Yaz mevsiminde en çok tüketilen meyvelerin başında karpuz gelir. Türkiye’de özellikle Adana ve Diyarbakır karpuzunun namı vardır. Bu sıcak günlerde, buzdolaplarında soğutulmuş bir karpuzu dilimleyerek iştahla yemek elbette ki güzel bir durum.
Ne var ki, insanoğlu bitkilerin genleriyle oynamağa devam ediyor. Dünyanın önde gelen
karpuz
yetiştiricileri arasında bulunan Türkiye'de, karpuz fiyatlarının ucuzluğuna sevinirken, bir bakıyoruz ki, karpuzların eski tadı yok. Renkleri kan kırmızısı amma, tat, kabak gibi! Çünkü çok kilo çeksin diye, kabak aşısıyla aşılanmışlar.
Karpuzların tatlarının bozulmasına üzülen vatandaşlar özellikle kabak aşılı karpuz üretimine karşı tedbir alınmasını istiyorlar. Bazı illerde hal esnafları
kabak aşılı karpuz
satmama
kararı almakta ve uygulamaktalar. Bu kararın, Belediyeler aracılığıyla bütün illerde uygulanması gerekir. Maalesef,
“kabak aşılı karpuz”
Şehrimize de bol miktarda getirilmekte ve piyasaya arzedilmektedir.
“Kabak aşılı karpuzlar”
dış görünüşleri itibarıyla çok albenili olmak yanında kestiğinizde de kıpkırmızı olduğunu görüyorsunuz. Çehresi güzel, rengi güzel ama yedikten bir süre sonra ağız tadınızın kaçtığını ve ağzınızı tuhaf bir tadın kapsadığını hissediyorsunuz.
Kabak karpuz fidesinin
veriminin çok yüksek olması, 1 dekardan 5-10 ton karpuz elde edilmesi, hem aynı tarladan her yıl üst üste iki hasat alınması, ekiciler açısından oldukça cazip. Vatandaşın, ağzının adı bozulmuş, kimin umurunda!
KABAK AŞILI KARPUZ
üretimine karşı üreticilerin uyarılması ve belediyelerin, beldelerine bu tip karpuzların getirilmesini yasaklaması gerekir. kabak aşılı karpuzlar, beldelerdeki hallere sokulmazsa, haliyle üreticilerin elinde kalacak ve üretiminden vazgeçilecektir.
Sadece belediyeler değil, sebze ve meyve komisyoncuları da konuyla ilgilensinler ve çok kazanmak için, yaz mevsiminin bu sıcak günlerinde, ağzımızın tadının bozulmasına müsaade etmesinler!