19 Eylül günleri 1983 yılından buyana
(GAZİLER GÜNÜ)
olarak kutlanır. Bugünün
GAZİLER GÜNÜ
olarak tespit edilmesinin sebebi ise 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesinin kazanmasının ardından Meclis-i Mebusan (TBMM) tarafından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya
(ATATÜRK) GAZİLİK VE MÜŞİRLİK (MAREŞAL)
rütbelerinin verilmesinden kaynaklanmaktadır.
Mustafa Kemal’in
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz”
emrinden sonra Başkomutanlığında büyük bir zafer elde edilmişti. İşte bu sebeple
Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşal ve Gazilik unvanı verilmiştir.
Dolayısıyla Mustafa Kemal, Mareşallik ve Gazilik unvanlarını anasının ak sütü gibi cephede savaşarak helâl bir şekilde elde etmiştir. Öyle masa başında değil.
Bu millet, şehitlerin ve gazilerin kanları pahasına kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyetinin harcında şehitlerimizin ve gazilerimizin kutsal kanları vardır. Bunun için, yaşadığımız toprakların ne kadar mübarek olduğunu bilelim.
Hem, şairin söylediği gibi:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır
Dolayısıyla biz bu cennet vatanı, GAZİLERİMİZİN VE ŞEHİTLERİMİZİN MÜBAREK KANLARINA BORÇLUYUZ.
19 Eylül Gaziler Gününde bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi
EN BÜYÜK GAZİ MUSTAFA KEMAL’İN (ATATÜRK)
şahsında selâmlıyor, bize armağan ettikleri bu mübarek vatanı, gerektiğinde kanlarımız pahasına koruyacağımızın sözünü veriyoruz…