İslam’ın şartlarını beşe, imanın şartlarını altıya indirgemişiz. Böyle tutturmuş, böyle gidiyoruz. Peki, gerçekten böyle midir! Bu konuda ayet-i kerimeler ve sahih hadisler var mıdır.
İslamın şartları:
Kelime-i Şahadet getirmek,
Namaz Kılmak,
Oruç Tutmak,
Zekât vermek,
Hacca
Gitmek
olarak belletilir.
İmanın şartları ise
Allah'ın varlığına inanmak.
Meleklere inanmak.
Kitaplara inanmak.
Peygamberlere inanmak.
Ahiret gününe inanmak (öldükten sonra dirileceğine)
Kadere inanmak
olarak özetlenir.
Ancak, İslam’ın ve imanın şartları sadece bu maddelerden ibaret değildir.
Kur’an-ı Kerim’i
elinize alınız ve okuyunuz. Arapça bilmiyorsanız, mealini tetkik ediniz.
YÜCE ALLAH’IN (Celle
Celelühü)
ayet-i kerimelerde
(YAPIN)
buyurduğu her hususu yapmak dinin şartlarından olduğu gibi,
(YAPMAYIN)
buyurduğu her işi yapmamak da, İslam’ın şartlarıdır. Bunların tümüne inanmak da imanın şartları!
Yani, Kur’an-ı Kerim’in mealini elinize alarak okuyunuz. Yüce Allah’ın
(YAPIN)
buyurduğu emirleriyle,
(YAPMAYIN)
diyerek yapılmalarını yasakladığı hususları alt-alta koyunuz. İşte, İslam’ın ve imanın şartları bunlardır. Özetle Yüce Allah’ın
(YAPIN)
buyurduklarını yapmak,
(YAPMAYIN)
diye buyurduklarını da yapmamak İslam’ın ve imanın şartları arasındadır.
Örnek olması açısından, her Cuma günü hutbenin sonunda okunan ayet-i kerimenin mealini sunalım:
(Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.)
Bakın, sadece bu madden kısacık, mana itibarıyla ciltler dolusu tefsiri olabilecek Ayet-i Kerime’de bile gerçek Müslüman olmak için aranan tam dört şart vardır.
*Adil olmak,
*İyilik yapmak,
*Yakınlara yardım etmek,
*Hayasızlıktan, fenalık ve azgınlıktan sakınmak.
Bu ve benzeri daha nice
KUR’ANİ EMİRLERİN
İslam’ın şartlarından olduğunu kim inkâr edebilir!
ABD VE DİĞER EMPERYALİST ÜLKELERİN OYUNLYARI
Başta ABD olmak üzere, batılı emperyalist güçler Müslüman ülkeleri birbirine kırdırarak yağmalamak işinde gerçekten büyük bir maharet sergilemektedirler. Dikkat ediniz, Müslüman ülkelerin hemen hepsi barut fıçısına ve yangın alanına dönmüş gibi. Küfrün karşısında birleşeceklerine, talimatları doğrultusunda hareket ediyor ve birbirlerini kırmak konusunda sınır tanımıyorlar.
Ortadoğu coğrafyasına şöyle bir bakalım. Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Pakistan’da, Afganistan’da, hatta Türkiye’de bile birbirlerini öldürenler hep Müslümanlar değil mi! Birbirimizi öldürmek için bahaneler uydurmakta oldukça mahiriz. Tabii, bu katliamları kotaran ve Müslüman ülkeleri birbirine düşüren başta ABD olmak üzere, Batılı emperyalist ülkelerdir. Böyle yapmasalar, Ortadoğu’nun zengin kaynaklarını nasıl yağmalayacaklar.
Bu Bölgenin insanları olarak, oynanan oyunların farkındayız. Farkında olmayanlar, Müslüman ülkelerin, gâvur ülkelerle işbirliği halinde olan yöneticileridir. Aslında, onlar da farkındalar ama görmemeyi, duymamayı, konuşmamayı tercih ediyorlar. Yani, kısa tarifiyle ÜÇ MAYMUNLARI OYNUYORLAR!
İslamın ve imanın şartlarını öğrenmek kadar emperyalistlerin bu oyunlarını öğrenmemiz gerekmez mi! Yazık Müslümanlara, yazık Müslüman geçinen işbirlikçi hainlere…