Yılın 14 Nisan günleri
(Dünya Yunus Günü)
olarak kutlanır. Yunus, denizlerde yaşayan en sevimli balık türüdür. Türkiye'yi çevreleyen tüm denizlerde yunus balığını görmek mümkündür. Ancak ve maalesef birçok canlı türü gibi yunuslar da çeşitli tehditlerle karşı karşıyadırlar. Varlıkları giderek azalmaktadır. Avlanmasının yasak olmasına karşılık yine de gizlice avlandıkları, zaman-zaman balıkçı ağlarına takıldıkları, deniz ve ses kirliliği nedeniyle tehdit altında oldukları bilinmektedir.
Türkiye'yi çevreleyen sularda üç yunus türü bulunmaktadır. Bunlar
AFALİNA,
MUTUR VE TIRTAK
olarak adlandırılırlar.
Yunuslar akciğerleriyle solunum yaparlar, solungaçları yoktur. Soluk alabilmek için suyun yüzeyine çıkarlar. Sıcakkanlı hayvanlardır ve vücut ısıları sabittir. Canlı doğum yaparlar ve yavrularını emzirirler. Beyinleri, sinir sistemleri ve sosyal örgütlenmeleri oldukça gelişmiştir. Memeliler sınıfında yer aldıkları için gerçekte balık sınıfından sayılmamaları gerekir.
Dünya'da 43 yunus türü vardır, bunların 38'i denizlerde, beşi ise nehirlerde yaşar. Bazı yunuslar yaklaşık 10 metreye kadar sıçrayabilir. Nefeslerini yaklaşık 30 dakika tutabilirler. Ortalama yaşam süreleri 17-20 yıldır ama 50 yıl yaşamış bireylere rastlanmıştır. Günde 15 kg balık tüketebilirler. Deniz memelileri seslerini kullanarak iletişim kurar, yiyecek ve yollarını bulur.
Yunuslardan bahsedilince ilk akla gelen Hz. Yunus Aleyhisselamdır. Kur’an-ı Kerim’de “balığın yuttuğu peygamber” olarak tanımlanır. Yunus Peygamberle, yunus balığı arasında irtibat kurulmasının bir nedeni, Hazret-i Yunus’u yutan balığın Yunus balığı olduğundan kaynaklanır. Hatta bu balık türüne, hazret-i Yunus’tan dolayı bu ismin verildiği öne sürülür.
Kur’an-ı Kerim’de Hazret-i Yunus’tan Nisa suresinde “kendisine vahiy indirilenlerden”, En’am suresinde “doğru yola sevk edilenlerden. Alemlere üstün kılınanlardan”, Kalem suresinde de “Salihlerden” olduğundan bahsedilmektedir.
Hz. Yunus’un peygamber olarak gönderildiği Ninova, putperest bir kavimdi. Uzun yıllar boyunca sadece iki kişi kendisine inanmıştı. Tebliğinde başarısız olan Hz. Yunus, Allah’a yakararak canını almasını istemiştir. Yüce Allah bu dileği kabul etmemiş, “halkına 40 güne kadar hak yoluna dönmediklerinde büyük bir azabın onları saracağını” söylemesini emretmiştir.
Hz. Yunus da bu tebliği yapmış, fakat yine kimse kendisine inanmamıştır. 37. günde Hz. Yunus, halkının yanından ayrılarak, onları bir başlarına bırakmıştır. Azabın alameti olarak insanların yüzleri sararıp, takatten düşmeye başlayınca imana gelip, tövbe etmeye başladılar. Allah da Ninovalıların tövbesini kabul edip, azabı üzerlerinden kaldırdı.
Halkının üzerinden azabın kaldırıldığını ve tövbelerinin kabul edildiğini öğrenen Hz. Yunus, yalancı duruma düştüğü için bir gemiye binerek şehri terk eder. Yolda büyük bir fırtına koparak, gemiyi batırma durumuna gelir. Mürettebat ve yolcular kendi tanrılarına dua ederler. Sonunda birinin kurban olarak denize atılmasına karar verirler. Bunun için de aralarında çöp çekerler.
Denize atılacak kurban olarak Hz. Yunus, belirlenir ve onu denize atarlar. Hz. Yunus’u büyükçe bir balık yutar. Allah’ın emriyle balık, onu yemez ve üç gün midesinde canlı yaşamasına izin verir. Balığın karnındayken Hz. Yunus sürekli olarak Enbiya Suresinin “LE İLEHE İLLE ENTE SUBHANEKE İNNİ KUTU MİNEZZALİMİN” “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben haksızlık edenlerden oldum” ayetini okur.
Hz. Yunus, balığın karnından Muharrem ayının (aşure) onuncu gününde Allah’ın inayetiyle kurtulur. Balık onu Dicle kenarında bir sahile kusar. Güçsüz ve yardıma muhtaç olan Hz. Yunus’a hem gölge hem de besin sağlaması için Allah (CC), kikayon bitkisini yaratır. İyileşen Hz. Yunus, peygamberlik görevini devam ettirmek için halkının yanına döner.
Her ne kadar isim benzerliği açısından Hazret-i Yunus’u yutan balığın Yunus Balığı olduğu öne sürülse de gerçekte mavi balina tarafından yutulmuş olduğu daha büyük bir olasılıktır. Mavi balinalardan 33 metre boyunda ve 150 ton ağırlığında olanların bulunduğunu bu arada anımsatalım.
(Dünya Yunus Balığı Günü kutlu olsun) diyerek yazımızı noktalıyoruz.