Cüneyt Arıtürk

CEMRELER DÜŞERKEN

Cüneyt Arıtürk

Bu yıl, Şehrimizde doğru dürüst kış görmedik. Şubat’ı yarıladığımız halde kar hiç yağmadı gibi. Gerçi, yüksek yerlere çok kar düştü ama, biz, Şehir içinden bahsediyoruz.   Sözün tam anlamıyla adeta bir

(BAHAR HAVASI)

yaşadık. Bundan sonra  da artık şiddetli soğuk ve kar yağışları beklenmiyor. Çünkü

CEMRELER

düşmeğe başlayacak. 20 Şubat Salı  günü ilk

CEMRE

HAVAYA

düşecek. Bir hafta sonra ikinci cemre

SUYA,

onu müteakip bir hafta sonra da üçüncü cemre

TOPRAĞA

düşecek.

Cemrelerin düşmesi bir anlamıyla kış mevsiminin sona ermesi ve

BAHAR

mevsiminin başlaması demektir. İlk cemreyle havalar ısınacak, ikinci cemreyle sular soğuyacak, üçüncü cemreyle de toprak canlanacak…

Arapça bir kelime olan cemre; ateş, kor, köz, sıcaklık anlamına gelmekte. Şubat’ın 20’sinden sonra havaya, bir hafta sonra da suya düştüğü belirtilen cemrenin 7 gün sonra ise toprağa düştüğü, yani sıcaklığın toprakta da başladığına inanılır.

Eskiden yıl “Kasım, 180 gün” ve “Hızır, 185 gün” olarak ikiye ayrılırdı. Kasım; Kasım ayının 8’inde başlar, 46’sında erbain, 86’sında da hamsin girer, kışın en soğuk 90 günü böylece geçerdi. Cemrelerin ilkinin, Kasımın 105’inde (19-20 Şubat) “havaya”, ikincisinin Kasımın 112’sinde (26-27 Şubat) “suya”, üçüncüsünün de Kasımın 119’unda (5-6 Mart) “toprağa” düştüğüne inanılırdı.

Cemrelerin havaya, suya ve toprağa düşmesinin ardından ise ağaçlara su yürüme zamanının başladığına inanılarak ağaçların yeşillenip çiçek açmaya yüz tuttuğu, böylece bahar mevsiminin geldiği gözlenirdi.

Bundan böyle bir süre için bahar mevsiminin müjdecisi olan Nergis çiçeği de artık ellerde olacak. Bilindiği gibi. Nergis, bahar mevsiminin açan ilk çiçeğidir. Şekli de, kokusu gibi güzeldir. Bu çiçeğin kokusu, gerçekten de çok hoştur. Nergis çiçeğinin,

NARSİS’İN

GÖZYAŞLARINDAN

doğduğu, esatiri olarak anlatılır. Aşkı sebebiyle çektiği acılardan gözleri kan ağlayan Narsis’in toprağa düşen gözyaşlarının

NERGİS

olarak hayat bulduğuna inanılır! Tabii, bu esatiri (masal) bir söylemdir. Gerçekle ilgisi olmasa bile, doğaya ve aşka olan sevginin vurgulanması açısından önemlidir.

Geçmiş yıllarda Siirtli gençler özellikle cemrelerin düşmeye başlamasıyla,

TAŞBAŞI

yöresine giderek, nergis çiçeği derler ve bazı hediyelerle birlikte nişanlılarına gönderirlermiş! İlk olarak boy attıklarında toplamak işinde adeta yarışılır, ilk nergisi derleyenler, diğer nişanlılara göre nişanlılarına olan aşklarında mesafe almış sayılırlardı. Bugün için artık nişanlısına sunmak için

TAŞBAŞINA

gidip nergis derleyen yok. Parayla alırsın, sevdiklerine armağan edersin! Nergisi, Taşbaşı'ndan derleyerek sunmak başka, parayla alıp, vermek başka! Geçmiş yılların şartları düşünüldüğünde, birinde canını ortaya koyuyorsun, bugünkü durumda ise 10-15 TL’yle işi bitiriyorsun! Sunumların biri kalpten, diğeri cepten!

Evet, cemrelerin düşmeye başlamasıyla ve nergislerin açmasıyla bahar mevsiminin geldiğini anlıyoruz.

Mevsimlerin en güzeli olan Bahar mevsiminin müjdecisi

CEMRELER

düşmeğe başlarken yazımızı Halk Şairimiz Ahmet ARITÜRK’ÜN

CEMRELERLE

ilgili bir şiirlerle noktalamak istedik:

GÖNLÜME CEMRE DÜŞTÜ

VAY BENİM BU GÖNLÜME

SEVDAYA HASRET DÜŞTÜ

VAY BENİM BU GÖNLÜME

YABAN GÜLLERİ DERME

BİR KOR ATEŞ BU CEMRE

BOYUN EĞDİ HER EMRE

VAY BENİM BU GÖNLÜME

HAVAYA, SUYA DÜŞER

KARA TOPRAĞA DÜŞER

KORDUR YÜREĞE DÜŞER

VAY BENİM BU GÖNLÜME

BİR DÜŞTÜ MÜ CEMRELER

ÖLÜYÜ İHYA EDER

DİRİLMEK  VAKTİ MEĞER

VAY BENİM BU GÖNLÜME

ÂBİD GÖNÜL CEMRESİ

CEMRELERİN İYİSİ

CEMRE-İ AŞK ÇÂRESİ

VAY BENİM BU GÖNLÜME

Yazarın Diğer Yazıları