Zengin, güçlü ve hatırlı biri, evli bir kadına göz koymuş, kocasından boşatarak almayı kafasına takmış. Önce Kadını, sonra KADI’YI ayarlamış. Bir gün kadının kocası, bir duvarının önündü ayakta küçük hacetini yaparken hemen yakasına yapışarak:
-Çişini ayakta ve Kıble’ye karşı yaptın, karın boş düştü!
demiş.
Adamı Kadıya götürmüş. Kadı da, evvelden sözleştikleri gibi:
-Evet, madem çişini ayakta ve Kıble’ye karşı yaptın, karın boş düştü!
demiş.
Kadı’nın, güçlü adamın ve karısının oyununa gelen biçare adam da karısını boşamak zorunda bırakılmış. Karısı boşandıktan sonra, sözleştikleri gibi güçlü adamla evlenmiş.
Bu arada, karısını boşayan şahıs, karısını elinden alan adamı takibe koyulmuş. Bir gün bakmış ki, adam ayakta ve Kıble’ye karşı çişini yapıyor. Hemen yakasına yapışmış:
-Karın boş düştü!
demiş.
Kadıya gitmişler. Kadı durumu sormuş. Güçlü adam:
-Evet, Kıbleye karşı işedim gibi duruyordum amma, ben başını bükmüştüm. Böylece yönünü değiştirmiştim!
deyince, Kadı hükmünü vermiş:
-Başını büktüğüne göre, karısı boş düşmez!
Anekdot bu. (Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!)