Cüneyt Arıtürk

'HANIMI GÜZEL OLAN'

Cüneyt Arıtürk

Bugünkü yorum yazımızı bir Siirt Anekdotuyla değerlendirmek ve okuyucularımızı gülümsetmek istedik. İşte, anekdotumuz:

İmamlık, gerçekten çok kutsal bir meslektir. Öyle, herkesin yapabileceği sıradan bir iş değildir. Bakmayın siz, İmam Hatip Okullarından hatta İlahiyat Fakültelerinden mezun olanların

İMAM

olarak atanmalarına. İmamlığın şartları arasında kıraat, kelam, tefsir, hâdis, fıkıh, tasavvuf ilimlerini tahsil etmiş olmak vardır. İmamların, Devlet tarafından atama suretiyle görevlendirildikleri yılların öncesinde, bir toplulukta cemaatle namaz kılınacaksa, en bilgili olarak bilinen şahsın, imamlık yapması gerekirdi. Şayet, ilim yönünden eşit iki veya daha çok kişi bulunursa, hürmeten, en yaşlı olanı, imamet mevkiine takdim edilirdi. Bunda da eşitlik varsa, hasep-nesep gözetilirdi. Meselâ

SEYYİT

olanların öncelikleri vardı.

Bütün bunların yanında yine eşitlik bozulmazsa, o zaman da kişiler arasında

HANIMI EN GÜZEL

OLAN

imamlığa takdim edilirdi.

“Neden?”

diye sorulursa, elbette bunun da bir cevabı vardır! İnsan düşünürse, hikmetini bulmak kolaydır.

İşte, yine böyle bir namaz vakti, çoğunluğunu din adamlarının oluşturduğu bir toplulukta, cemaat halinde namaz kıldırılacakmış. Herkes birbirine bakıyor, imamlık yapmak hakkının kimde olduğu düşünülüyormuş.

Cemaat arasında, çok sayıda bilge insanın bulunduğunu gören nüktedan Siirtli bir Hoca daha fazla dayanamamış ve şöyle söylenmiş:

-Maşaallah, aramızda çok sayıda birbirinden değerli Hocalarımız var. Bu durumda, yapılacak tek şey kalıyor. “Hanımı en güzel olan imamlık makamına buyursun!”

Herkesi gülümseten bu teklif üzerine, cemaatte hazır bulunanlar:

-Hocam, o zaman siz buyurun!

diyerek lâtifede bulunmuşlar. Cemaatin içinde, imamlığa gerçekten en lâyık olanı da zaten oymuş.

Bunun üzerine Hoca:

-Vallahi, benim gözümde, benim Hatun gibi güzeli yok!

diyerek mihraba geçmiş ve imam olmuş…

Yazarın Diğer Yazıları