İnsan, eşref-i mahlukattır. Yani, yaratılmışların en şereflisidir. Bundan dolayıdır ki birçok sorumluluklar yüklenmiştir. Bir Ayet-i Kerimede Yüce ALLAH mealen şöyle buyurmaktadır:
“BİZ İNSANI EN GÜZEL BİÇİMDE YARATTIK.”
Bir başka ayet-i kerimenin meali alisi ise şöyledir:
“Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok bilgisizdir.”
Bu ayet-i kerimelere çağrışım yapan bir Siirt anekdotu vardır. Okuyucularımızın dikkatlerine sunalım istedik.
Anekdot şu:
Siirtli biri hanımını ziyadesiyle seviyormuş. Bir gün bir mecliste otururlarken bir sebeple:
-Vallahi de, billahi de, tallahi de benim hanımım Ay’dan, da Güneş’ten de güzeldir!
diye yemin edince, oradakiler:
-Bu çok ağır bir yemin oldu. Hanımın Ay’dan, Güneş’ten güzel olmayacağına göre, bu yemininden sonra ya boş düşecek, ya da ağır bir YEMİN KEFARETİ ödemen gerekecek!
diye ikâz etmişler.
Hanımını aşırı derecede seven Siirtlinin aklı başına gelmiş. Hakikaten, bu yemininin bir bedeli olmalı diyerek, yine Siirtli bir Hoca’nın yanına gitmiş, yeminini söyleyerek fetva istemiş. Siirtli Hoca fetva vermeye yanaşmayarak:
-Hiç böyle bir yemin yapılır mı, bu yeminin fetvası yok!
diyerek kestirip atmış.
Düşünceli ve kaygılı bir şekilde Hoca’nın yanından çıkan yemin sahibini, kalender meşrep bir dostu görmüş:
-Hayrola, Karadeniz’de gemilerin mi battı!
diyerek dalgınlığının sebebini sormuş.
Bunun üzerine, yemin sahibi başından geleni anlatarak:
-Hoca’da fetva vermedi, ne yapacağım şimdi?
demiş.
Kalender meşrep Siirtli:
-Sen merak etme, ben şimdi Hoca’nın yanına gider, fetvanı alır, gelirim. Sen az burada bekle, hele!
diyerek, yalnız başına aynı Hoca’nın yanına gitmiş.
Öğrenmek istiyormuş gibi yaparak:
-Hocam, namaz kılmak için birkaç sure öğrendim. Ama, doğrumu yanlış mı okuyorum bilemiyorum. Eğer izin versen, huzurunda okusam, yanlışım varsa düzeltsen!
demiş.
Hoca da:
-Oku bakalım!
deyince, kalender meşrep Siirtli
TİN SURESİNİ
okumaya başlamış.
“-LAKAT ĞALAKNEL İNSENE Fİ EHSENİ TAKVİM=BİZ İNSANI EN GÜZEL BİÇİMDE YARATTIK”
ayetine gelince, kasten değiştirerek:
-LAKAT ĞALAKNAL ŞEMSE VELKAMARA Fİ AHSENİ TAKVİM= BİZ GÜNEŞİ VE AYI EN GÜZEL BİÇİMDE YARATTIK!
şeklinde okuyunca, Hoca hemen müdahale etmiş:
-Yanlış, yanlış “LAKAT ĞALAKNAL İNSENE Fİ AHSENİ TAKVİM!” olacak!
şeklinde düzeltmeğe kalkışınca, kalender meşrep Siirtli taşı gediğine koymuş:
-Âyet-i kerimenin mealini ben değil, sen fiilen ve tatbikatta değiştiriyorsun Hocam. Adam “Eşim aydan da, güneşten de güzeldir” diye yemin etmiş. Sen, bunun fetvası yok demişsin. Âyet-i kerime ise, insanın bütün varlıklardan daha güzel biçimde yaratıldığını buyurmakta. Buna ne dersin!
Bu gerçek karşısında şaşıran Siirtli Hoca:
-Vallahi haklısın, fetvayı verirken, bu âyet-i kerime hiç aklıma gelmemişti. Hemen adamı çağıralım ve yemininin doğru olduğunu bildirelim
diyerek hakkı teslim etmiş…