Cüneyt Arıtürk

DEPREM 'GELİYORUM' DEMEZ!!!

Cüneyt Arıtürk

Dün, Manisa’da ve Ankara’da depremler meydana geldi. Manisa'da meydana gelen depremin şiddetinin Richter ölçeğine göre 5,4 olduğu, İzmir'in yanı sıra İstanbul'da da hissedildiği açıklandı. Ardından Ankara da depremle sarsıldı.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Akyurt ilçesinde meydana gelen depremin şiddeti ise 3,8 büyüklüğünde. Yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşen depremden 12 dakika sonra bir depremin daha gerçekleştiği açıklandı. Neyse ki yaşanan depremlerde can ve mal kaybı yok.

Konu, depremden açılmışken Siirt’imizin birinci derecede deprem kuşağında gösterilen iller arasında olduğunu anımsatalım, istedik. Allah korkusun 7 şiddetinde bir deprem olursa, Şehrin eski kesimi komple gideceği gibi, yapsatçılar tarafından yapılan binaların çoğu da enkaza dönüşecekler. Depremle ilgili Şehrimizde bir analiz yapıldı mı, kaç riskli bina var. Sığınma yerleri var mı, yok mu, doğrusunu isterseniz bunu da bilmiyoruz. Varsa, lütfen açıklansın, yoksa da bir an evvel bu konularda çalışmalar yapılsın.

Bilim, depremin gerçek mahiyetini anlamaktan acizdir!

“Fay hatları”

diye bir deyim tutturmuşlar, depremi millete böyle anlatıyorlar! Fay hatları gerçekten var mı, yok mu bilemiyoruz. Çünkü varsa da, yoksa da göremiyoruz!

Bilim adamlarına ve bilime hürmetimiz sonsuzdur ama deprem konusunda bildiklerinin, bilmediklerinden çok daha az olduğu ortada. İşin gerçeği şu ki

DEPREM “GELİYORUM!” DEMEZ! ALLAH

KORUSUN,

bir de bakmışsınız ki, deprem olmuş!

Depremin ne zaman meydana geleceği belli olmadığına ve olamayacağına göre, yapılacak tek şey kalıyor.

“HER AN İÇİN

DEPREM OLABİLİR”

düşüncesinden hareketle, hazırlıklı olmak! Özellikle, mevcut binaların depreme dayanıklı olup olmadıkları test edilmeli, güçlendirilmeleri gerekenler güçlendirilirken, yıkılmaları gerekenler de, hiç tereddüt edilmeden başlarımıza yıkılmadan, yıktırılmalıdırlar!

Tabii, bundan sonra yapılacak inşaatları sıkı bir denetime tabi tutmamız ve temel hafriyatından başlanarak, inşaatın her safhasında sürekli denetlememiz gerekeceğini de özellikle hatırlatalım. Deprem, ne zaman yaşanacağı belli olmayan bir gerçektir. Önce tedbirlerimizi alalım, sonra da

ALLAH’A TEVEKKÜL EDELİM!

ANEKDOT

Babasının ŞEYH olması sebebiyle, kendisine de (ŞEYH EFENDİ) diye hitap edilen biri, bir gün müritleriyle birlikte oturmuş sohbet ederken, İstanbul’a gittiği plajlarda, barlarda geçirdiği kendisine göre harika günleri anımsayarak yüksek sesle:

-Ah Canım İstanbul, ah!!!

diye hasret çeker.

Birkaç saat sonra, İstanbul’da deprem meydana geldiği, çok sayıda ölenler ve yaralananlar olduğu, televizyonlardan duyurulunca, ŞEYHZADE’NİN (AH CANIM İSTANBUL AH!) dediği zaman yanında olanlar:

-Şeyh Efendi, İstanbul’da deprem olacağını saatler öncesinden bildi ve (AH CANIM İSTANBUL, AH!) diye içini çekti!

diyerek, bunu kerametine bağladılar ve her tarafa yaydılar.

Depremin ne zaman olacağı belli değil ama bu gibi şeyhzadeleri bulup, ne zaman, nerede deprem olacağını tespit etmek mümkün olduğuna göre, Deprem İstişare Kurulu (DİK) adı altında bir kurul oluşturarak, can kaybını sıfırlayabiliriz. (Böylesine keramet ehli kişileri nasıl tespit edeceğiz) diye sormaya gerek yok. Müritlere sorun, mutlaka kendi şeyhlerini önereceklerdir!!!

Yazarın Diğer Yazıları