Cüneyt Arıtürk

EYYAM-I BAHUR

Cüneyt Arıtürk

İnsanoğlu, yaratılışından bu yana doğayı gözetim altına almış, iklimlerin, mevsimlerin, soğukların, sıcakların zamanlarını tespit etmiş, yıllar içinde neyin ne zaman olacağını, hangi doğa olaylarının ne zaman meydana geleceğini bilir hale gelmiştir. Yılın 365 gün olduğunu, bu 365 günde dört mevsim yaşandığını anlayarak bunları sonbahar, kış, ilkbahar ve yaz olarak tesmiye etmiş, yılı 4 mevsime, mevsimleri de 4 ay’a bölerek hesabını kitabını ortaya çıkarmıştır.

Yine insanoğlu tecrübeleri sonucu yılın en soğuk günleriyle, en sıcak günlerini tespit etmiş, en soğuk günlere erbain, en sıcak günlere ise (sam sıcakları) adını vermiştir. Bu terimler, bizim ülkemiz için geçerli olmakla birlikte, dünyanın her tarafında mevsimler, aylar, sıcaklar, soğuklar tesmiye edilmiştir. İnsanların asırlara dayalı tespitlerinin ne derece doğru olduğu, hâlâ vasıflarını korumalırından belli olmaktadır.

İşte, bu tespitlerlerden biri olarak bizim insanlarımızın kullandıkları

(EYYAM-I BAHUR)

deyimi bulunmaktadır.

Temmuz ayının ortalarından itibaren eyyam-ı bahur, türkiye genelinde kendini hissettirmeye başlamış bulunsa da tarih olarak 31 temmuz 7 ağustos günleri arasında yaşanan sıcaklar anlamında kullanılır.

Eyyam-ı bahur, arapça kökenli olup zaman içinde adeta türkçeleşmiş ve türkçe bir deyime dönüşmüştür.

Arapça kökenli türkçe sözcük olan eyyam-ı bahur, yaz mevsiminin en sıcak ve boğucu günleri için kullanılan bir deyimdir.

Her iki yarımkürede de yaşanan eyyam -ı bahur, kuzey yarımkürede, temmuz ve eylül tarihleri arasında; güney yarımkürede ise bu tarih ocak ve mart arasına yaşanmaktadır.

Eski bir inanışa göre, bu sıcak günlerin büyük köpek takımyıldızı’nda bulunan Sirius çift yıldızıyla bir bağlantısı vardı. Antik yunan ve antik roma kültürlerinde de yaygın olan bu inanış nedeniyle bu günler latince diēs caniculārēs olarak anılmaktaydı. Çağdaş avrupa dillerinde bu terimden türeyen adlar hâlen kullanılmaktadır. (İngilizce: dogdays, Almanca: Hundstage gibi…) Türkçede kullanılan eyyamıbahur terimi kullanılırlığını büyük ölçüde yitirmiş olup, bunun yerine cehennem sıcakları, afrika sıcakları gibi terimler kullanılmaktadır.

Özellikle şu hususu anımsatmakta yarar var. Eyyam-ı bahur günleri kalp ve göğüs hastalıkları olanlar için riskli dönemlerdir. Kişilerde aşırı stres ve asabiyet görülebilir. Orman yangınları başlayabilir. Enerji hattı kablolarının esnemesi, yol malzemelerinin erimesi ya da demiryollarında rayların genleşmesi gibi nedenlerle can ve mal kaybına neden olan kazalar yaşanabilir. 2000'li yıllarda, avrupa'daki sıcak hava dalgalarına bağlı sağlık sorunlarından her yıl on binlerce kişi yaşamını yitirmiştir.

Yaz mevsiminin en sıcak ve boğucu günlerini ifade etmek için kullanılan eyyam-ı bahur günlerine girmek üzereyiz.  Bu günlerde alınması gereken tedbirleri, uzmanlarının tavsiyeleriyle, okuyucularımıza aktarıyoruz.

İşte, eyyam-ı bahur günleriyle ilgili uzman önerileri:

-10.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarına maruz kalmayınız. Mümkünse hiç dışarı çıkmayınız. Gölgelik yerlerde oturunuz.

-Açık renkli ve bol giysiler giyerek vücudunuzu güneş ışınlarından koruyunuz.

-Bol-bol su içiniz. Sıvısı bol yiyecekler tüketiniz.

-Güneş altında yorucu faaliyetlerden kaçınınız.

-Orman yangınlarına karşı dikkatli olunuz.

Yeri gelmişken belirtelim. (INFATASNA) kelimesi, Siirtçe’de kullanılan çok eski bir deyimdir. Belki de   EYYAM-I BAHUR’UN SİİRTÇESİ!

Ancak, bu deyimin (eyyam-ı bahur)a göre, çok daha derin bir anlamı vardır. Eyyam-ı Bahur da gençekte Arapça bir deyimdir. (EYYAM) (GÜN) demektir. (BAHUR) ise (BOĞUCU) anlamına gelir. Yani (BOĞUCU GÜNLER) anlamında kullanılır. (INFATASNA) ise (NEFES ALAMAZ) duruma gelmeyi anlatan deyimdir.

Son günlerde, yaşanan aşırı sıcaklardan dolayı gerçekten de NEFES ALAMAZ duruma geldik. Özellikle akşam ve gece satlerinde Şehrimizin eski dam yaşantısını anımsar olduk. (Ah, şimdi Siirt’in eski kesimindeki evimizde olsaydık ve akşam saatlerinde damlara çıkarak yere serdiğimiz yatakların üzerine uzanarak yıldızlar altında o serin havayı solusaydık) diye iç geçirmekteyiz.

Şimdi, apartman usulü evlerin bir dairesinde, varsa balkonunda yatmak imkânını bulabilsek bile ne mutlu bize.

O zaman (INFATASNA) yerine (ITHEVNIKNE) der, serinlediğimizi anlatırdık.

Gerçekten havalar çok mu, çok sıcak (EYYAM-I BAHUR) deyimi yirine (INFATASNA) deyimini kullanmanın tam zamanı…

Yazarın Diğer Yazıları