BÜYÜK DİN VE DEVLET ADAMI SİİRTLİ HALİL HULKİ AYDIN (1869-1943) -3- HALİL HULKİ AYDIN'LA ATATÜRK ARASINDAKİ TELGRAF HABERLEŞMELERİ
Cüneyt Arıtürk
Osmanlıca Asılları ile transkripsiyonları ve günümüz Türkçesine uyarlanmış metinleri aşağıda verilmiştir.
BELGE NU:1
KUTU NU: 134-2
FİHRİST NU: 1-75
ANKARA 20.06.1926
İzmir’de Reis-i Cumhurumuz Gazi Paşa Hazretlerine
Vatanın Halaskârı, Milletin gözbebeği Zât-ı Celil-i Devletlerine sûikast tasavvurunda bulunan huffaş nazar alçakların ve alakadar namussuz Vatan-şikerlerin tel’inine müsârat ve bütün efrat ve ecza-yı bu tel’ine şer’a ve vicdanen da’vet eyler ve zıll-ı livâ-yı fahimilerinin saha-i vatana ebediyen sâye-bân olmasını ma’at-ta’zim dilerim efendim.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
1 numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali:
Vatanın Kurtarıcısı, Milletin gözbebeği Zat-ı Devletlerine suikast tasavvurunda bulunan yarasa bakışlı alçakların (Yarasanın gözü yoktur. Ancak ışıktan rahatsız olur. Karanlıkta ortaya çıkar.) ve bu olayla ilintili vatansız namussuzların derhal lânetlenmesi için Vatanın her köşesindeki bireyleri dini ve vicdani olarak davet eylerim. Vatanımızın diktiğiniz Bayrağın gölgesinde ebediyen varolmasını saygılarımla dilerim Efendim.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
BELGE NU : 2
KUTU NU : 6/1
FİHRİST NU: 152-1
SİİRT 18.10.1920
Ankara’da Büyük Millet Meclisi Riyaset-i Celilesine
Salimen muvasalat ettim. Muhitimizde müşahade ettiğim umumi intibah bâdi-i meserret ve şükranım oldu. Vazife-i irşatla mübahiyim. Eyâdi-i Devletlerini ma’at’tazim takbil rüfeka-yı kirama arz-ı ihtiram eylerim.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
2 Numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali;
Sağ-salim Siirt’e ulaştım. Muhitimizde şahit olduğum genel uyanış sevinç ve şükran kaynağım oldu. İrşat görevi aldığım için gurur duyuyorum. Değerli Arkadaşlarınıza saygılarımı sunarım.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
BELGE NU : 3
KUTU NU : 6-1
FİHRİST NU: 152
ANKARA 20.10.1920
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Kalem-i Mahsus
Aded
Telgraf/1/248
SİİRT’TE MEBUS HALİL HULKİ BEY EFENDİYE
C.18.10.1920 tele
Salimen Siirt’e muvasalatınız haberi ve ahval-i mahalliye hakkında i’ta buyrulan ma’lumat badi-memnuniyet oldu. Hissiyatınıza teşekkür ve hidemat-ı vataniyede mazhar_ı muvaffakiyet olmanızı temenni ederim efendim.
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ
MUSTAFA KEMAL
3 numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali;
Sağ-salim Siirt’e ulaştığınız haberi ve oranın durumu hakkında vermiş olduğunuz bilgiler memnuniyet sebebi oldu. Hissiyatınıza teşekkür ve Vatan hizmetinde başarılı olmanızı temenni ederim Efendim.
BÜYÜK MİLLET MECLİSİ REİSİ
MUSTAFA KEMAL
BELGE NO : 4
KUTU NU : 72-1
FİHRİST NU: 1-128
ANKARA 17.1.1923
İZMİT’DE GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE
Hayrunnisa Valide-i Muhteremelerinin zıyâ-ı eliminden mütehassıl Küdûretü-i devletlerine iştirak, merhumenin gunûde-igufran oldukça münci-i millet olan vucûd-ıfâhimanelerine ömr-i tavil, ecr-i cemil buyurulması duasıyla arz-ı ta’ziyet eylerim.
Siirt Mebusu Necmettin
Muş Mebusu Ahmet Hamdi
Siirt Mebusu Halil Hulki
4 numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali;
Kadınların hayırlılarından Muhterem Annenizin elim kaybından doğan üzüntülerinize iştirak, merhumenin Allah’ın rahmeti mazhar oldukça milletin kurtarıcısı olan şahsınıza uzun ve sevaplı ömür ihsan edilmesi duasıyla saygılarımızı sunarız.
