Cüneyt Arıtürk

BAYRAM HAFTASINA GİRERKEN

Cüneyt Arıtürk

Mübarek Ramazan’ı Şerif’in son haftasındayız.  Ramazan bu yıl daha çok seçim endeksli açılımlara yol açtı. Ramazan bitecek, 20 gün sonra (14 Mayıs 2023 günü) sandıklara gidilecek. Hem de. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin belki de en önemli seçimleri gerçekleştirilecek. Türkiye Cumhuriyetinin 13. Cumhurbaşkanı seçimi ile 28. Dönem milletvekili seçimleri var.

Şüphesiz, Ramazan ayının ve Bayramının İslam coğrafyasında ve milli kültürümüzde çok önemli bir yeri vardır. Ramazan ayı boyunca ülkemiz genelindeki büyük camilerin minareleri arasına mahya denilen ışıklandırma sistemleri kurulur. Ramazan ayının ilk günlerinde genelde “Hoş geldin ya Şahr-i Ramazan” benzeri mesajlar içeren mahyalar, Ramazan ayı boyunca her gece farklı bir mesaj verilmesi açısından değiştirilir. Ramazan Bayramından birkaç gün önce mahyalarda genellikle “Elveda Ya Şahr-i Ramazan” benzeri uğurlama mesajlarına yer verilir.

Geçmiş yıllarda, Türkiye’de Ramazan ayı ve bayramı ile özdeşleşen bir başka kültürel öğe de Ramazan geceleri gerçekleştirilen gölge oyunlarıydı. “Hacıvat ve Karagöz” gibi gölge oyunları kültürümüzün önemli bir parçasını oluşturur. Eski zamanlarda, gölge oyunu Ramazan gecelerinde insanların en büyük eğlencesini oluşturmaktaydı. Aileler, iftardan sonra toplanıp gölge oyunu izlemeye giderlerdi. Her ne kadar bugün bu gelenek pek revaçta olmasa da, hala Ramazan ayı ve bayramı ile özdeşleşmişliğini korumaktadır. Ramazan’a ilişkin her türlü etkinlik ve çalışmada, gölge oyunu ve karakterleri en baş figürler olarak yer almaktadır.

Son yıllarda, Ramazan etkinliklerine özellikle Belediyeler müdahil olmağa başladılar. Tabii, belediyelerin bu yaklaşımları siyasi amaçlıdır. Bir yerlere mesaj vermek hükmündedir.

Ramazan ayının ardından gelen bir de Ramazan Bayramımız vardır. Dini Bayramlar, ailelerin bir araya gelip beraberce zaman geçirdikleri, etik anlamda ailenin önemini vurgulayan zaman dilimleridir. Bayram günleri herkes mümkün mertebe ve ekonomik durumuna göre çok özenli giyinir. Özellikle çocuklar, bayramlık elbiseler giyecekleri için çok heyecanlıdırlar. Bu yüzden bayramları dört gözle beklerler.

Dini Bayramlarda ailelerin genç bireyleri daha yaşlı olan bireyleri ziyaret eder. Büyüklerin elleri öpülür. El öpen çocuklara büyükleri harçlık verir. Tatlılar, şekerler, çikolatalar ikram edilir. Ayrıca küs olanların bayram sebebiyle barışması da bir gelenektir. Ancak, bu gelenek de son yıllarda ağır darbe almıştır. İnsanlar, yaşadıkları yerlerde kalıp, bayramı kutlamak yerine tatil yerlerine giderek günlerini geçirmeyi tercih etmektedirler.

Bayram tatillerinde yaşanan bir gerçek daha vardır. O da bir türlü önlenemeyen TRAFİK KAZALARIDIR. Her bayram tatilinde sık-sık uyarılar yapılır ama trafik kazalarının yaşanması, bayram tatillerinin olmasa olmazı gibidir. Daha şimdiden otobüslerde, uçaklarda yer bulmak sorunu yaşanmaktadır. Bir de özel araçlarıyla tatile çıkanlar olacaktır. Otobüs firmaları, bayram dolayısıyla ek seferler düzenleyeceklerini belirtmektedirler.

