE NİYAZ EDİYOR, GECENİN, BARIŞ, KARDEŞLİK, BOLLUK VE BEREKET VESİLESİ OLMASINI CENAB-I ALLAH’TAN DİLİYORUZ.

ANEKDOT

Bir kandil gecesi, Siirt Çarşı Camii tıklım, tıklım. Hoca vazediyor, gecenin kıymetini dile getiriyormuş. Bu arada uyuklayan birini, yanındaki dürtmüş:

-Uyuma bak, hoca ne güzel vaiz veriyor!

diye uyarmış.

Uyuklayan Siirtli güzlerini açmış amma, yine kapamış ve uyuklamağa devam etmiş. Onu ikaz eden kişi, tekrar dürtmüş:

-Bu gece kandil gecesi, öyle uyuklama da vaizi dinle!

diyerek üstelemiş.

Bunun üzerine, aslında uyumayıp, uyuyor numarası yapan gönül ehli Siirtli kendisini dürteni ikaz etmiş:

-Bak, beni rahat bırak. Yoksa senin HIZIR ALEYHİSSELÂM olduğunu söylerim, gününü görürsün!

demiş.

Meğer uyuklayanı uyaran, Hızır Aleyhisselammış. Uyuklama numarasına yatan ise

ALLAH DOSTALIRINDAN BİRİ.

Tanınmasına şaşıran Hazret-i Hızır’ın

CENAB-I ALLAH’A yalvararak:

-Ya Rabbi, benim defterimde yazılı olmayan bu dostun kim!

diye münacat ederek manen sorduğu ve:

-O bizim defterimizde yazılı olanlardan…

Hitabına mazhar olduğu anlatılır…

***

NOT: Yazımı, Ahmet Arıtürk’ün

BERAAT

KANDİLİ

ile ilgili iki şiirini sunarak noktalıyorum:

BU GECE “BERAAT GECESİ” RABBİM

BERAATI SENDEN DİLİYORUZ BİZ

GÜNAHKÂRIZ ELBET, İNKÂR NE MÜMKÜN

AMMA MERHAMETİN SONSUZ BİR DENİZ

“AF İSTEYEN YOK MU AFFEDEYİM BEN”

BUYURURMUŞSUN RABBİM, AF DİLERİM BEN

AFFET BENİ RABBİM, PAKLA CÜRMÜMDEN

ZİKRİNLE MUTMAİN OLSUN KALBİMİZ

ŞİFÂLAR VERESİN HASTA KULLARA

BOL RIZIK VERESİN MÜSLÜMANLARA

CÜMLE İNSANLARA, HEM HAYVANLARA

RAHMETİNLE YÖNEL YÜCE RABBİMİZ

ÂBİD BERAAT VAR İSTEYEN KULA

BERAAT İSTEYEN BERAAT BULA

DOSTLAR KANDİLİNİZ MÜBAREK OLA

RABBİMİZE ÂYAN BİZİM HÂLİMİZ

***

BU GECE BERAAT KANDİLİDİR GEL

TÖVBENİN KAPISI AÇIK BU GECE

EL AÇIP YALVARMAK BU GECE GÜZEL

RAHMETİN KAPISI AÇIK BU GECE

BU GECE YALVARMAK, YAKARMAK GEREK

GÖZYAŞIYLA RAHMET ARAMAK GEREK

BU GECE GAFLETTEN UYANMAK GEREK

TÖVBENİN KAPISI AÇIK BU GECE

BU GECE RAHMETTİR, MAĞFİRETTİR BİL

BU GECE UYANIK OLUR EHL-İ DİL

TALİPSEN ALLAH’A OLMAYA HALİL

RAHMETİN KAPISI AÇIK BU GECE

GÖZYAŞIYLA RAHMET KAPISINI ÇAL

KAPIYI AÇARLAR, İÇERİYE DAL

ARTIK ÇIKMA ÂBİD HEP ORADA KAL

BERAAT VAR YALVAR, YAKAR BU GECE

Yazarın Diğer Yazıları