Cüneyt Arıtürk

(DÜNYA METEOROLOJİ GÜNÜ) VEYA TÜRKİYE'NİN EN GÜVENİLİR KURUMU!

Cüneyt Arıtürk

23 Mart günleri (Dünya Meteoroloji Günü) olarak kutlanır. İlk kez 1961 yılında kutlanan Dünya Meteoroloji Günü'nün amacı iklim değişikliklerine ve doğa olaylarına dikkatleri çekerek, su, enerji ve gıda kaynaklarının giderek azaldığı konularında insanları uyarmaktır.

Birleşmiş Milletlerin bir uzmanlık kuruluşu olan Dünya Meteoroloji Teşkilatı (World Meteorological Organisation-WMO) ana sözleşmesi 23 Mart 1950 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle, her yılın 23 Mart günü "Dünya Meteoroloji Günü" olarak kutlanmaktadır. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ve 186 ülkenin üye olduğu Dünya Meteoroloji Teşkilatı, her yıl güncel bir konu belirlemekte ve ülkelerin meteoroloji teşkilatlarınca bu konu çerçevesinde düzenlenen konferanslar; basın, radyo, televizyonlar tarafından sunulan konuyla ilgili haber, konuşma ve diğer etkinliklerle meteorolojinin halka daha iyi tanıtılması, halkın ve kurumların meteorolojik bilgi ve hizmetlerden daha fazla yararlanması, üniversiteler, kurum ve kuruluşlarla meteoroloji teşkilatı arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. İklim değişikliği, ozon tabakasının incelmesi, nüfus artışı, çölleşme ve insan güvenliğini tehdit eden diğer olağanüstü olayları önceden tahmin etmek, önlemek ve etkilerini azaltmak için, Meteoroloji bilimine olan ihtiyaç artarak devam edecektir.

Şunu da antrparantez belirtelim ki, Türkiye’de en güvenilir kurumun tespiti için yapılan bir anket ülkemizde

EN GÜVENİLİR KURUMUN METEOROLOJİ OLDUĞU GERÇEĞİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR.

Doğrusunu isterseniz,

METEOROLOJİNİN EN GÜVENİLİR

KURUM

olması konusunda benim de en ufak bir tereddüdüm yok. Meteorolojinin hava durumu konusundaki verileri yüzde 90’ın üzerinde tutmaktadır. Hele günlük olarak verilen raporlar, yüzde yüze yakın bir başarı sergilemekte.

Peki, neden meteoroloji en güvenilir kurum. Çünkü bu kuruma siyasi müdahale yok. Siyaseti ilgilendiren bir alan değil. Yağmur mu, kar mı, dolu mu yağacak, hava güneşli mi, bulutlu mu, sisli mi olacak. Bu ve benzeri meteorolojik olaylar, ehl-i siyaseti ırgalamaz. Kimse, hava şartları kötüdür diye devleti yönetenleri suçlamaz, suçlayamaz! Havanın durumunu etkilemek siyaset ehlinin tekelinde değil ki, sorumlu tutulsunlar! Bundan dolayıdır ki meteorolojinin en güvenilir kurum olması gerçekçi bir saptamadır.

Aynı ankette en güvenilmez kurumların başında

ADALETİN ve TÜİK’İN geldiği

SAPTANMIŞTI.

Her ikisine de güven oranı yüzde yirmiler civarındadır. Çünkü bu iki kuruma siyasi müdahale doruk noktadadır. Peki, siyasi otorite bu iki kuruma neden müdahale ediyor. Bunun böyle olması Türkiye gibi henüz demokrasinin tam anlamıyla yerleşmediği ülkelerde olur. Siyasi otorite, kendi varlığını sürdürebilmek için bu iki kurum yanında birçok kurumları kullanır. Yanlış işler yapmalarına, yanlış veriler paylaşmalarına yol açar.

Siyaset, aslında olması en zaruri kurumların başında gelir. Toplumların idaresinin sağlanması, huzuru ve yaşamı, siyasi otoritenin isabetli kararlar vermeleriyle mümkündür. Meşru ve güçlü iktidarlar, hiçbir kuruma müdahale ederek gerçekleri saptırmak gereğini hissetmezler. Ancak zayıf, beceriksiz, meşruiyetlerini kaybeden iktidarlar, kurumlara müdahale ederek, kendilerini güçlü gibi göstermek gayreti içine düşerler.

Ne zaman ki

ADALETE VE TÜİK’E GÜVEN,

meteorolojinin seviyesine çıkarsa, bilin ki Türkiye’ye istikrar ve demokrasi gelmiş demektir. İnşallah, o günleri görmemiz nasip olur!

ANEKDOT

Öyle anlatılır ki, Siirt Meteoroloji İstasyon Müdürlüğünde gayet şakacı bir kişiliğe sahip olan Merhum Vezir Yavuz’un Müdürlüğü sırasında, bir dostu dairede sözde kendisini ziyarete gitmiş. Asıl amacı, Müdürün kendisine sık-sık yaptığı şakalara bir cevap vermekmiş. Bunun için fırsatını kollayarak meteorolojik verilerin saptanması için kullanılan kaplardan birine gizlice bir bardak su dökmüş. O gün de Siirt’te hava hafif yağmurluymuş. Aletteki suya göre ölçüm yaparak hava durumunu, Genel Müdürlükle paylaşan Müdür, haliyle kendisinden habersiz su dökülen kaptaki veriye göre saptama yapınca Genel Müdürlükten

(Siirt’i sel mi götürdü)

tepkisini almış!

Yıllar öncesine ait anlatılan anekdot bu! Yani, tam TÜİK işi bir saptama!

Yazarın Diğer Yazıları