Bilindiği gibi, MİLLİ PİYANGO çekilişleri de özelleştirilmiş bulunuyor. Hem, çekilişler öyle bir hale sokulmuş ki, sayısal lotoda bir yıldan beri altıyı yani büyük ikramiyeyi tutturan yok. Haklı olarak Milli piyangonun özelleştirilmesine tepki babında (HAYALLERİMİZİ BİLE SATTILAR) diyen vatandaşlar var.
Söz Milli piyangodan açılmışken, bir anekdotu anımsatalım istedik. Anekdot şöyle:
Şehrimizde, lâkabı
(AMMO KEMO)
olan bir zat varmış. O yıllar, talih oyunlarından sadece
MİLLİ PİYANGO BİLETLERİNİN
bulunduğu yıllarmış. İşte, bu
AMMA KEMO DA,
Milli Piyango çekilişlerine çok düşkün biriymiş. Hiçbir çekilişi kaçırmaz, mümkün mertebe çok bilet alırmış. Amma, hiçbir zaman da büyük sayılacak bir ikramiyeyi tutturamamış.
Bir gün, bu
AMMO KEMO’YA, İŞ ORTAĞI HAYLİ PARA VERMİŞ.
Tabii, bir o kadar da kendisi koymuş. Diyarbakır’dan, iş yerlerinde satmak için bazı emtialar alıp, getirecekmiş.
Ammo Kemo’nun
Diyarbakır’a bu gidişi,
YILBAŞI’NA
yakın günlere denk gelmiş.
O
da, ne yapmış beğenirsiniz. Kendisinin ve ortağının verdiğiyle birlikte, bütün parayla
MİLLİ PİYANGO’NUN YILBAŞI ÇEKİLİŞİNE AİT BİLETLER ALMIŞ.
Siirt’e döndüğünde, ortağı:
-Hani mallar?
diye sorunca, ciddiyetle cevap vermiş:
-Bak ortak, senin verdiğin ve benim koyduğum paranın tümüyle MİLLİ PİYANGO BİLETİ ALDIM. İstersen ortak ol, istersen, senin paranı borç say. En yakın zamanda sana geri vereceğim! Borcum, borç!
***
Söz Milli Piyango çekilişlerinden ve talih oyunlarından açılmışken, konuyla ilgili olması açısından bir anekdot daha nakledelim. Anekdot şu:
Gençlik yıllarından başlayarak, Milli Piyango’nun hiçbir çekilişini kaçırmayan, ancak, aldığı biletlere zaman-zaman ya amorti, ya da son iki, üç rakamına ait ikramiyeler çıkan birine 80 yaşına geldiğinde büyük ikramiye çıkınca ne yapmış dersiniz.
İkramiyenin tümüyle büyük ve lüks bir tuvalet yaptırmış. Duvarına da şöyle bir levha kazdırmış:
“Kırkından önce gelen parayla İÇİLİR,
Altmıştan sonra gelen parayla GEÇİNİLİR,
Amma, para sekseninden sonra gelirse
Olsa, olsa işte içine böyle SIÇILIR!”