Cüneyt Arıtürk

'DÜNYA, BEŞTEN BÜYÜKTÜR'

Cüneyt Arıtürk

Birleşmiş Milletlerin kuruluş tarihi 24 Ekim 1945 olarak kabul edilir ve her yılın 24 Ekim günü (Birleşmiş Miletler Günü) olarak kutlanır.

1919'da ilk olarak (Milletler Cemiyeti Antlaşması) imzalanmıştı. Ancak, bu cemiyet etkili olmayınca ve 2. Dünya savaşının çıkmasını engelleyemeyince 26 ülke temsilcisi insanlığın yaşadığı bu acı savaşların yıkımından kurtulmak için ortak bir bildiri yayınladılar ve Birleşmiş Milletler Yasasını hazırladılar. Birleşmiş Milletlerin amacı uluslararası güvenliği sürdürmek, ülkeler arasındaki iyi ilişkileri pekiştirmek, ekonomik, sosyal, kültürel işbirliği sağlamak ve insanlık sorunlarının çözümünde temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesinde birlikte çalışmalar yapmaktır. Uygarlık tarihi boyunca milletler varlığını sürdürmek için birçok yola başvurmuştur. Kimi zaman savaşmış, kimi zaman bazı haklarından vazgeçmiş, kimi zaman da diğer devletlerle anlaşmalar yapmışlardır. Ülkeler 1. Dünya savaşından sonra çıkan anlaşmazlıkları yenebilmek için çok çaba göstermişlerdir. Milletler, savaşla yaşadıkları kötü günleri bir de savaş sonrası çıkan olumsuzluklarla ve tehditlerle yeniden yaşamaktaydılar. Savaş sonrası endüstri, tarım ve ulaştırma gibi gelir kaynaklarında büyük azalmalar yaşandı. Açlık ve yokluk kendini iyice hissettirmeye başladı.

İşte, Birleşmiş Milletlerin vücut bulma sebebi, bütün bu olumsuzluklara çareler üretmektir. Örgütün ana organları Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Uluslararası Adalet Divanı ve Genel Sekreterliktir. Yardımcı kuruluşları ise UNESCO, FAO, UNRA ve UNICEF 'dir.

Dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik; toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan Birleşmiş Milletler kendisini

"adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş"

olarak tanımlamaktadır.

Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma 26 Haziran 1945'te 50 ülke tarafından imzalanan Birleşmiş  Milletler Antlaşması'dır.

Örgütün kurulduğu yıllarda 51 olan üye sayısı şu an itibarıyla üyeliği kaldırılan Vatikan ve değiştirilen Çin son katılan üye Güney Sudan dahil 193'e ulaşmıştır. Örgütün yönetimi New York'ta bulunan genel merkezinden yürütülür ve üye ülkelere her yıl düzenli olarak yapılan toplantılar yine bu genel merkezde gerçekleştirilir.

1947 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın yıldönümü olan 24 Ekim tarihinin "Birleşmiş Milletler 'in amaçlarını ve başarılarını dünya halkına duyurmaya ve onların desteğini almaya adanacağını" ilan etti. 1971'de Birleşmiş Milletler genel kurulu, Birleşmiş Milletler günü'nün uluslararası bir bayram veya uluslararası bir tatil olacağını ilan eden başka bir kararı (2782 sayılı Birleşmiş Milletler kararı) kabul etti ve bunun Birleşmiş Milletler üye devletleri tarafından resmi tatil olarak kutlanmasını tavsiye etti Birleşmiş Milletler'in Dünya Kalkınma Bilgi Günü de 1972'den beri 24 Ekim'de düzenlenmeye başladı.

Barışın korunması, dünya nimetlerinden insanların eşitçe ve hakça yararlanmaları, afetlere karşı tedbirler alınması, din ve vicdan özgürlüğü konularda etkili olmak gibi ulvi görevleri olan bu teşkilât, elbette önemlidir. Ancak, bu teşkilatın da pişmiş aşa su katacak cinsten çok önemli bir kusuru bulunmaktadır.

Hani, bir anekdot vardır. Zengin iş adamının, şoförüne kızını vermeyi teklif ederken, (Yalnız kızımın ufak bir kusuru var. Birazcık hamile) dediği gibi, Birleşmiş Milletler teşkilatı da (BEŞ BÜYÜKLER) olarak tanımlanan devletlere HAMİLE gibi!

ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa, Birleşmiş Milletleri hamile bırakan ülkeler konumunda. Hesaplarına gelmeyen kararları VETO etmek hakkına sahipler. Yani, Birleşmiş Milletler teşkilatına üye ülkeler, aralarında BEŞ BÜYÜKLERDEN dördünün de yer aldığı bir kararı oy birliğiyle alırsa, BEŞ BÜYÜKLERDEN BİR TEKİNİN VETOSU, KARARI KADÜK BIRAKIR. Gerçekten de oldukça düşündürücü bir durum değil mi! Gerçek budur ve (DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR) söylemleri, boş havanda su dövmektir.

Birleşmiş Milletler, BEŞ BÜYÜKLER sorunuyla her an karşı karşıya kalabildiği gibi, bizim ülkede de her bir b.ka maydanoz olabilen bir (BEŞLİ ÇETE) vardır.

Anlayacağınız, Birleşmiş Milletler BEŞ BÜYÜKLERDEN NE ÇEKİYORSA, Türkiye de BEŞLİ ÇETEDEN FAZLASIYLA ÇEKMEKTEDİR!

Sözün özü: Dünya beşten büyüktür ve bu beş dünyanın sırtında ağır bir yüktür.

Yazarın Diğer Yazıları