Siirt Mebusu Necmettin
Muş mebusu Ahmet Hamdi
Siirt mebusu Halil Hulki
BELGE NO : 5
KUTU NU : 107-3
FİHRİST NU: 1-6128
SİİRT 22.7.1923
ANKARA’DA GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE
Tecelligah-ı kudret-i ezeliyet olan mazhariyet-i celile-i haydaranelerini takdisen birbiriyle mütevali etmesi ile alem-i İslamiyeti garikm-i meserret eden milli, dini, vatani iyad-ı selase-i müteyemmen tebliğine şitaban olarak arz-ı da’vet eylerim.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
5 numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali;
ANKARA’DA GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİNE
Bir olan Allah’ın tecelli ettirmesi sonucu mazhar olduğunuz kahramanlığı kutlayarak birbirini takip ederek İslam alemini sevince boğan milli, dini, vatana üç bayramı bildirerek dualarımı sunarım.
SİİRT MEBUSU
HALİL HULKİ
BELGE NO : 6
KUTU NU : 107-2
FİHRİST NU: 2-227
SİİRT 12.7.1924
ANKARA’DA CUMHUR REİS-İ MUFAHHAMI GAZİ PAŞA HAZRETLERİNE
Atabe-i iclal-i münciyanelerine ta’zim olarak Cavidan-ı ikbal-i devletlerine dualar eden umum ahali namına mütehassisane arz-ı tebrikat ve ta’zimat eylerim efendim.
MEBUS HALİL HULKİ
6 numaralı belgenin günümüz Türkçesine uyarlanmış hali;
Saygıdeğer kurtarıcının devletteki devlete faydalı hizmetlerinin devamına dualar eden tüm Siirt halkı adına tebrik ve saygılarımı sunarım efendim.
MEBUS HALİL HULKİ
Aşağıdaki yazı (Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi) tarafından 12-16 kasım 2007 tarihleri arasında düzenlenen “VI. Uluslar Arası Atatürk Kongresi”nde sunulan bildiri metnidir;
1.DÖNEM TBMM’DE LAİKLİĞİ SAVUNANLAR
Sayın Başkan, ATATÜRK Yüksek Kurulunun değerli başkanı, değerli katılımcılar hepinizi saygı ile selamlıyorum.
Bu bildirimde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışma şekli ile II. Dönemde laik cumhuriyetin kurulmasına vesile olan ve laikliği savunanların, bunlara önderlik edenlerin, nasıl bir öğretim aldıkları, hangi görevlerde bulundukları ve ilmi seviyeleri öne çıkartılmak amaçlanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, sömürgeci ve emperyalist devletlerce vatan toprakları işgal edilmiş ve bağımsızlığına son verilmek istenen varlığı yok sayılmış olan Türk Milletinin; askeri zafer kazanan, devlet kuran bir parlamentosudur.
Türkiye büyük millet Meclisi dönemler esas alınarak çalışmalarını sürdürmüştür. Yeni dönem de, geçmiş dönemle ilgili işlemlerin kesilmesi gelenek haline gelmiştir.
Böylece sonuçlanmamış teklif, tasarı, rapor ve benzeri çalışmalar yeni dönemde hükümsüz kabul edilmiştir. Bu geleneğe geçtiğimiz 22. dönemde son verilmiştir.
23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük millet Meclisi’nin açılışıyla başlayan I. Dönemde; ülke düşman istilasından kurtarılmış, yeni türk Devleti kurulmuş, anayasa kabul edilmiş, ihtiyaç duyulan kanun ve kararlar üretilmiştir.
1 Nisan 1923 tarihli oturumda Aydın Mebusu Esat Efendi ve 120 arkadaşı tarafından verilen bir önergeyle seçimlerin yenilenmesi istenmiştir.
Önergede memleketin savunması için toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu görevini övgüye değer biçimde, onurla yerine getirdiği belirtilerek, memleketin şimdi sulha kavuşturulması ve ekonomik ilerlemeyi sağlamak gibi iki önemli ve ulvi sorunu bulunduğu bildirilmiştir. Ayrıca 3 yıldan beri değişen ve gelişen düşüncelerin ışığında oluşan kamu oyunu yansıtacak seçimlerle, Meclisin yenilenmesi istenmiştir. Önerge üzerinde söz alan Hariciye Vekili İsmet Paşa, çetin bir aşamaya giren Lozan görüşmelerinde, sorunlar üzerine cesaretle yürüyüp direnmemiz için, yegane güç kaynağımız olan büyük Meclisin güven yenilemesi gerektiğini ifade etmiştir. Söz alan bütün üyeler aynı istikamette konuşmaları neticesinde;
“Teşkilât-ı Esasiye Kanununun Madde-i Müzeyyelesinin ilgasına ve tecdit-i intihabata dair” 369 numaralı karar oy birliğiyle alınmıştır.
