2020 yılı kâbuslarla dolu bir yıl olarak zihinlere kazınmıştır. 2020 yılını yaşayanlar, ömürleri boyunca bu yılı asla unutmayacak ve yıllar sonra
(KORONAVİRÜS YILI)
olarak anımsayacaklardır. Tarih de bunu böyle yazacak, unutulmaz yıllardan biri olarak tarihin sayfalarına girecektir,
Kâbus dolu bu yılı nasıl unutalım ki, dünya genelinde 2 milyon insanımızın canlarını aldı. Ekonomiyi hiç olmadığı kadar zora soktu. Yıl içinde 2 trilyon dolar ekonomik kayıplara yol açtı. Bütün insanlara maske taktırdı. Düğünleri, dernekleri, toplantıları, yasları, sevinçleri iç etti. Yaşamayı, gülmeyi unutturdu.
Öyle bir yıl ki cenaze çıkmayan bir ev bir aile bırakmadı. Bütün insanlar diken üzerinde. Seyahatler, gezmeler, tozmalar kısıtlanmış. Okulların bile kapılarına kilit vurulmuş. Çayhaneler, meyhaneler, marketler kapalı. İnsanlığın üzerine adeta ölü toprağı serpilmiş! Bu öylesine bir kabus yılı ki, hiç kimse yarın ne olacağından emin olamadı. Ölüm korkusu, bütün insanları sarmış, fakir, zengin, yaşlı, genç, ne yapacağını şaşırmış. Hani derler ya, anneler bile çocuklarına sarılamaz bir duruma düşmüş!
2020 yılı kabuslarla dolu geçerken, maalesef, idrak ettiğimiz 2021 yılında henüz kabusu atlatmış değiliz. Yeni yıla da KORONAVİRÜS kabusuyla girdik. Sonuçları kesinleşmemiş aşı çalışmaları var. Mutasyona uğradığı belirtilen bu mikroptan, 2021 yılı içinde kurtulup, kurtulamayacağımız şüpheli! Yani, Kabus dolu bir yıldan, yeni yıla kabuslu bir geçiş yaptık. İnsanlığın önünde çok çetin aylar var. Dileriz ki, bilim insanlarımız, 2021 yılında bu pandeminin önlemini alacak aşıyı bulurlar da, bütün insanlık rahat bir nefes alır.
Kabusla uyandığımız 2021 yılının ilk aylarında bu kabustan kurtulmamız dileklerimizle, yine de bütün insanlığın yeni yıllarını kutluyoruz!