Bilindiği gibi, 3 Kasım 2017 tarihi itibarıyla Müftülüklere nikâh kıyma yetkisi verildi. Daha önce de belirtmiştik. Evlilik akdinin, Belediye tarafından yapılmasında dini yönden hiçbir sakınca yoktur. Din adamı tarafından nikâh kıyılması zorunlu değildir. İsteyenler zaten resmi nikahtan sonra, bir de dini nikah yapmaktaydılar. Bizim bugünkü konumuz bu değildir. Bir gerçek var ki onu görmezden gelemeyiz. Çocuk yaşta evliliği dini kurallara bağlayanlar vardır. Aslında bu da yanlıştır. İster kız, ister erkek olsun, evleneceklerin buluğ çağına ermiş olmaları şarttır. Şartlardan biri de hiçbir erkeğin veya kızın, arzuları hilafına babalarının veya velilerinin iradeleriyle istemedikleri biriyle evlenmeye zorlanamayacaklarıdır. Çocuk yaşta evlilikleri, dini kurallara bağlamak haksızlıktır. Hem, bu ülkede zorunlu eğitim yasası gerçek anlamda uygulansa, çocuk yaşta evliliklerin önü bıçak gibi kesilirdi.
Kız olsun, erkek olsun, zorunlu eğitim süresi 12 yıldır. Buna, okula başlama yaşını eklerseniz, en az 17 yıl olur. Yasa var amma uygulanmıyor. Özellikle bölgemizde kız çocuklarının okullaşma oranı hala yüzde 50 bile değildir.
Peki, zorunlu eğitim yasasını tatbik etmekten sorumlu merciler kimlerdir. Bu merciler görevlerini neden hakkıyla yerine getirmiyorlar. Zorunlu eğitim yasasının doğru dürüst tatbik edilmeyişinin sonuçları ortada. Çocuk yaşta evlilikleri sadece bu yasayı gerçek anlamda uygulamakla gerçekleştirmek mümkün.
Doğan çocukların zamanında ve en azından yılı içinde nüfusa kayıtlarını sağlamak için de devletin yapacağı bir hizmet vardır. Özellikle göçerlerin yaşadığı yörelere yaz aylarında olsun ekipler göndererek, yeni doğumları tespit etmek. Bu bir gerçektir ki, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımız, yeni doğan çocuklarının kayıtlarını yapmakta çok ihmalkârdırlar. Bunun için kırsal kesimlere yaz aylarında nüfus kaydı yapacak ekipler gönderilmeli. Vatandaş ihmal ediyorsa, devlet ihmal etmesin. Çocukların gerçek yaşlarında nüfusa kayıtları sağlansın. Hatta yeni doğumların kayıtlarını cazip hale getirmek için, sosyal güvenceleri olsun olmasın doğum yapanlara, doğum yardımı yapılsın…
Evet, sadece mevcut yasalar uygulansaydı, bugün 14-15 yaşlarında annelerin bulunduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacaktık.
12 yaşında bir çocuğun evlendirilmesinde ve çocuk yaşta evlendirmenin sonucu meydana gelen intihar veya öldürülme olayında, mecburi eğitim yasasını tatbik etmekte acziyet gösteren yetkililerin ihmallerin katkısı olduğunu kimseler göz ardı etmesin…