Bayram haftasında başlayacak tatil yolculuklarındaki trafik kazalarını, dönüş günlerinde meydana gelen kazalar izleyecektir. Tatil gidiş ve dönüşlerinde yaşanacak trafik kazalarında kim bilir kaç vatandaşımız hayatlarını kaybederlerken, kaç vatandaşımız da yaralanacak, belki de ömür boyu sakat kalacaklardır.

Bayram tatilini değerlendirerek, tatil yörelerine gitmek isteyenler yanında, ailelerinin bulunduğu illere gidenler de trafik canavarından nasiplerini almaktadırlar. Hemen her Ramazan ve Kurban Bayramında ölümlü trafik kazalarının yaşanmasına rağmen, hala uslanmadığımız bir gerçektir. Hedeflerindeki menzile azami 1-2 saat önce ulaşmak için hız yapan trafik canavarları, sadece kendilerinin değil, yollardaki diğer vatandaşların da kâbusu olmaktadırlar.

Trafik, tek yönlü bir kavram değildir. Kişi, ne kadar dikkatli araç kullanırsa kullansın, karşıdan, arkasından veya yanından geçen bir trafik canavarının her an için kurbanı olmak tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bunun için sürücülerin dikkatli olmaları gerektiği kadar,  trafik kontrollerinin de özellikle bayram günleri gibi trafiğin yoğunluk kazandığı günlerde yoğurluk kazanması gerekmektedir. İşin içinde (tatil yapacağım) derken, ebedi tatile gitmek de vardır. Kimi vasıtaların üzerlerinde (YOLLARIN KRALI) ibaresini sizler de okumuşsunuzdur. Oysa yolların KRALI yok, yolların KURALLARI vardır. Trafik kazalarının minimum düzeye düşürülmesi için bu kurallara riayet etmek gerekir. Kuralları takmayanlar ve kuralsızlık peşinde olanlar, cezalarını elbette bulacaklardır. Bu arada, başkalarına da zarar vermeselerdi bari…

Türkiye’de bulunan Suriyeli göçmenlerden de tatil için memleketlerine gidenler olmaktadır. Bilindiği gibi komşumuz Suriye’deki ateş, Türkiye’yi de sarmış durumdadır. Gerçekleştirilen  harekâtlar kapsamında Suriye’de Mehmetçiklerimiz var.

Bayram haftasına girerken vatandaşların ekonomik durumlarının hiç de iç açıcı olmadığı da bir gerçek. Emeklilere bayram harçlığı olarak verileceği belirtilen 2 bin TL ikramiye çekilen ekonomik sıkıntının hafiflemesine asla yeterli değildir. Çoğu emekli aldıkları 2 bin lira ikramiyeyi zaten kredi kartı borçlarını kapatmak için kullanacaklardır. Büyük bir mali sıkıntı içinde olan esnafımız bayram haftasında yine de biraz soluklanma ümidinde!

Türkiye’de milyoner sayısı artıyor amma, ters orantılı olarak fakir sayısı da giderek yükselmektedir. Binlerce orta direk ailenin fakirleşmesi pahasına, milyonerler yaratılmakta! Bir zamanlar Merhum Başbakanlardan Adnan Menderes’in “her mahallede bir milyoner yarattık!”  söyleminde olduğu gibi, her mahallede bir milyoner yaratıldı amma, bir mahallenin tümüyle fakirleştirilmesi pahasına!

Evet, Bayram Haftasına girdik. Ne var ki bu yıl Bayram tatili kısa süreli olacak. Bayramın arife günü Perşembe, birinci günü ise Cuma günüdür. Bu sebeple normal zaman dilimlerine göre ekstradan topu-topu 2 gün tatil var. Tatil 2 gün değil de 9 gün olsa ne yazar, diyebilirsiniz! Hal ve gidiş bu iken Müslüman Milletimiz nasıl Bayram yapacak, bunun cevabını veriniz bakalım.

Ramazan ayında bir de piyasayı hareketlendirmesi gereken, fitre ve zekât paraları var. Zenginlerden, fakirlere gidecek bu para piyasayı biraz canlandırır, umudundayız.

Bayram haftasına girdik amma, bayram haftasının havası yok! Özellikle deprem bölgelerinde insanlar çok tedirgin. Çünkü geleceklerinin ne olacağını kestiremiyorlar.

Ne diyelim, bayram gibi bayram günleri dileklerimizle…

Yazarın Diğer Yazıları