Cüneyt Arıtürk

BÜYÜK ŞEHİRLERDEKİ BAZI TAKSİCİLERİN OYUNLARI!

Cüneyt Arıtürk

Geçenlerde İstanbul’a gitmiştim. Başıma bir olay geldi. Bu sebeple bugünkü yazımda iyilerini tenzih ederek bazı taksi sürücülerinin oyunları konusunda okuyucularımın dikkatlerini çekmeyi istedim. Ki, büyük şehirlere gittiklerinde, kötü niyetli taksicilerin oyunlarına gelmesinler. Bu bakımdan, bu günkü yazımda başıma gelen olayı anlatacağım.

Otele gitmek için boş bir taksiyi durdurdum. Otelin kartını vererek:

-Beni bu otele götür! dedim ve taksi sürücüsünün yanındaki koltuğa oturdum. Ara-sıra taksimetreye göz atıyor ve ne kadar yazdığına bakıyorum. Aynı otele, aynı noktadan defalarca gidip gelmiştim. Baktım ki taksi değişik yollardan gidiyor. Önce ses çıkarmadım. Kendi kendime “belki daha kestirme bir yoldan götürüyordur” dedim. Amma, arada sırada yine taksimetreye göz atıyorum. Daha önce 17 TL’ye gidip geldiğim yolda, daha otele varmadan taksimetredeki rakam 25 TL’yi aşmıştı. Taksi şoförünün, yolu uzatarak, daha fazla para almak amacında olduğunu anlayınca kafamın tası attı:

-Ne o hemşerim, ben sana, (bana İstanbul’u gezdir), demedim. Gideceğimiz otel nerede, sen hangi yollardan gidiyorsun! Ben bu otele defalarca geldim, gittim, hiçbir taksi senin geçtiğin yollardan geçmedi. Bütün taksicilerde taksimetre 17 liradan fazlasını göstermezken, biz daha otele varmadan, senin taksimetre 25 lirayı bulmuş! Bu Regaip Kandili Gecesinde (olayı bir Regaip kandili günü yaşadık) yolu uzatmak için değişik yollardan gitmeğe utanmıyor musun!

Taksi Şoförü, bu çıkışım üzerine afalladı:

-Yanlış mı gidiyoruz. Hele, şu otelin adresine bir daha bakayım!dedi.

Sinirli bir tavırla otelin kartını uzatıp:

-Al, bak bakalım. Adresi bilmiyorsan, neden beni gezdirip duruyorsun?

Taksi sürücüsü, kendince bana sözde gideceğimiz otelin adresini bilmediğini kanıtlamak açısından taksiden inerek yanından geçtiğimiz bir otele girdi, sözde gideceğimiz otelin adresini sordu. Sonra gelerek:

-Haklıymışsın, ben yanlış adrese gidiyormuşum!diyerek gideceğim otele götürdü. Çıkardım, 25 TL verdim. Kendisi 17 TL alarak gerisini iade etmek istedi. Amma, ben yine de kendisine 25 TL’nin tamanı verdim.

-Al aslanım, bir daha da böyle yapma, taksicilerin itibarını düşürme!dedim.

Bu olaydan nasihat çıkararak, ertesi gün Atatürk Hava limanına gidecekken, bineceğim taksinin şoförüyle peşin pazarlık yaptım:

-Hemşerim, Atatürk Hava Limanına kaça götürürsün? diye sordum.

Cevap verdi:

-Taksimetre 100 TL civarında yazar!

-Sen taksimetreyi boş ver. Kaça götürürsün, onu söyle:

-90 lira olsun!

-50 liraya götürür müsün?

-Hiç olur mu. Bari 80 ver!

-50 lira! Benim verebileceğim bu! Olmazsa, metroyla giderim.

-Abi bari  70 lira ver de zarar etmeyelim.

Pazarlığını yaptıktan sonra 50 liraya Atatürk Hava limanına gittim.

Taksimetreyi açsaydı, gerçekten 70-80 TL civarında yazacaktı. Çünkü daha önce pazarlık yapmadan aynı yoldan gidip gelmişliğim vardı.

Okuyucularımız, taksi konusunda uyanık olsunlar istedim.

Yazarın Diğer Yazıları