Bir önceki yazımızda MİSAK-I MİLLİ’nin kabul edilişini özetlemiştik.
Bugünkü yazımızda 26 Ocak 1920 tarihinde Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen MİSAK-MİLLİ’nin sonuçlarını özetlemeğe çalışacağız.
Kongredeki kararlar “
Misak-ı Milli Kararları
” adıyla resmi bir hale getirilmiş Kurtuluş Savaşı’nın hedefleri ve yöntemleri resmen belirlenmiş ve kabul edilmiştir.
Sadece ulusal bağımsızlıkla ilgili kararlar alınmış, ulusal egemenliğe bu bildiride yer verilmemiştir.
Milliyet Prensibi kabul edilmiştir.
Mondros Antlaşması imzalandıktan sonra ki topraklarımızın milli sınır olduğu belirtilmiştir.
Bildirideki kararların Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmesi sonucunda İtilaf Devletleri bu kararlara karşı çıkmış ve büyük bir tepki göstermiştir. Bu tepki sonrasında 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri İstanbul’u resmen işgal etmiştir. İtilaf Devletleri, Mebusan Meclisi’ne baskın yapmış ve bu baskın doğrultusunda meclis kapatılmıştır.
Bazı milletvekillerini tutuklama kararı alınmış ve Malta’ya sürgün edilmiştir. Meclis, 11 Nisan 1920 tarihinde padişahın kararı ve yetkisi ile kapatılmıştır. Meclisin kapatılmasından sonra Salih Paşa Hükümeti’nin yerine Damat Ferit Hükümeti gelmiştir. Bu gelişmeler üzerine Temsil Kurulu’da yeni bir meclisin açılması için çeşitli çalışmalar yapmaya başlamıştır.
Misak-ı Milli, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalandığı zamandaki Osmanlı sınırlarını kapsamaktadır. Bu zamandaki bize ait olan topraklara göre Türkiye’nin milli sınırları çizilmiştir.
Bu milli yeminde belirlenen kararlara göre barış antlaşmasında Türkiye ’nin kabul edebileceği şartlar belirlenmiştir.
Askeri, ekonomik ve siyasi bağımsızlıktan ödün verilmeyeceği belirtilmiştir.
Belirlenen sınırlar meclis onayından geçmiş ve alınan kararlar meclis tarafından uygulanmıştır.
Bu kararlarla birlikte halka milliyetçilik kavramı yerleşmiş ve bu kavram herkes için çok önemli bir konuma gelmiştir.
Uzun süredir egemen olan ümmetçilik anlayışının yerini ulusçuluk anlayışı almıştır.
Bu kararlarla birlikte Türk halkının hakları belirtilmiştir.
Yıllardır büyük bir sorun olan kapitülasyonlara Millet Meclisi ilk kez büyük ve sert bir tepki göstermiştir.
Bu kanun Mebusan Meclisi’nde kabul edilen son kanun olmuştur.
Ulusal devlet anlayışının kabul edilmesi için bu kanun önemli bir etken olmuştur.
Mustafa Kemal’den daha önce çeşitli sebeplerle alınan askerlik hakları geri iade edilmiştir.
Misak-ı Milli’nin temelinin, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan
“Milli sınırlar içerisinde vatan parçalanamaz bir
bütündür”
kararıyla sağlandığını söylesek yanılmış olmayız. Bu kararlar sayesinde Türk vatandaşların aklına milliyetçilik düşüncesi tamamen yerleşmiştir. Bu kararların Wilson Prensipleriyle çelişmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu ulusal yemin de görüşülen konulardan biri de Osmanlı borçlarıdır.
Bildiri ilk defa Londra Konferansı’nda dünyaya duyurulmuştur. Misak-ı Milli’ye göre ülkemizin sınırları günümüze uygun bir şekilde çizilmiştir. Değişen şartlar sebebiyle çizilen sınırlardan bazı tavizler verilmiştir; ama genel olarak çizilen şartlar günümüzün sınırlarıyla hemen hemen aynı olarak karşımıza çıkmaktadır. Londra Konferansı’nda duyurulan bu bildiri ile Türkiye Cumhuriyeti ve bağımsızlığı kesin olarak diğer ülkeler tarafından tanınmış ve kabul edilmiştir.