Cüneyt Arıtürk

KOMŞUSU AÇKEN, TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR'

Cüneyt Arıtürk

Adına (Birleşmiş Milletler) denilen bir teşkilat vardır. Bu teşkilat, sözde insanlık âleminin sorunlarına çözümler üretmek için kurulmuştur. İnsanların en önemli sorunları arasında beslenmenin de yer aldığı bir gerçektir. İşte, bu amaçla Birleşmiş Milletler bünyesinde bir (Gıda ve tarım Örgütü) kurulmuştur. Teşkilatın kısa adı (FAO)dur. FAO 16 Ekim günlerini (Dünya Gıda Günü) ilan etmiştir. Her 16 Ekim günü, bol keseden demeçler verilir, insanların daha iyi beslenmeleri ve özellikle beslenme sorunu olan ülkelere yardım edilmesi çağrısında bulunulur.

İnsanların sağlıklı yaşayabilmelerinin en önemli gereksinimlerinden biri sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Dengeli beslenebilmek de maddi güce bağlıdır. Tabii, besin olarak hazmettiğimiz GDO’lu gıdaları da unutmamamız gerekir.

(Hiç kimse, açlıktan ölmemiştir!) şeklinde söylenegelen bir sözümüz vardır. Bu söz külliyen yalandır! Afrika’da, Asya’da birçok ülkelerde insanların ve özellikle BEBELERİN açlıktan öldükleri bir gerçektir. Ülkemizde dahi, adaletsiz gelir dağılımı sonucu açlıktan ölen binlerce bebelerimiz, insanlarımız vardır!

Dünyadaki beslenme potansiyeli, gerçekte, bütün insanlara fazlasıyla yeter. Ama paylaşımdaki adaletsizlikler sonucu bir kısım insanlar OBEZİTE olurken, açlıktan ölen milyonlarca insanlar da olur! Hani, (Biri yer, biri bakar, kıyamet bundan kopar!) denilir ya! İşte o hesap! Biri bol-bol yerken, birinin de açlıktan kıyameti kopar!

Bakın, bu konuda en güzel sözü söyleyen yine Peygamber Efendimiz HAZRET’İ MUHAMMED’TİR (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun.) Sahih olduğu cumhur ulema tarafından kabul edilen bir hadis-i şeriflerinde buyururlar ki: (Komşusu açken, tok yatan bizden değildir!) İşte, alınması gereken ölçü budur. Birileri israfın daniskasını yaparken, bunun tabii sonucu olarak, birileri de açlıktan ölmektedirler.

Yine konuyla ilgili atasözlerimizden bir kaçını sunarak yazımızı noktalayalım:

*Can, boğazdan gelir!

*Tok, açın halinden anlamaz!

*Et giren eve, dert girmez!

Evet, bugün DÜNYA GIDA GÜNÜ. Bugünü açlıktan ölen milyonlarca insanlara ve özellikle bebelere ithaf ediyoruz.

TOKLAR, YARI AÇ’LAR  VE AÇ BIRAKILANLAR!

Dünyada 8 milyara yakın insan nüfusu vardır. Bu 8 milyarın 85 milyon kadarı Türkiye’de yaşamaktadır. Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 16 Ekim'i Dünya Gıda Günü olarak ilan etmiştir. Dünya Gıda Günü'nde Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde açlık, gıda üretimi ve tüketimi gibi konular incelenir. Beslenme üzerinde durulur. Ülkemizde de her yıl 16 Ekim günü gazete ve dergilerde konuya ilişkin yazılar yayınlanır. Radyo ve televizyonda konuşmalar yapılır. Okullarda beslenmenin, dengeli beslenmenin önem ve gereği anlatılır.

Gıdaya ulaşım açısından Dünyada üç grup insanlar vardır. Bunları

(AÇLAR), (YARI AÇLAR)

ve

(TOKLAR)

olarak sınıflandırabiliriz.

