Cüneyt Arıtürk

HALK ADAMI BİR VALİ

Cüneyt Arıtürk

Üst düzey yöneticileri ve özellikle Valilik makamında olanları kıymetli kılan en önemli özellik, halkla iç-içe olmalarıdır. Halkın takdirini kazanmış Valilerin adlarını araştırıp, bakın, en önemli özelliklerinin halkla iç-içe olmak  meziyetlerinden kaynaklandığını göreceksiniz. Halka yakınlıkları sebebiyle gerek Türkiye genelinde ve gerekse İlimiz açısından adları hep şükranla anıla gelen Valiler olmuştur. Bu Valilerin en önemli ortak özellikleri halkla olan yakınlıklarıdır.

Devletin temsilcileri konumunda olan Valilerin icraatları da devlet adına algılanır. Yani, bir ilin Valisinin halkla diyalogu iyi ise halkın nazarında

(DEVLET İYİ)

demektir.

Cumhuriyet tarihinde Siirt’te görev yapan 47 Sayın Vali gelip geçmiştir. Sayın Osman Hacıbektaşoğlu 48.nci Vali olarak görev yapmaktadır. Şüphesiz, bu Sayın Valiler arasında adları hala saygı, sevgi ve minnetle anılan Valiler vardır. Geçmişe yönelik isim vermek istemiyoruz. İlimize hizmet vermiş sayın valilerimizin tümünü saygı ve minnetle, ebediyete intikâl etmiş olanları da rahmetle anmakla yetiniyoruz.

Kabul etmek gerekir ki, 3 yıldan beri

SİİRT VALİSİ

olarak görev başında olan  Osman Hacıbektaşoğlu da adları unutulmayan Sayın Valilerimizden biri olacaktır. Bu kanaatimizi güçlendiren sebeplerin başında Sayın Vali’nin halkla kurduğu diyalogtur. Hemşerilerimizin taziyeleri olur, Sayın Vali orada. Düğünleri olur, nikah şahidi olarak karşımıza çıkmakta. Esnafın iş yeri yanmıştır, ilk teselli edenlerden başında Sayın Valimiz gelmektedir. Yani, sözün tam anlamıyla

HALK ADAMI BİR VALİ…

Belki de yıllar sonra bir Siirtli çocuklarına, torunlarına düğününü anlatırken, dönemin Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun nikah şahidi olduğunu  gururla söyleyecek, taziyesine gittiği zevatın ahfatları, (O yıllarda Vali olan Sayın Osman Hacıbektaşoğlu da taziyemize gelmişti) diye anlatacak, dükkanı yanan iş sahibi (dükkan yanınca Allah selamet versin, o yıllarda Valimiz olan Sayın Osman Hacıbektaşoğlu dükkanımıza gelerek ‘geçmiş osun’ dileğinde bulundu ve devlet olarak yanınızdayız) dedi, diyecektir.

Evet, üst düzey bürokratların halka sıcak diyaloglar kurmaları çok önemlidir. Devlet Adamı olmanın en önemli vasıflarındandır. 3 yıldan beri İlimizde görev yapan Sayın Osman Hacıbektaşoğlu da şüphesiz

(HALK ADAMI

BİR

VALİ)

olarak anımsanacaktır.

“Bugün böyle bir yazı yazmak gereksinimi neden kaynaklandı”

diye sorulursa el cevap deriz ki, İlimizde haftalık olarak yayın yapan

SİİRT BİRLİK GAZETESİNDE “ESKİ VE YENİ VALİLERİMİZ MEKAN DEĞİŞTİRİYOR. MUSTAFA TUTULMAZ AKDENİZ’E, ALİ FUAT ATİK GÜNEY’E, OSMAN HACIBEKTAŞOĞLU DA İÇ ANADOLU’YA DÜŞÜNÜLÜYOR”

başlığı altında bir haber yayınlanmıştı da.

Biz, Valimiz Sayın Osman Hacıbektaşoğlu’nun başlattığı önemli projeleri tamamlaması açısından İlimizde en az iki yıl daha hizmet yapmasını temenni etmekteyiz. Tabii, ondan sonra da büyükşehirlerden birine Vali olarak atanırsa bundan memnun oluruz. Kendileri de o zaman

“HEM AĞLARIM, HEM GİDERİM”

deseler de olur…

ANEKDOT

Söz, halkla iç-içe valilerden açılmışken adı

(SÜPER VALİ)

olarak anılan merhum  Recep Yazıcıoğlu ile ilgili bir-iki anekdotu anımsatalım, istedik:

Tokat valisi iken adından çok söz ettiren, tebdili kıyafetle köylülerin traktörlerine binip Niksar dört yol mevkiinde köylü traktörcülerden haraç isteyen polisleri görevden alan, içki satan yol kenerındaki büfelerde içki satışını ve kahvelerde kumardan sayılan oyunları yasaklayan Yazıcığlu, Tokat’tan, Aydın Valiliği'ne atanır.

Henüz üç dört günlük vali iken Nazilli SSK Hastanesi ile ilgili bir şikayet kulağına çalınır. Hiç vakit kaybetmeden hastaneye  Tebdil-i kıyafetli kıyafetle gider. Acil bölümünden görevli bir hemşireye:

-Başhekimin odası nerede?

diye sorar.

Hemşire küçümseyici bir ses tonuyla:

- Üst kata çık, koridorun sonundan sağa dön, sondaki oda

diye cevap verir. Yazıcıoğlu üst kata çıkar. Başhekimin odasını bulur. Kapısı açıktır ama başhekim odasında yoktur. İçeri girer. Tam o sırada başhekim gelir.

-Buyrun ne istiyorsunuz ?

diye sorar. Yazıcıoğlu, rahatsız olduğunu, tedavi olmak istediğini ama parası olmadığını söyler. Başhekim kendisine

-Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın

diye cevap verir.

Yazıcıoğlu:

-Devletin görevi vatandaşına bakmak değil mi doktor bey ?" der.

Başhekim sinirlenir ve Yazıcıoğlu'nu odasından kovar. Yazıcıoğlu sessizce aşağı iner, hastanenin iki sokak arkasında bekleyen makam aracına biner, arabada onu bekleyen yardımcısına:

-Gerekli yazışmalar hemen bugün yapılsın yarın görevden alınma yazısını kendisine bizzat ben vereceğim

diye talimat verir.

Ertesi gün bu sefer resmi giyimli, kravatlı, takım elbiseli olarak gider hastaneye...

Elinde rulo halinde bir kağıt...

Bu sefer makam aracı hastane girişine kadar gelir...

Herkes şaşkındır...

Dün gördükleri yamalı pantolonlu, kasketli, yırtık gömlekli adam meğerse yeni atanan Aydın valisiymiş...

-Vay be!

der görevliler...

Hiç vakit kaybetmeden başhekimin odasına çıkar. İçeri girer.

Başhekim dona kalır...

-Siz? Ama siz? der...

Yazıcıoğlu:

-

Evet ben!

diyerek sözlerine şöyle devam eder:

-Bugün itibariyle başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız

Yazarın Diğer Yazıları