Cüneyt Arıtürk

DEPREMLER VE SİİRT

Cüneyt Arıtürk

Türkiye’nin, deprem kuşağı üzerinde olduğu, deprem haritasında Siirt’in de birinci derece deprem riski bulunan iller arasında bulunduğu bir gerçek. Bu yüzden zaman-zaman yaşanan depremler haliyle içimize korku salmaktadır. Nitekim 6 Şubat pazartesi günü 04.17’de Kahramanmaraş merkezli deprem İlimizde de hissedilmiş ve vatandaşların evlerinden kaçarak, yollara dökülmeleri sonucunu doğurmuştur.

Bilim adamlarının tespitlerine göre Siirt, birinci derece deprem riski olan iller arasındadır. Deprem riski taşıyan tehlikeli fay hatları Siirt’in tam altından geçiyor. Bilim adamlarının bu tespitleri sebebiyle zaman-zaman muhtelif bölgelerde ve illerde yaşanan depremler İlimizde de hissedilmekte ve  endişelere yol açmaktadır. Şehrin eski kesimi malum. Zaten mail-i inhidam durumda. Yeni kesim ise genelde yap-sat usulü müteahhitler tarafından inşa edilmiş binalardan oluşmaktadır. Yap-sat usulü binalarda eksik malzeme kullanıldığı ve çürük yapıldıkları yolunda kaygılar var.

Yapsatçıların çoğunlukla hacı-hoca takımı olmalarına dikkatleri çeken hemşerilerimiz diyorlar ki:

-Allah korusun, Siirt’te şiddetli bir deprem yaşanırsa, hacı-hoca takımı müteahhitlerin SECCADELERİNİN BOYU ortaya çıkacak!

Evet, Allah göstermesin ve Siirt’imize bir deprem felâketi yaşatmasın. Varsın, Yapsatçı müteahhitlerin seccadelerinin boylarını öğrenmeyelim.

Kentsel dönüşümün ne kadar yararlı olduğu yaşanan depremlerden de anlaşılmaktadır. Depremle ortaya çıkan bir gerçek vardır. Depremlerde yıkılan evlerin tamamı eski binalardır. Kentsel dönüşümün gerçekleştiği yörelerde yapılar denetlenerek yapıldığı için ayakta kalırken, eski binalar yerle bir olmaktadır.

Kentsel dönüşüm çerçevesinde yeniden ve denetim altında inşa edilen binalar depremde hasar görmezler, şiddetli depremlere karşı bile dayanırlar. Eski veya kontrolsüz yapılan inşa edilmiş binalar ise 5 şiddetinde bir depremde bile yıkılırlar.

Meşhur bir deyim vardır (Deprem öldürmez, çürük yapı öldürür) deriz. Ayni ile vakidir. Japonya’da 9 şiddetinde deprem bile yıkımlara ve ölümlere yol açmıyor, çünkü yapılar sağlam, depreme dayanıklı bir şekilde inşa edilmişler. Depremlerde, salıncak gibi salınırlar ama yine de yıkılmazlar.

Şehrimizin özellikle eski kesimi mail-i inhidam yapılarla doludur. Bu bakımdan bir an evvel kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmeleri şarttır.

Allah korusun, 6-7 şiddetinde bir deprem yaşanması durumunda şehrin eski kesimi yerle bir olacak. İnsanlarımız, enkazların altında kalacaklar. Durum böylesine tehlike arzederken, Şehrimizde yıllardan beri başlatılacağı söylenen Kentsel Dönüşüm neden böylesine gecikti. Çünkü, rant yok. Uygulamalardan anlaşıldığı kadarıyla Kentsel Dönüşüm, RANTSAL DÖNÜŞÜM olarak telakki ediliyor. Rant varsa, kentsel dönüşüm var. Rant yoksa enkazın altında kalanların canları çıksın!

Evet, 6 Şubat günü Kahramanmaraş merkezli depremin İlimizde hissedilmesinden sonra bir kere daha uyarıyoruz. 6-7 şiddetinde bir depremin yaşanması durumunda Şehrimizin eski kesimindeki yapıların yüzde 90’ı yıkılacaktır. Bunun vebali çok ağır olur. Kentsel dönüşüm projesini uygulayacaksanız, bir an önce başlatın. Aksi takdirde, çok geç kalınmış olacak…

ANEKDOT

Daire almak için yapsatçı müteahhide giden Siirtli, satın alacağı daireyi gezerken bakmış ki her adım atışında bina adeta sallanıyor.

Dayanamayarak müteahhide söylenmiş:

-Kardeşim, bu ne biçim daire böyle. Adım attıkça adeta bina sallanıyor.

Müteahhit, sözde uyanıklık yapmış:

-Sen, sallantıya bakma. Bizim dairelerimiz SOFUDUR. ALLAH’I ZİKREDERLER. Salanmaları da zikirlerinin eseridir.

Satıcının oyununa gelmeyen alıcı cevap vermiş:

-Yok kardeşim yok. Almaktan vazgeçtim. Allah korusun, ya zikir halindeyken secdeye kapılırsa, halimiz ne olur…

Yazarın Diğer Yazıları