Cüneyt Arıtürk

GENÇLERİ ÖNEMSEMEK!

Cüneyt Arıtürk

Gençlere önem verildiği, önemsendikleri iddia ediliyor. Bu iddianın Hiç de doğru olmadığını yaşayarak bilenlerdeniz. Gençler ve özellikle üniversitelerin muhtelif fakültelerinde, yüksekokullarında okuyanların yüzde doksan bölümünün ne kadar perişan durumda olduklarını, üniversite tahsilini tamamlamış biri olarak aynel yakin (yaşayarak) biliyorum.

Tahsilimi, Bartın Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde yaptım. Bartın gibi küçük bir ilde bile, ev kiralarının ne kadar pahalı olduğunu bizzat yaşayarak öğrendim. Bartın’da, Devlete ait yurt binaları vardı ama kapasite itibarıyla üniversite öğrencilerinin onda birine bile yetmiyordu.  Yani, her on öğrenciden dokuzu, kiralık evlerde, pansiyonlarda, ya da otellerde kalmak mecburiyetindeydiler. Üniversite hayatımın ilk yılında, yaşanacak sorunlara nispeten yabancıydım. Bu yüzden üniversitedeki ilk yılım, sonraki yıllara göre çok daha zor geçti. Müteakip yıllar, edindiğimiz arkadaşlarla birlikte müşterek ev kiralamaya, bu suretle, daha düşük kira ödemeye yöneldik. Ancak, genelde 3-5, bazen de 5-10 arkadaşın bir araya gelmeleri ile müşterek kiralanan evlerde sorunlar yaşanmıyor değildi. Müşterek kalınan evlerde her öğrenci kendisine karyola, yatak, yorgan yastık alıyordu. Elbiselerimizi koyacağımız gardrop da vazgeçilemez ihtiyaçlardandı. Müşterek alınan tencere, tava, tabak, tepsi, bardak, çatal, kaşık gibi zorunlu malzemelerimiz vardı. Aybaşında kirayı ödemek için para toplarken, kimi arkadaşlarımızın ceplerinde mangır olmazdı. Mutfak için ortak alınacak zeytine, peynire ve benzeri kahvaltı malzemesine bile verecek paraları olmadığı için masraflara katılmayarak, (Ben kahvaltımı dışarıda yapacağım) diyen arkadaşlarımız olurdu. Elektrik parasını, su parasını zorla bir araya getirirdik. Kaldığımız dairenin temizliğini, bulaşık yıkama işini sıraya koymuştuk. En büyük sorunlar arasında çamaşır yıkama ve elbise ütüleme işleri vardı.

Evet ve maalesef ülkemizde çok zengin ailelerin çocukları haricinde orta gelirli ailelerin bile üniversitelerde okuyan çocuklarının büyük sıkıntıları vardır. Hele, dar gelirli ve yoksul ailelerin üniversitelerde okuyan çocukları, sözün tam anlamıyla perişan durumdadırlar.

Devlet, her işten ve hatta her yatırımdan önce özellikle üniversitelerde okuyan gençlerin yurt sorununu çözmek konusunda gerekli adımları atmalıdır. Üniversite öğrencilerinden tek birinin bile Devlet Yurtları dışındaki yurtlarda kalmalarına fırsat vermemelidir.

Hani bir mısra vardır “Gir sürüye kurt kapmasın a kuzucağım” denilir ya! Aynen de öyle, devlet yurtlarının dışında kalan üniversite öğrencileri üzerinde büyük oyunlar oynanmakta, tarikatlar, cemaatler, vakıflar ve benzeri yerlere ait yurtlarında kalmak mecburiyetinde kalanların adeta beyinleri yıkanmaktadır. FETÖ örneği, bu durumun en canlı örneğidir. Türkiye’nin dört bir yanına saraylar yapacağınıza, yurtlar yaparak, özellikle geleceğimizin teminatları olan üniversite gençlerimize sahip çıkın, kuzuları, kurtlara kaptırmayın.

Yazarın Diğer Yazıları