Cüneyt Arıtürk

EN YÜCE MAKAMA RANDEVUSUZ ÇIKMAK!

Cüneyt Arıtürk

Koronavirüs pandemisine rağmen, Ramazan-ı Şerif ayının bereketinden yararlanmanın yolları elbette açıktır. Müslüman kardeşlerimiz camilere gitmeseler bile evlerinde hatimlerini okumakta, teravih, vitir, teheccüt namazlarını eda etmektedirler. Şüphesiz, huzuruna çıkılacak en yüce makam

YÜCE

ALLAH’TIR.

Sadece Ramazan’da değil, yılın 12 ayının 365 gününde Müslümanlar günün 24 saatinin her saniyesinde dilerlerse

Hazret-i ALLAH’IN HUZURUNA ÇIKABİLMEKTEDİRLER.

Yüce Allah’ın huzuruna çıkmak için zamana, mekâna hele-hele aracıya ihtiyaç yoktur. Ayet-i Kerimede: “

Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı).” Buyrulmaktadır. Meali alisi:

“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. ‘Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru’ derler.”

Bundan da anlaşılacağı gibi, insan, sadece namaz kılarken değil, ayaktayken, otururken, yatarken bile

Yüce ALLAH’IN

huzuruna çıkabilmektedir.

Dua eden insan, elbette ki YÜCE ALLAH’I göremez amma,

ZAMANDAN VE MEKANDAN MÜNEZZEH OLAN YÜCE ALLAH’IN KENDİSİNİ GÖRDÜĞÜNÜN BİLİNCİ İÇİNDE OLMALIDIR.

Şimdi şöyle düşünün. Dünyevi bir işiniz için validen, paşadan, belediye başkanından randevu istiyorsunuz. Cemiyet içindeki konumunuza göre ya hiç görüşemezsiniz, ya da bir süre beklemek durumunda bırakılırsınız. Hele-hele bir Bakana ulaşmak bizler gibi normal düzeydeki kişiler için  tamamen imkânsızdır. Normal bir insanın Cumhurbaşkanına ulaşması ise adeta imkânsız olan bir taleptir

. Oysa, en YÜCE MAKAM OLAN CENAB-I ALLAH’IN HUZURUNA RANDEVUSUZ, GÜNÜN HER SANİYESİNDE ÇIKABİLMENİZ MÜMKÜNDÜR. Bunun yolu da dua etmekten geçer. Kul, dua ettiği her an için RABBİNİN HUZURUNDA OLDUĞUNUN BİLİNCİNDE OLMALIDIR.

Fanilerin kapılarında beklemektense, her ihtiyacımızı CENAB-I ALLAH’A ARZEDİP, DİLEĞİMİZİ SUNARSAK, DAHA İSABETLİ OLMAZ MI!

Yazarın Diğer Yazıları