AÇLIK,

yetersiz beslenme, bedenin gerekli ölçü ve türde besin alamaması durumudur. Dünya genelinde 1 milyar insanın

AÇLIK ÇEKTİĞİ

bilinen bir gerçektir. Açlık ve yetersiz beslenme tüm insanlığın ortak sorunudur. Sadece Türkiye’de günde 12 milyon ekmeğin çöpe gittiği söyleniyor. Dünya için bir genelleme yapılırsa çöpe giden ekmek sayısının 1 milyarı aştığı görülecektir. Dünyada 1 milyara yakın insanın açlık sınırında yaşadığı belirtilirken

(YARI AÇ, YARI TOK)

deyimiyle vurgulanabileceklerin sayılarının da 5 milyar dolaylarında olduğu hesaplanıyor. Geriye kalan 1,5 milyar ise büyük bir lüks, şatafat ve israf işinde.

Bir zamanlar gıda üretiminde kendi kendisine yeter ülkelerden biri olan Türkiye, maalesef bu özelliğini kaybetmiş ve gıda tüketiminde de dışa bağımlı bir duruma gelmiştir. Bunun en önemli sebepleri arasında tarım ve hayvancılık konusuna gereken önemin verilmemesidir. Halkımızın iyi ve yeterli besin alması amacıyla Milli Gıda Yüksek Kurulu adında bir örgütün kurulduğu bilinmektedir. Bu kurulun görevleri arasında besin maddelerinin üretim ve tüketim sorunlarını araştırmak, Beslenme sorunlarının çözümleri için öneriler saptamak, konuya ilişkin yasal düzenlemeleri incelemek gibi konular yer almaktadır.

Yapılan bir araştırma sonucuna göre besin maddelerinin onda biri çöplüklere atılmaktadır. Atılan besin maddelerinin başında genelde tahıl ürünleri gelmektedir. Bu savurganlığın önlenmesi için üstümüze düşen görevleri yapmalı, savurganlığın her türüne de karşı çıkmalıyız. Yakınlarımızı bu konuda sürekli uyaralım.

Başlıca besinlerimiz sebze, meyve, et, ekmek, yağ, tuz, süt, su, yumurtadır. Besinlerin bir bölümü vücudumuz için gerekli olan ısı ve enerjiyi sağlar. Bunlar şekerli maddeler ve yağlardır. Bir bölümü organlarımızı onarır, büyümemizi etkiler. Bunlar süt, yumurta, baklagiller gibi proteinlerdir. Vitaminler ise vücudumuzu hastalıklardan korur. Vitaminler daha çok meyve ve sebzelerde bulunur.

Evet, 16 Ekim Dünya Gününü idrak ederken, başta Afrika kıtasında yaşayan açlığa mahkum bırakılmış insanlar yanında, ülkemizde yaşayan milyonlarca aç ve yarı aç, yarı tok insanların durumlarını düşünmek zorundayiz. Tabii, düşünmek yetmez, bu konuda bir sosyal devlet olarak hükümetlerin üzerlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekir. Vatandaşlar olarak bizim üzerimize düşen görev ise aşırı tüketimden ve gıda israfından kaçınmaktır.

(Biri yer, biri bakar, kıyamet

bundan kopar)

atalar sözünü de unutmayalım!

ANEKDOT

Yıllar sonra karşılaşan iki eski okul arkadaştan biri hayli şişmanlamış, kilo almış, diğeri ise zayıf, cılıs ve çelimsiz bir görünümdeymiş.

Kucaklaşıp, merhabalaştıktan sonra, şişmanlamış olanı, cılız durumda olana biraz da istihzayla:

-Dostum, seni gören, millet açlıktan kırılıyor zannedir!

demiş.

Beriki de lafın altında kalmayarak:

-Seni görünce de sebebini farkeder!

Cevabını vermiş. İşte, aç ve tok insanların durumunu en güzel ifade eden anekdot bu!

Yazarın Diğer Yazıları