Kararın alınmasından sonra Gazi Mustafa Kemal Paşa kürsüye gelerek; “Arkadaşlar, Türkiye Devletinde ve Türkiye devletini kuran Türkiye halkında tacdar yoktur, diktatör yoktur. Tacdar yoktur ve olmayacaktır! Çünkü olamaz. Bütün cihan bilmelidir ki; artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da Hâkimiyet-i Milliyedir. Yalnız bir makam vardır. O da, milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
Gazi Mustafa Kemal, I. Dönemin sonunda yaptığı bu konuşma ile II. Dönemde yapacaklarına da işaret etmiştir. II. Dönem, 11 Ağustos 1923 günü en yaşlı üye Abdurrahman Şeref Bey’in (İstanbul) başkanlığında açılmıştır.
Aynı birleşimde, geçici başkanlığına seçilen Ankara Mebusu Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, dahili nizamname gereği, seçim sonrası ilk birleşimde mebusların yemin ederek göreve başlamaları gerektiğini, ancak elde yemlin metninin olmadığını bildirmesi üzerine, Ertuğrul Mebusu Dr. Fikret’in önergesi okunmuştur. “Vatan ve milletin selamet ve saadetinden başka bir gaye takip etmeyeceğime ve milletin bilakayduşart hâkimiyeti esasına sadık kalacağıma…” şeklindeki yemin metni, kısa bir tartışma sonunda işaret oyu ile kabul edilmiş, önergeye göre yemin metni bir numaralı karar haline getirilip, üyelerce kürsüden okunarak, aynı birleşimde yemin merasimi de tamamlanmıştır.
71 seçim bölgesinden seçilen 287 mebustan ilk birleşime, 55 seçim bölgesinden gelen 92 üye katılmış ve yemin etmişlerdir.
26 Haziran 1927 tarihine kadar devam edecek olan II. Dönem çalışmaları, 71 seçim bölgesinden seçilen toplam 333 milletvekili ile sürdürülmüştür.
1.dönem çalışmalarına katılan 333 milletvekilinin öğrenim durumunu gösteren tabloya baktığımızda; yüksek öğrenim görenlerin 210 kişi, ortaöğrenim görenlerin 105 kişi (Rüşdiye, idadi, medrese ve bu düzeyden meslek okulları, orta öğretim içinde değerlendirilmiştir), ilköğretim görenlerin 18 kişi olduğu görülecektir. Tasnifte yer alan 26 değişik öğrenim durumlarına göre; ilk altı sırada harbiye, hukuk, rüşdiye, mülkiye, medrese, tıbbıye yer almaktadır ki, bunların toplamı 251 adet olup, milletvekili sayısının yüzde 75’ini teşkil etmektedir. Bu II. Dönem meclisin iyi bir öğrenim seviyesine sahip olduğunun göstergesidir.
2dönem milletvekillerinin önce eğitim, sonra, birden çok uğraş alanlarına göre belirlenen mesleki dağılım tablosunda askerler, hukukçular ve yöneticiler ilk üç sırayı almaktadır.
3.dönem milletvekillerinden Meclis-i Mebusan ve I’nci dönemde yasama görevi yapanlar 122 kişi, ilk kez seçilen milletvekili sayısı ise, 211 kişidir.
4. dönem milletvekillerinin yaş ortalamasına b.aktığımızda, 268 milletvekilinin 43-53 yaş grubu arasında yer aldığını görmekteyiz. Bu dönemde çeşitli sebeplerle 20 kişinin8 milletvekilliğinden istifa ettiği, 2 milletvekilinin üyeliğinin kaldırıldığı, 25 milletvekilinin görevi esnasında vefat ettiği genel kurul tutanaklarında yer almaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi II. Dönem yasama etkinlikleri içerisinde uluslar arası düzeyde en önemli görüşme ise Lozan Barış Antlaşmasının Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasıdır.
Lord Kinross’un (Bir Milletin Yeniden Doğuşu) (sayfa 297-298) isimli eserinde, Türklerin ne istediğini Mustafa Kemal’in Amerikan Generali Harbırd’a şu cümlelerle ifade ettiği belirtilmektedir. “Her tanesi başka bir yere fırlayıp dağılmış tespihi andıran ülkeyi bir araya getirip, bağımsız bir devlet, özgür bir millet olmak.” Bu hedefe yani Devletimizin kuruluş, bağımsızlık ve uluslar arası tanınma belgesine Lozan Antlaşması ile ulaşılmış oldu.
