Camiler ve Din Görevlileri haftası içindeyken, özellikle bir hususu vurgulamak isterim. İslam Dininde
(DİN ADAMI)
diye bir sınıf yoktur. Hıristiyanlıkta olduğu gibi
RAHİPLER SINIFI
oluşmasına cevaz verilmez. Aslına bakarsanız imamlara ve müezzinlere ücret ödenmesi de caiz değildir. Peygamber Efendimiz ve sahabe-i kiram döneminde maaşlı imamlar, müezzinler yoktu. Bu işleri, en liyakatli insanlar, meccanen yaparlardı. Hem, birilerine din adamı denilince, diğerleri
DİNSİZ ADAM MI OLUYORLAR!
Asrımızda İslamiyet özünden çok saptırılmıştır. Hıristiyanlıkta olduğu gibi bir
RUHBANLAR SINIFI
oluşturulmuş gibidir. Ruhban sınıfını çağrıştırması açısından
(DİN
ADAMI)
deyimi yanlış bir deyimdir. Yanlışları en azından bilmekte ve mümkün olduğu ölçüde düzeltmekte yarar vardır. İslam dini ruhbanlıktan uzaktır. Dinin özünde olmayan bir şeyi, dine mal etmenin sakıncaları vardır. Hıristiyanlık da, rotasından böyle çıkmış ve ruhbanlık sınıfının oluşması sonucu hak din olmaktan çıkmıştır.
Türkiye’de camilere, mescitlere ilk defa imamlar ve müezzinler atanmaya başlandığı zaman,
(maaşlı imamın arkasında namaz
kılınmaz)
diyerek ayrı cemaatler oluşturulduğu anlatılır.
Eğer İslamiyet’te DİN ADAMI sıfatı aranırsa FETÖLER, METÖLER, ADNAN HOCALAR, CÜBBELİLER ve benzerleri ortaya çıkar. Bunların hem topluma, hem dinimize verdikleri zararı bir düşünün bakalım.
Evet,
(Camiler ve Din Görevlileri Haftası)
kutlanırken, böyle bir hatırlatma yapmayı uygun bulduk. Hadi
(DİN
GÖREVLİLERİ)
deyimine
(EYVALLAH)
diyelim ama İslam dininde
(DİN
ADAMLARI)
diye bir deyimi asla kabul etmiyoruz…