Zihnimi kurcalayan bir husus var. Neden
“ANAYASA”
diyoruz da,
“BABA YASA”
demiyoruz! Bu istifhaf, siz kıymetli okuyucularımızın da zihinlerinize hiç takıldı mı! Anayasa demek, yasaların anası demektir. Bilindiği gibi,
ANA
doğurgandır.
ANAYASA DA,
yasaları doğuran
ANAÇ
hükmündedir. Bu bakımdan yasaların, anayasanın genlerine uygun olması şarttır. Uygun olmazsa,
PİÇ OLUR! YANİ ANAYASAYA AYKIRIDIR!
Biz, bir benzetme yaparak kendimize göre
ANAYASAYA
değişik açıdan bir yorum getirmek istedik. Bilindiği gibi,
ANA
denilen varlık, oldukça müşfiktir. Çocuklarının üzerine titrer. Bu bakımdan Anayasanın kendisinin de, doğurduğu yasaların da bir anne kadar müşfik olmaları gerekir.
Bizde ise, bugüne kadar yapılan anayasaların hepsi, gerçekte
BABAYASA
hükmündedir. Çünkü mevcut anayasa gibi, daha önceki anayasalar ve yasalar hep
DEVLETİN LEHİNDE VE VATANDAŞIN ALEYHİNDE OLACAK ŞEKİLDE ÇIKARILMIŞTIR.
Hani, babalar
çocuklarının kulaklarını çekmeğe meraklı oldukları gibi, bizim anayasalar da hep bu anlayışla hazırlanmışlardır.
YANİ, İNSAN EKSENLİ OLMAKTAN ÇOK, DEVLET EKSENLİDİRLER.
Anayasanın değiştirilmesi ile ilgili çalışmalar başlatılmışken, biz de diyoruz ki DARBE ÜRÜNÜ ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEKSENİZ, bari ANA ŞEFKATİNE UYGUN BİR YASA HAZIRLAYINIZ. Dönüp dolaşıp, yine BABAYASA hükmünde bir KARA KAPLI KİTAP olacaksa, hiç dokunmayın daha iyi!