Milli Bayramlarda iş yerlerinin Bayrak asmaları adetten midir, mecburiyetten mi, doğrusu bu sorunun cevabını kesin bilemiyorum. Amma, geçmiş yıllarda milli Bayramlarda sadece resmi kurum ve kuruluşlar değil, iş yerleri de bayrak asarlardı. Hatta Milli Bayramlarda Belediye zabıtasının iş yerlerini dolaşarak Bayrak asmayanları ikaz ettikleri ve ceza kestiklerini anımsayanlar var.
Son yıllarda, bayrak asan iş yerleri hayli azınlıkta. Evlerinin balkonlarına da Bayrak asanlar tek-tük denilecek kadar az.
Bayrak, bağımsızlığımızın sembolüdür. Bu bakımdan sadece milli bayramlarda değil, hatta dini bayramlarda bile iş yerlerimize de, evlerimize de Bayrak asmalıyız. Bu duygular içinde Merhum Arif Nihat Asya’nın
“BAYRAK”
adlı şiirini sunarak okuyucularımla paylaşmak istedim.
EY MAVİ GÖKLERİN BEYAZ VE KIZIL SÜSÜ,
KIZ KARDEŞİMİN GELİNLİĞİ, ŞEHİDİMİN SON ÖRTÜSÜ,
IŞIK IŞIK, DALGA DALGA BAYRAĞIM!
SENİN DESTANINI OKUDUM, SENİN DESTANINI YAZACAĞIM.
SANA BENİM GÖZÜMLE BAKMAYANIN
MEZARINI KAZACAĞIM.
SENİ SELAMLAMADAN UÇAN KUŞUN
YUVASINI BOZACAĞIM.
DALGALANDIĞIN YERDE NE KORKU, NE KEDER...
GÖLGENDE BANA DA, BANA DA YER VER.
SABAH OLMASIN, GÜNLER DOĞMASIN NE ÇIKAR:
YURDA AY YILDIZININ IŞIĞI YETER.
SAVAŞ BİZİ KARLI DAĞLARA GÖTÜRDÜĞÜ GÜN
KIZILLIĞINDA ISINDIK;
DAĞLARDAN ÇÖLLERE DÜŞTÜĞÜMÜZ GÜN
GÖLGENE SIĞINDIK.
EY ŞİMDİ SÜZGÜN, RÜZGARLARDA DALGALI;
BARIŞIN GÜVERCİNİ, SAVAŞIN KARTALI
YÜKSEK YERLERDE AÇAN ÇİÇEĞİM.
SENİN ALTINDA DOĞDUM.
SENİN ALTINDA ÖLECEĞİM.
TARİHİM, ŞEREFİM, ŞİİRİM, HER ŞEYİM:
YER YÜZÜNDE YER BEĞEN!
NEREYE DİKİLMEK İSTERSEN,
SÖYLE, SENİ ORAYA DİKEYİM!
MİLLİ BAYRAMLARI COŞKUYLA KUTLAMAK!
Dini Bayramlar, dini; milli bayramlar ise milli duyguları pekiştirmek için vardır. Bayramların asıl amaçları budur. Amma maalesef dini ve milli bayramlarda da eski duygular, eski heyecanlar yok olmuş gibi. Hele-hele Milli Bayramlarda!
Ben, hemşerilerimin milli bayramları da, dini bayramları da çok önemsedikleri inancındayım. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına katılımın düşüklüğünü ise sıcakların verdiği rehavete bağlamak istiyorum. Ancak, böyle demekle birlikte yine parantez açarak diyorum ki, özellikle bugünlerde milli konularda çok daha hassas olmak ve bunu, milli birlik ve beraberliğimize karşı olanlara ihsas ettirmek durumundayız.
Aslında, milli bayramları da, dini bayramlar olarak algılamak gerekir.
“HUBBUL VATAN MİNEL İMAN=VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR”
buyruğunu düşünürsek ve bu düşünce içinde Vatanımıza olan sevgimizi, bağlılığımızı kanıtlamak açısından milli bayramlara katılırsak, bu bayramları bir anlamda dini bayramlara dönüştürmüş oluruz.
Ülkemiz, çok hassas bir dönemden geçmektedir. Maalesef, ülkemizin birlik ve beraberliği üzerinde oluşturulmak istenen karabulutlar vardır. Bu gerçeğe rağmen, milli bayramlarımıza sahip çıkmaz, tek yumruk, tek yürek olduğumuzu ispatlamazsak, Türkiye Cumhuriyetinin birlik ve beraberliğine karşı olanları sevindirmiş oluruz.
Biliyorum ki, Siirtli hemşerilerim Vatanlarını çok seviyorlar amma, bunu göstermenin bir yolu da milli bayramlardan geçer. İnanır mısınız, bayramın bir gün öncesi gerçekten çok hastaydım. Amma, yine bayram sabahı, merasime yetişmek için erkenden kalktım. Denilebilir ki,
“Senin bayramda olup olmaman kimin umurundaydı, sanki!”
Doğrudur, kimsenin umurunda olmaz. Amma, ben bütün milli bayram etkinliklerine mutlaka katılırım. Herkes bu düşüncede olursa, o zaman milli bayramlarda alanlar hınca hınç dolu olur. Milli birlik ve beraberlik havası ortaya çıkar…
Bir damla yağmur veya bir kar tanesi tek başlarına bir şey ifade etmezler. Amma, sellerin akması bir damla yağmurdan, çığların kopması, bir tane kardan meydana gelir. Bunu, asla unutmamalıyız. İnsanların sel gibi aktığı, alanlarda yer bulamadığı nice milli bayramları bir arada ve birlikte kutlamak dileklerimle…