ROBİNSON CRUSOE
adlı kitapta okumuştum. Kitabın kahramanı, düştüğü ıssız adada bir
YAMYAMLA
karşılaşır ve dost olurlar. Adada dolaşırken bir ara yabancı birini görürler. Kendilerini öldürmek isteyen bu kişiyi, kendileri öldürürler. Robinson öldürülen kişi için bir çukur açarak gömmek isteyince, Yamyam arkadaşı, pişirerek yemeyi teklif eder. Ancak, Robinson kabul etmez ve bir çukur kazarak adamı gömmek işinde ısrar edince, Yamyam arkadaşı söylenir:
-Siz beyazlar, ne kadar vahşisiniz. Etini yemeyeceğiniz halde insanı öldürüyorsunuz!!!
Gerçekten de biz insanlar dünyanın en vahşi canlılarıyız. Birbirimizi öldürmek için toplar, tüfekler, füzeler, hatta atom bombaları icat etmişiz. Savaşlarda her yıl binlerce insan ölmektedir. Hele cihan savaşlarında ölenlerin, yaralananların haddi hesabı yoktur. Günümüzde, Gazze’de/Fillistin’de yaşanan soykırımla bakın! Oysa savaşlara harcanan bu paralar, insanlık âleminin mamur olması için harcansaydı, dünyada ne aç kalan olurdu, ne açıkta kalan.
Bakın, doğanın en vahşi canlısı olarak tanımladığımız
ASLAN
bile, bir avı avlayıp doyduktan sonra, acıkmadıkça ikinci bir av yakalamanın peşine düşmez! Oysa biz insanlar ne kadar doyumsuzuz!
Üzerinde yaşadığımız Dünya, sadece insanlara ait de değildir. Doğadaki bütün canlıların bu gezegen üzerinde en az insanlar kadar hakları vardır. Ama biz insanlar, onların bu haklarını da gasp ediyoruz!
Son aylarda İsrail’in, Filistin ve Gazze’de yürüttüğü SOYKIRIMA BAKIYORUZ. Üstelik bu soykırımı sürdüren İsrailliler, bunu ALLAH ADINA yaptıklarını iddia edecek kadar bir sapkınlık içindedirler.
Evet, gerçekten de insanlar, dünyadaki en vahşi hayvanlardan kat-kat vahşidirler.