Cüneyt Arıtürk

İLAHİ ADALET, ER-GEÇ TECELLİ EDER!

Cüneyt Arıtürk

Maalesef, ülkemizde adalete güven oranı yüzde yirmiler düzeyine düşmüş bulunmaktadır. Ancak, bir de

İLAHİ

ADALET

kavramı vardır. İlahi adalette mizan şaşmaz, yanılma oranı yüzde sıfırdır. Bu dünyada olmazsa bile, ahrette tecelli edecektir. Boynuzsuz koçun, boynuzlu koçtan alacağı tahsil edilecektir.

İlahi adaletin er-geç tecelli edeceğini anlatan bir anekdotumuz var. Bu anekdotu okuyucularımızın takdirlerine sunarak, yorum yazımı noktalayacağım.

Anekdot şu:

Öyle anlatılır ki, Siirtli iki ortak varmış. Bu ortaklardan biri gerçekten iyi niyetliymiş. Diğeri ise içten pazarlıklı katil ruhluymuş.  Ortağının servetine ve hatta hanımına göz diken kötü niyetli ortak, yağışlı bir gün ortağını sözde gezmeye götürmüş ve onu öldürmüş. Son nefeslerini verirken maktulün, katiline:

-Sen beni öldürdün amma, bu işin gizli kullanacağını zannetme. Gün gelecek, mutlaka olay ortaya çıkacak! Allah, hiç kimsenin zulmünü gizli bırakmaz!

demiş.

Bunun üzerine katil:

-Ne şahit var, ne delil. Bu nasıl olacak?

diyerek müstehzi bir şekilde cevap vermiş.

Öldürülen kişi son nefeslerini verirken:

-Sen öyle zannet. Bu yağan yağmurun damlaları bile beni katlettiğinin şahidi olacaklar ve seni ele verecekler!

demiş.

Kötü ortak, öldürdüğü arkadaşının cesedini orada bir ağacın altına gömmüş ve olaydan hiç haberi yokmuş gibi geri dönmüş. Hem arkadaşının malına konmuş, hem de dul kalan eşini almış. Maktulün hanımı, aslında katil kişiyi sevdiği için değil, kocasını öldürerek kaybettiğinden şüphelendiği ve bir fırsat bulup, gerçeği söyletmek için evlenmiş. Bunun için de kocasının katili olduğunu tahmin ettiği kişiyle sözde mutlu bir  eş numarası yapmış.

Katil de, ortağının evlendiği dul karısının kendisini gerçekten sevdiğine inanmağa başlamış. Bir gün eşiyle birlikte ortağını öldürdüğü ormana gitmişler. O gün de tesadüfen yağmur yağıyormuş. Ortağını gömdüğü ağacın altına gelirken,  maktulün son nefisini verirken söylediği sözlerini anımsayarak:

-Hani yağmur damlaları şahitlik yapacaklardı ve seni öldürdüğümü söyleyerek beni ele vereceklerdi!

diyerek kahkahalarla gülmüş. Söylediklerinin mânasını sorunca da artık kendisini çok sevdiğini zannettiği karısına durumu anlatıp:

-Hem malına, mülküne konmak, hem de seni almak için eski kocanı ben öldürdüm ve bu ağacın altına gömdüm. Böylece hem sana sahip oldum, hem malına!

demiş ve olanları anlatmış.

Kadın o an için durumu idare ederek:

-Ne iyi etmişsin!

diye söylenmiş amma, ilk fırsatta durumu zamanın kadısına anlatmış. Ağacın altı kazılmış ve öldürülen kişinin cesedi çıkarılarak, katil yakalanıp

“kısasa kısas”

hükmünce ölüm cezasına çarptırılmış.

İşte, bizim Siirt’çe lisanımızdaki,

“Katil olaylarının failleri asla gizli kalmaz. Allah, yağmur damlalarına bile söyletir”

deyiminin bu olaydan türediği iddia edilir.

Yani, sözün özü

ALLAH DİLERSE YAĞMUR DAMLACIKLARINI DA KONUŞTURUR. İLAHİ ADALET ER-GEÇ TECELLİ EDER.

Yazarın Diğer Yazıları