Cüneyt Arıtürk

İŞTE GERÇEK BAŞKOMUTAN!

Cüneyt Arıtürk

“BAŞKOMUTAN” olmak öyle yasa koymakla gerçekleşmez. Gerçekte Başkomutan olanların meydan muharebeleri kazanmaları gerekti.  Türkiye Cumhuriyeti tarihinde BİR TEK BAŞKOMUTAN VARDIR. O DA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR. Mustafa Kemal Paşa’ya BAŞKOMUTANLIK uhdesinin verilmesi 1921 yılında Meclis-i Mebusanın kararıyla gerçekleşmiştir.  Sakarya Meydan Savaşı öncesinde Mustafa Kemal'e, Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921'de

''Başkomutanlık''

unvanını vermiştir. Savaşın, 13 Eylül'de kazanılmasının ardından, ''Garp Cephesi Komutanı'' İsmet (İnönü) Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa, cepheden, ''Edirne Mebusu İsmet ve Kozan Mebusu Fevzi'' imzalarıyla Meclis'e 15-16 Eylül 1921'de gönderdikleri tarihi önergeyle,

MUSTAFA

KEMAL'E ''MÜŞİRLİK''

rütbesi ile

''GAZİLİK'' UNVANI ''TEVCİHİNİ''

önerdiler. Önergede şöyle deniliyordu:

“Bizzat muharebe meydanındaki tedbiriyle  muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine  müşirlik rütbesi ile gazilik unvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya  bütün orduya müteveccih bir eser-i takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz.”

Teklifi yapanlar, Kurtuluş Savaşlarının büyük kumandanları arasında yer alan İsmet ve Fevzi Paşalar olunca, önemi kat-kat artmaktadır. Çünkü onlar da birer kahraman! Ancak Gazilik ve Müşirlik mertebesine kendilerini değil, Mustafa Kemal Paşa’yı lâyık görüyorlar. İşin içinde haset yok, riya yok! Hakkı, teslim etmek var!

Meclis'in kanunla bu önergeyi kabul etmesiyle ''Mareşal'' rütbesi ve ''Gazi'' unvanı verilen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Meclis'te şöyle bir teşekkür konuşması yapar:

''... Kazanılan bu başarı, Yüksek Heyetinizin iradesiyle kuvvet bulan ordumuzun iradesi sayesinde, düşman ordusunun iradesinin  kırılması suretiyle belirmiştir. Bu sebeple ödüllendirişinizin gerçek muhatabı yine ordumuzdur.''

Mustafa Kemal, 20 Eylül 1921'de orduya yayımladığı bildiride ise şunları söyler:

''...Zaferden dolayı sizin kahramanlıklarınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz fedakârlıklar pahasına kazanılan bu büyük muzafferiyetlerin millet tarafından takdirini gösteren bu rütbe ve unvanı, ancak size mal ederek bütün askerlik hayatımın en büyük iftihar sermayesi olarak taşıyacağım.''

Biz ATATÜRK’Ü

de, Şanlı Ordumuzu da,  şehitlerimizi ve gazilerimizi de yürekten seviyoruz.

Ordumuzu “PEYGAMBER OCAĞI” olarak biliyoruz. Askerimizin adı “MEHMETÇİKTİR” Bu adı Hazret-i MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) adından almıştır. Bunu çok iyi biliyoruz ve bunun bilincindeyiz.

Ordumuza, şehitlerimize gazilerimize dil uzatanları, her vesile ile karalamaya çalışanları hiç mi, hiç sevmiyoruz. Şayet, bugün Türkiye Cumhuriyeti varsa, dinimizi özgürce ifa edebiliyorsak, günün beş vaktinde minarelerimizden ezan sesleri yükseliyorsa, camilerde namaz kılınıyorsa, bunu, Kahraman Ordumuzun gazilerine ve şehitlerine borçlu olduğumuzu biliyoruz.

Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı,

ŞANLI ORDUMUZDUR.

Bunu bildiğimiz için yıkıcı, bölücü eylemler, bize sivrisinek vızıltısı gibi gelmektedir.

Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar kalmasının da

KAHRAMAN ORDUMUZLA, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ

sayesinde olacağına inanıyoruz.

Ordumuza, şehitlerimize gazilerimize dil uzatanları, her vesile ile karalamaya çalışanları hiç mi, hiç sevmiyoruz. Şayet, bugün Türkiye Cumhuriyeti varsa, dinimizi özgürce ifa edebiliyorsak, günün beş vaktinde minarelerimizden ezan sesleri yükseliyorsa, camilerde namaz kılınıyorsa, bunu, Kahraman Ordumuzun gazilerine ve şehitlerine borçlu olduğumuzu biliyoruz.

Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar kalmasının da

KAHRAMAN ORDUMUZLA, ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ

sayesinde olacağına inanıyoruz.

Bu düşünceler içinde haykırarak diyoruz ki: Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, yaşasın Türkiye Cumhuriyetinin varlığını korumak ve kollamakla görevli Şanlı Türk Ordusu!

RAHMET VE MİNNET SANA EN BÜYÜK GAZİ VE EBEDİ BAŞKOMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

Başta Mustafa Kemal

ATATÜRK

ve silah arkadaşları olmak üzere bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz ruhları şad,

MEKÂNLARI CENNET OLSUN!

Yazarın Diğer Yazıları