Cüneyt Arıtürk

FELAKETLER ZİNCİRİ!

Cüneyt Arıtürk

Türkiye’de felaketler

ADETA

ZİNCİRLEME YAŞANMAKTA.

24 Ocak 2020 günü Elazığ ve Malatya’da 41 vatandaşımızın ölümlerine ve 1700’e yakın vatandaşımızın yaralanmalarına yol açan 6.8 büyüklüğünde deprem oldu! Tabii, verdiği maddi zararlar cabası!

3 Şubat 2020 günü Suriye’de İdlip’de 8 kahraman Mehmetçiğimiz şehit edildi. 6 Şubat 2020’de Van-Bahçesaray yolunda meydana gelen çığ felaketlerinde 36 vatandaşımız hayatlarını kaybederlerken, 75 vatandaşımız da yaralandı. Yine 6 Şubat günü İstanbul’da Sabiha Gökçen Havalimanında yaşanan

UÇAK KIRIMI

sonucu 3 vatandaşımız yaşamlarını yitirirlerken, 179 yaralı vatandaşımız da var.

Felaket zincirinin halkalarına bakarken, acaba Türkiye’mizi saran bir uğursuzluk mu diyeceğiz ama  uğursuzluk kavramına inanmıyoruz! Uğursuzluk varsa, kimlerden kaynaklanıyor diye sorgulayacak da değiliz. Hem bu yaşananları kader olarak yorumlayıp, suçu, kadere yükleyemeyiz! Tedbirsizliği, kader olarak yorumlayamayacağımız gibi, uğursuzluk kavramının da izafi olduğuna inanıyoruz. Yaşanan bu kahredici olaylar, gerçekte tedbirsizlikten, bilgisizlikten ve beceriksizlikten meydana gelmektedir.

Türkiye’nin fay hatları üzerinde olduğunun bilinmesine karşılık, depremlerin yol açabileceği ölümlere ve yıkımlara karşı gerekli tedbirler alınmıyorsa, Suriye’deki Mehmetçiklerimiz, Rusya’nın insafına terkediliyorsa, hemen her yıl çığ felaketlerinin yaşandığı bölgelerde, bu hat üzerinde yeraltı tünelleri yapılarak yollar açılmıyorsa, uçakların bakımlarına yeterli ilgi gösterilmeyerek

KIRIMA

uğramalarına sebebiyet veriliyorsa, bu yaşananları kadere yüklemeye veya birilerinin uğursuzluklarında aramaya sebep kalır mı!

Acaba, zincirleme yaşanan bu felaketlerden gerekli dersler alındı mı, alınacak mı! Yoksa, bütün bu yaşananlar bir süre sonra unutulacak mı! Meydana gelmesi muhtemel depremlerin etkilerini asgariye düşürmek için artık kolları sıvamanın zamanı gelmedi mi! Mehmetçiklerin güvende olmaları konusunda gerekli tedbirler alındı mı, alınacak mı! Çığ felaketlerinin daha önce de yaşandığı ve gelecek yıllarda da yaşanacakları belli olan yollarda tünel çalışmalarının yapılması için kaynak aktarılacak mı! Tehlikeli olduğu iddia edilen İstanbul Havalimanı yerine, Atatürk Havalimanının tekrar devreye sokulması düşünülecek mi! Yoksa uçuşlara elverişli olmadığı iddia edilen İstanbul Hava limanında da Allah korusun bir facianın yaşanması mı beklenecek!

Evet, bu zincirleme felâketler, hiçbir şekilde ne kaderdir ne de uğursuzluk eseridirler. Olsa olsa tedbirsizlik, bilgisizlik, ehliyetsizlik, liyakatsizlik sonucu meydana gelmektedirler.

Yüce Rabbimiz, ülkemizi her türlü afetten kurusun diyeceğiz ama gerekli tedbirlerin alınması şartıyla!

ANEKDOT

Maiyetiyle birlikte ava çıkan Kral, av mahalline gitmek üzere yol alırken, hırpani kılıklı fakirin birini görmüş.

Sabahın erken saatlerinden akşam karanlığına kadar maiyetiyle birlikte avlanmak için koşuşturan Kral, hiçbir şey avlayamayıp elleri boş dönünce, bu durumu, sabah saatlerinde gördüğü fakirin uğursuzluğuna hamlederek, bulunup huzuruna getirilmesini istemiş, huzuruna getirilen fakire:

-Uğursuzluk sende. Senin yüzünden av yakalayamadım!

diyerek öldürülmesini emredince, zavallı adam cevap vermiş:

-Kralım, uğursuz olan ben miyim, sen misin! Sen beni gördüğün için, av avlanamadığı söylüyorsun. Bense, seni gördüğüm için canımdan oluyorum!

Yazarın Diğer Yazıları