Dışarıda kazanılan bu siyasi zaferden sonra, Devletin kuruluşunu hukuken tamamlamak gerekli olmuştu. 1920’de kurulan hükümetin adı Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti idi. Meclis Reisi aynı zamanda hükümetin de Reisi olup, Devlet Başkanına ait yetkileri de kullanmak görev suretiyle yapıyordu.
Mustafa Kemal’in 24 Eylül 1923’te, Teşkilat-ı Esasiyenin değişeceği konusundaki demeci ajanslar vasıtasıyla duyuruldu ve çeşitli gazeteler konuya açıklık getiren yayınlar yaptı. Bu açıklamasında Mustafa Kemal şöyle diyordu: “Anayasaya göre hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir.” Yürütme kudreti, yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanır. Bu iki hamleyi bir kelime ile anlatabilmek için hangi sözlükte aranırsa aransın sözü geçen kelime Cumhuriyet olacaktır. Bundan ötürü Türkiye’nin iç tekamülü henüz tamamlanmamıştır. Daha başka değişmeler ve gelişmeler Cumhuriyet esasına varacaktır. Bugün olduğu kadar gelecekte de daha ziyade demokratik bir cumhuriyet teşekkül edecek ve bu cumhuriyet hiçbir suretle batı cumhuriyetleri esaslarından farklı olmayacaktır.”
Bu açıklamayla, Mustafa Kemal “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’e giden yolu işaret etmiştir.
Kanun-ı Esas-i Encümeni Reisi İzmir Mebusu Yunus Nadi ile Encümen Katip ve azalarının imzasıyla “teşkilatı Esasiye Kanunu’nun bazı mevaddının tadiline dair teklif-i kanun” Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda acilen 29.10.1923 günü görüşmeye açılmış ve kabul edilmiştir.
Azınlık imtiyazları ve kapitülasyonları kaldıran Lozan Antlaşması ve hakimiyetin kayıtsız, şartsız millete ait olduğunu bildiren, Cumhuriyetin ilanıyla başlayan anlayış, 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye büyük millet Meclisine verilen 3 önergeyle Türkiye’yi laikleştirecek olan yasaların da yolu açılmıştır. Bunların ilki; Siirt milletvekili Halil Hulki Efendi “ve 50 arkadaşının verdiği şeriye ve evkaf ve erkan-ı harbiye-i umumiye vekaletlerinin ilgasına dair kanun teklifidir.
İkincisi, Saruhan (Manisa) mebusu Vasıf Bey ve arkadaşlarının tevhit-i tedrisat (Öğretimlerin birleştirilmesi ve öğretim birliği) kanun teklifi, üçüncüsü, Şeyh saffet efendi ile 53 arkadaşının “Hilafetin ilgasına ve hanedan-ı Osmani’nin Türkiye Haricine çıkarılmasına dair kanun teklifidir”
Biz kalan zamanımızda, Türkiye’yi laikleştiren kanun tekliflerini Türkiye Büyük millet meclisi genel kuruluna sunan heyetlerde öne çıkan üç isim ile Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanının Türkiye Cumhuriyeti toprakları dışına çıkarılmasına dair kanun teklifinin görüşülmesi esnasında, en uzun konuşmayı yapan İzmir mebusu Adliye Vekili Seyit Bey’in kısaca öz geçmişlerini sunacağız.
Sayın başkan, değerli hocalarım,
Türkiye Büyük Millet Meclisi II. Dönemindeki Mustafa Kemal’in yanında lâikliği savunanları ve laik cumhuriyeti bizlere hediye edenler kervanına öncülük eden dört kişinin öz geçmişlerini size aktardım. TBMM Genel Kurulunda yaptıkları konuşmalar, bugün pek çok araştırmacıyı kendine hayran bırakacak ölçüde olduğu malumunuzdur. Bunları tutanak
dergilerinden ve basılı yayınlardan görmek mümkündür.Kendilerini rahmetle,minnetle andığımız bu dört kişinin ikisi hukuk, ikisi dini ilim öğretimi aldı. Birden fazla yabancı dile sahiptiler. İkisi Türkiye’nin Batısında, ikisi Güneydoğusunda yetişmişti. Üçü Meclisi Mebusuna seçildi, milli mücadeleye katıldılar ve Türkiye Büyük Millet Meclisine Milletvekili olarak seçilip laikliği savundular. Kendileriyle birlikte, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran ve yaşatanları ve Yüce önderleri Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, minnetle anıyor, saygılar sunuyorum.
(DEVAM EDECEK)