Fitre, Ramazan ayına özel bir yardımdır. Zekâtın ise belli bir zamanı yoktur. Kişi, ne zaman nisaba (zekât verecek varlığa) ulaşırsa o zaman mükellef duruma düşer. Ancak, yerleşmiş bir gelenek olarak zekâtlar da genelde Ramazan ayı içinde çıkarılmaktadır. Yani, Ramazan ayı fitre yanında zekâtın da çıkarıldığı zaman dilimi sayılır. Bu bakımdan okuyucularımızı bir konuda uyarmak ihtiyacını duyduk. Birçok derneklerin, vakıfların ve benzeri yardım kuruluşlarının vatandaşların fitre ve zekâtlarına talip olduklarını, her Ramazan ayında yaptıkları duyurulardan, astıkları pankartlardan ve benzeri araçlarla ilan etmelerinden müşahede etmekteyiz. Ameller, niyete göredir. İnşallah onların da niyetleri fitre ve zekâtları muhtaçlara ulaştırmaktır.
Ancak, önemli bir konuya dikkatleri çekmek gerekir. Bir şehirdeki, ilçedeki, kasaba veya köydeki zenginlerin fitrelerini ve zekâtlarını öncelikli olarak, ikamet ettikleri yerdeki fakirlere vermeleri esastır. Kendi illerinde, ilçelerinde, belde veya köylerinde ihtiyaç sahipleri varken, zekâtlarını, fitrelerini başka illere, ilçelere, beldelere veya köylere göndermeleri caiz değildir.
Ayrıca dikkat edilmesi gerekli diğer bir husus da zekât veya fitrelerin, öncelikle muhtaç oldukları bilinen akrabalara, komşulara verilmesidir. Kişi, muhtaç durumdaki akrabasını, komşusunu ihmal edip, görmezden gelirse, uzaktaki biri, o yoksullardan nasıl haberdar olacak.
Fitre ve zekâtlarını çıkaracak olanlara anımsatalım. Dağıtıma önce kendi akrabalarından, komşularından başlasınlar. Sizin, onlardan haberiniz olmazsa, başkasının hiç olmaz. Fitre ve zekâtlarınızı vakıflar ve dernekler aracılığıyla değil, kendi elinizle dağıtınız. Yüce Rabbim, vereceğiniz fitrenizi ve zekâtlarınızı kabul eylesin.