Biz Müslümanlar zannederiz ki, İslam Dininde sadece 5 farz vardır. Oysa, Kur’an-ı Kerim incelendiğinde o kadar çok farzlar ortaya çıkar ki şaşırır, kalırsınız.
Dinimizde farz olan hususların ilki ADALET ise ikincisi de (EMANETİN EHLİNE VERİLMESİDİR.) Bu farzları uygulamak belki de namaz kılmanın, oruç tutmanın hacca gitmenin, zekât vermenin dahi önünde olması gereken kurallardır. KELİME-İ ŞAHADET hariç diğer farzların önündedirler.
Kur’an-ı Kerim’de: İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagyi, yeizukum leallekum tezekkerûn buyurulmaktadır.
Bu ayet-i kerimenin meali alisi şudur: Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. (O, gerçekleri) hatırlayasınız diye size öğüt vermektedir.
Diğer bir ayet-i kerimenin meali alisi de şöyledir:
(Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu, Allah işiten, görendir.)
Adaletin emeredilmesi ve işin ehline verilmesi konuları basit şekilde tevil edilemez. Adalete ve emanete hıyanet edilmezse insanlık gerçekten rahat ve huzur içinde olur.
Günümüze uyarlarsak, adaletin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır. Özellikle devlete ait mevki ve makamların ehil olanlara verilmesi de en önemli emanetler cümlesindendir. İşin ehli varken yandaş, candaş, sırdaş, arkadaş, akraba diyerek birilerine makamlar peşkeş çekilirse, hem adalete, hem emanete en büyük ihanet olur. Bu ihanet, koca bir devleti çökertecek sonuçlar doğurabilir. Nitekim ülkemizde yaşanan
FETÖ
olayının en gerçekçi sebebi, adaletin ve emanetin ehline değil de, müritlere, muhiplere, biat edenlere verilmesinden kaynaklanmıştır.
Ehil olmadıkları halde
FETÖ
sayesinde bir makamlara gelen hâkimler, savcılar, paşalar, valiler, kaymakamlar ve benzerleri ülkeyi ne hallere getirdiler, yaşamadık mı! Ehil kişiler varken, ehliyetsiz, kabiliyetsiz, cibilliyetsiz kişilerin önleri açılarak belli makamlara getirilince olanlar oldu.
Bakıyoruz da, hala emanetin ehline verilmesi konusunda gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Yine yandaşlar, candaşlar, biat edenler kayırılıyor. Yani, yaşanan bunca badirelerden yine de ders alınmamış.
FETÖ’YÜ
tasfiye ederken, yerine
METÖ’YÜ
ikame ederseniz, emaneti ehline vermiş olmazsınız.
Ayet-i Kerime’nin mealinin devamında (
insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder) denilerek Yüce Rabbimizin emri tebliğ edilir. Yani, ADİL OLMAK din-i İslam’ın en önemli farzıdır.
Bizim Siirt’çe lisanımızda unutulmuş bir atasözümüz vardır. (Meyye eymın sam-u salla. İye eymın kafel bep ız zılm u araf Allah) deriz. Bu atasözün Türkçe karşılığı şudur: (Önemli olan oruç tutmak, namaz kılmak değildir. Asıl olan zulmün kapısını kapatmak ve Allah’ın rızasına uygun hareket etmektir.)
Hem, emaetin ehline verilmemesi kıyametin alâmetlerinden sayılmıştır. FETÖ darbesi de, Türkiye açısından küçük bir kıyamet değil mi!